Ceza Genel Kurulu 2017/1040 E. , 2018/289 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza
Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesince 10.04.2008 gün ve 215-254 sayı ile; kasten yaralama suçundan sanık ..."nın TCK"nun 86/2, 86/3-a, 29/1 ve 51. maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye; sanık ..."nın ise aynı Kanunun 86/1, 86/3-a, 29/1, 53 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve ertelemeye karar verilmiştir. Mağdur-sanık ... tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 21.02.2012 gün ve 24237-6005 sayı ile; mağdur-sanık ..."nın her iki mahkûmiyet hükmünü de temyiz ettiği kabul edilerek, ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün onanmasına, ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün ise;
"...Sanık hakkında, hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK"nun 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesi ise 22.01.2013 gün ve 528-33 sayı ile;
"1- Yargıtay 3. Ceza Dairesi bozma ilamının, yanılgı sonucu verilen bir karar olduğu ve yerinde olmadığı anlaşılmakla, bozmaya yönelik olarak direnilmesine,
2- Sanık ... hakkında verilmiş mahkememizin 10.04.2008 tarih, 2007/215 esas, 2008/254 karar sayılı hükmü, kesinleşmiş olmakla aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına..." şeklinde karar vermiştir.
Bu kararın da Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2014 gün ve 109519 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 gün ve 437-1778 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 27.09.2017 gün ve 487-11702 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Mağdur-sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmü Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup temyiz talebi ve yerel mahkeme kararının kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan karar verilmesine yer olmadığı kararıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında, 5271 sayılı CMK"nun 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekip gerekmediğine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi gereken usulüne uygun şekilde verilmiş bir direnme kararı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
İncelenen dosya kapsamından;
Bozmadan sonra yapılan yargılama sonunda, yerel mahkemece;
“1- Yargıtay 3. Ceza Dairesi bozma ilamının, yanılgı sonucu verilen bir karar olduğu ve yerinde olmadığı anlaşılmakla, bozmaya yönelik olarak direnilmesine,
2- Sanık ... hakkında verilmiş mahkememizin 10.04.2008 tarih, 2007/215 esas, 2008/254 karar sayılı hükmü kesinleşmiş olmakla aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
5271 sayılı CMK"nun "Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı 223. maddesinin birinci fıkrası;
"Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür",
"Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231. maddesinin birinci fıkrası;
"Duruşma sonunda, 232. maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.",
"Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" başlıklı 232. maddesinin altıncı fıkrası ise;
"Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." hükümlerini içermektedir.
Anılan bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, duruşmanın bittiği bildirildikten sonra 5271 sayılı CMK"nun 223. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm verilmesi zorunludur ve anılan Kanunun 232. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme imkanının bulunup bulunmadığının, başvuru imkânı varsa süresi ve merciinin mutlaka belirtilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Yerel mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda işlem yapılmamış, bozulmakla tamamen ortadan kalkan önceki hükümden sonra CMK"nun 223. maddesinde "beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi veya düşmesi" şeklinde sınırlı olarak sayılan hüküm niteliği taşıyan kararlar dışında, “aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmiştir. Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 22.01.2013 tarihli ve 528-33 sayılı bu kararı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa göre hüküm niteliği taşımadığı gibi, Ceza Genel Kurulunca incelenmesi gereken bir direnme kararı niteliğinde de olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmelidir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2013 gün ve 528-33 sayılı, bozmaya direnildiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı, Ceza Genel Kurulunca incelenmesi gereken bir direnme kararı niteliğinde olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın TEVDİİNE, 19.06.2018 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.