9. Hukuk Dairesi 2010/6270 E. , 2010/4624 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA :Davacı, 2008 Toplu İş Sözleşmesinin tatil ve izinleri düzenleyen
V. Bölüm 59. Maddesinin yorumlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dava 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu 60. Maddesine göre , Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumuna ilişkindir.
Davacı vekili davacı sendika ile davalı ... arasında 2000 yılından bu yana dokuz tane toplu iş sözleşmesi bağıtlandığını, toplu iş sözleşmelerinin tatil ve izinleri düzenleyen 5. bölümünün hafta tatili ve çalışma ücreti esaslarını belirleyen maddelerine ilişkin olarak taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğunu, davalı belediyenin , kurumda çalışan davacı sendikanın üyesi olan temizlik işçilerini Cumartesi ve Pazar günleri çalıştırdığını ancak işçilerin bu çalışmaları karşılığında herhangi bir ödeme yapmadığını , davalının işçilere bu çalışmaları karşılığında TİS" te belirtildiği şekliyle gündelik ücretlerinin 3 katı tutarında ödeme yapması gerekirken bundan kaçınarak sadece hafta içi iki gün temizlik işçilerini izinli saydığını, bu anlaşmazlığın toplu iş sözleşmelerinin yorumlanmasındaki farklılıktan kaynaklandığını belirterek 2822 Sayılı kanunun 60. maddesi uyarınca Toplu İş Sözleşmesi"nin tatil ve izinleri düzenleyen V. Bölüm 59.maddesinin yorumlanması gerektiğini iddia etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde Tunceli Belediyesi ile ... arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi gereğince bir kısım işçinin Belediye Başkanının oluru ile hafta sonu çalıştırıldığını , bu işçilere genellikle perşembe ve cuma günleri hafta tatili kullandırıldığını , söz konusu uygulamanın uzun zamandır devam etmekte olduğunu,iş kanununda yapılan değişiklikle hafta tatilinin cumartesi ve pazar günü olmaktan çıkarıldığını , bu nedenle yapılan uygulamanın kanununa uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme gerekçeli kararında Tunceli Belediyesinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tatil ve izinleri düzenleyen 5. Bölüm 59. Maddesinin hafta tatili kanununun 4. Maddesinin B bendinde yer alan hükmü uyarınca sürekli çalışma zorunluluğu bulunan genel belediye hizmetlerinde istihdam edilen işçilere toplu sözleşmeye göre ilke olarak cumartesi- pazar günleri kullandırılacağı belirlenen hafta tatilinin hafta içi her hangi iki günde kullandırılarak cumartesi-pazar günleri iş gördürülebileceği, bu uygulama kapsamında cumartesi ve pazar günü çalıştırılıp anılan günler yerine hafta içi her hangi iki günde dinlendirilen işçilerin salt cumartesi ve pazar günleri çalışmaları nedeni ile zamlı ücrete hak kazanacakları sonucuna varılamayacağının tespitine karar verildiği belirtilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından, davalı belediyenin TİS" te belirtildiği şekliyle işçilere bu çalışmaları karşılığında gündelik ücretlerinin 3 katı tutarında ödeme yapması gerekirken bundan kaçınarak , sadece hafta içi iki gün temizlik işçilerini izinli sayarak , şimdiye kadar imzalanmış olan Toplu iş Sözleşmelerine aykırı davrandığı gerekçeleri ile temyiz edilmiştir
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu 60. Maddesine göre “ Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıkta sözleşmenin taraflarından her biri 15 inci maddeye göre yetkili iş mahkemesinde yoruma ilişkin bir tespit davası açabilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. 2822 sayılı kanunun 15. maddesine göre yetkili mahkeme işyerinin bağlı olduğu bölge çalışma müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakan mahkemedir. Tunceli belediyesi Elazığ bölge çalışma müdürlüğüne bağlı olması nedeni ile yetkili mahkeme Elazığ iş mahkemesidir.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 63.maddesinin 2.fıkrasında, bu kanundan doğan bütün anlaşmazlıkların iş davalarına bakmakla görevli mahkemelerde çözümleneceği hükmü düzenlenmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun gerekçesinde Mahkemenin yer itibariyle yetkisi konusundaki hükmün kamu düzenine ilişkin olduğu maddenin gerekçesinde açıkça ifade edilmiş ve 5.maddede belirtilen yetki kuralına aykırı sözleşmelerin geçersiz olduğu belirtilmiştir. Kamu düzenine ilişkin ve kesin olan yetki kuralına aykırı sözleşme yapılamaz. Mahkeme yetkisizliğini her zaman kendiliğinden gözetir. Taraflar da duruşma bitinceye kadar yetki itirazında bulunabilirler. Yani bu halde yetki itirazı ilk itirazlardan değildir.
5521 sayılı İş Kanunun 15.maddesinde yer alan; “Bu Kanununda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanır” kuralından hareketle İş Mahkemelerinin yetkisi konusunda yapılacak sözleşmelerin geçerli olacağı kabul edilemez. Çünkü İş Mahkemelerinin yer bakımından yetkisi konusu 5521 sayılı Kanunda açık ve kesin bir şekilde düzenlenmiştir. İş Mahkemeleri Kanununun düzenlediği özel yetki kurallarında, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir boşluk veya belirsizlik bulunmamaktadır. İş Mahkemeleri Kanununda kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda; davacı sendikanın istem konusu TİS yorum davalarının yasal dayanağı 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 60. maddesi olup, aynı Kanununun 63.maddesinde bu kanundan doğan bütün anlaşmazlıklarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtildiğine göre görevli mahkemenin yer itibariyle yetkisi o mahkeme için öngörülen özel yetki kurallarına göre belirlenmelidir. İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda özel yetki kuralları varsa öncelikle o hükümlerin uygulanması gerekir. Aksi halde 5521 Sayılı Kanun’ un Konuya ilişkin yetki kurallarına göre davanın işverenin ikametgâhı sayılan yer mahkemesi dışında açılma imkânı bulunmamaktadır. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.2.2010 gün ve 2010/ 9-52 E ,2010-89 K sayılı kararı bu yöndedir. )
Somut olayda 2822 sayılı kanunun 60. maddesi yollaması ile 15. maddesinde özel yetki kuralına yer verilmesi ve İş Mahkemelerinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olup mahkeme yetkisizliğini her zaman kendiliğinden gözeteceğinden , yetkili mahkeme Elazığ İş Mahkemesi olduğundan dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.