20. Hukuk Dairesi 2014/6697 E. , 2015/1019 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
... Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 816,50 m2 yüzölçümlü 276 ada 5 parsel sayılı taşınmaz, tarla vasfı ile .... oğlu ... adına; 678,86 m2 yüzölçümlü 276 ada 15 parsel sayılı taşınmaz, tarla vasfı ile ... kızı ... adına; 394,38 m2 yüzölçümlü 563 ada 6 parsel sayılı taşınmaz, havuz ve bahçe vasfı ile 1/6"şar hisseli olarak ... çocukları ..., ..., ..., ...., ...ve ... adlarına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve ... vekili, 26/04/2007 havale tarihli dilekçesi ile; 276 ada 5, 15 ve 563 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar ile birlikte birçok parselin yapılan kadastro tespitine itiraz etmiş; bu dava, mahkemenin 2007/787 Esasına kaydedilmiştir.
Davacı ... vekili, 25/02/2008 havale tarihli dilekçesi ile; 276 ada 5 ve 15, 563 ada 6, 194 ada 5 ve 12 sayılı parsellerin fennî hataların düzeltilmesi işlemi sırasında yapılan yanlış uygulama sonucunda kısmen veya tamamen hatalı olarak gerçek kişiler adına yazıldığını ileri sürerek bu parsellerin yapılan kadastro tespitine itiraz etmiştir.
vekili, 30/04/2007 havale tarihli dilekçesi ile; ... Köyü 563 ada 6 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tespitine itiraz etmiş, bu dava, mahkemenin 2007/944 Esasına kaydedilmiş, 2007/612 Karar sayılı karar ile 2007/787 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin 2007/787 Esas sayılı dosyasının 25/01/2013 tarihli celsesinde 563 ada 6, 276 ada 5 ve 15 sayılı parsellere yönelik davanın bu dosyadan tefrikine karar verilerek, mahkemenin 2013/80 E. esasına kaydedilmiştir.
Mahkemece, davacı gerçek kişilerin davalarının reddine,
Davacı ... ve .... davalarının kabulüne,
.... İlçesi, ... Köyü 276 ada 15 ve 563 ada 6 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile bu taşınmazların orman vasfıyla ... adına tapuya tesciline,
.... İlçesi, ... Köyü 276 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile dosya arasında mevcut fen bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenmiş 16/11/2011 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (S) harfi ile gösterilen 491,93 m²"lik kısmın orman vasfıyla ... adına tapuya tesciline,
Aynı raporda 276 ada 5 sayılı parselin geriye kaldığı belirtilen 324,57 m²"lik kısmının tespit maliki Yakup oğlu ... adına tapuya tesciline,
karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından 563 ada 6 sayılı parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 21.05.1992 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 18.01.2007 tarihinde ilân edilip kesinleşen 4999 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince fennî hataların düzeltilmesi çalışması ile birlikte arazi kadastrosu yapılmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların kesinleşen 1992 tahdit sınırları içinde kalan kısımları için davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazlar ve çevresindeki diğer taşınmazlara ilişkin olarak aynı orman sınır hattı veya diğer orman sınır hatlarına ilişkin olarak aynı mahiyette davalar açıldığı, aynı orman kadastro hattındaki düzeltme işlemine ilişkin olarak biri hakkında verilecek kararın diğerlerini de etkilemesi kuvvetle muhtemel bulunduğu halde, tüm taşınmazları birlikte olarak gösterir şekilde bilirkişilere rapor ve kroki düzenlettirilmemiş, tüm orman kadastro sınırları ile düzeltme sınırı, aynı köyün tamamı ve dava açılan tüm taşınmazları birlikte gösterir şekilde uygulanmamış, ayrıca, eski tarihli memleket haritası üzerinde gösterilmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; öncelikle, eski tarihli memleket haritası, kesinleşmiş orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları ve 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan fennî hataların düzeltilmesine ilişkin tahdit tutanak ve haritaları bulundukları yerden getirtilmeli, dava konusu taşınmazların bulunduğu ... Köyünde aynı iddia ile açılan davalar belirlenmeli, belirlenen tüm davaların birleştirilip birleştirilmeyeceği değerlendirilmeli, birleştirilmemesi halinde, aralarından bir dosya pilot dosya olarak seçilmeli ve bu seçilen pilot dosya üzerinden, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. ve 16/03/2014 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 20. maddelerinde yazılı “Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında; tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır. Sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır” hükmü ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, düzeltme işlemi yapılan ve dava açılan orman sınır noktaları ile değişik açı ve uzaklıklardaki en az 13-14 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon, 2/B madde uygulaması ve 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmalar ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu, aplikasyon, 2/B madde ve 4999 sayılı Kanun uyarınca oluşturulan haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita ve eski tarihli memleket haritası üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve açıklamalı kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon, 2/B madde ve
4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmalara ilişkin harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda anılan yönetmelik ve teknik izahnamelerde yazılı, tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği, aplikasyon veya 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan düzeltme işlemi ile kesinleşmiş orman kadastrosunun değiştirilemeyeceği nazara alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... ve arkadaşlarının 563 ada 6 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu parsel yönünden BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 26/02/2015 günü oy birliği ile karar verildi.