23. Hukuk Dairesi 2013/3706 E. , 2013/7142 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen alacak davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 14.02.2013 gün ve 2012/5788 Esas, 2013/801 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili kat maliki ve diğer kat maliki ile davalı yüklenici firma arasında 05.05.2006 tarihli "Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme uyarınca taşınmazın tamamı 100 hisse olarak kabul edilip, 58/100 hissenin kat maliklerinin uhdesinde kalıp, bakiye 42/100 hissenin davalı şirkete bina inşaa etmek koşulu ile satmayı vaat ettiklerini, satış bedelinin 10 dairenin teslim koşulu ile ödenmiş sayılmasına, geri kalan diğer bağımsız bölümlerin ise müteahhite düşeceği hususunda tarafların mutabık kaldığını, inşaat süresinin 15 ay olarak belirlendiğini, bu süre zarfında yüklenicinin arsa sahiplerine kira ödemesi hususunda sözleşmede hüküm olduğunu, davalı yüklenicinin inşaatı gecikmeli olarak ancak 01.01.2008 tarihinde bitirdiğini, müvekkilinin de edimini yerine getirip hisse devrini yaptığını, ancak dava dışı bazı kat maliklerinin davalının yüklenici yükümlülüğünü yerine getirmediği için hisse devrini yapmadıklarını, davalı yüklenici firmanın da bunu inatlaşmaya götürüp bu inşaatın bitmiş olmasına rağmen teslimatı yapmadığı gibi kira ödemesini de 2008 yılı başından itibaren durdurduğunu, ayrıca davalının sözleşmeye aykırı olarak daire içi imalatlarda öngörülen kalite ve vasıfları sağlayamadığını, müvekkilinin kendi dairesinde oturduğunu, ancak herhangi bir belge imzalamadığını, müvekkiline ait dairenin sözleşmeye aykırı olarak daha küçük yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkiline ait dairenin küçük yapılmasından kaynaklanan değer düşüklüğü nedeniyle oluşan zararın dairenin iç imalatlarındaki kalite ve vasıf eksikliğinden doğan zararın ve eksik ödenen kira bedelinin tahsili ile projeye aykırı ve eksik yapılan imalatların tamamlanıp eski hale getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının halen müvekkili tarafından sözleşmeye uygun olarak yapılan taşınmazda oturduğunu ve daireyi teslim aldığını, ayrıca davacının sözleşme kapsamında hazırlanan onaylı projeyi yazılı olarak kabul ettiğini, binanın projeye uygun olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 05.05.2006 tarihinde Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Satış Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşme uyarınca inşaa edilecek binanın %58"inin arsa sahiplerine,
%42"sinin ise yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı, inşaatın arsanın yükleniciye tesliminden itibaren 15 ay içerisinde bitirilmesi gerektiği, dava konusu parselde davacının 5.300/8.960 payının bulunduğu, yapı ruhsatının 06.12.2006 tarihinde alındığı, 17 adet konut alanının bulunduğu, projenin 12.03.2007 tarihinde onaylandığı, davacıya isabet eden dairenin yüzölçümünün 53,78 m² olması gerekirken, halen 66,25 m² olduğu ve bu nedenle davacının alan küçülmesi nedeniyle tazminat talep edemeyeceği, arsanın davalı yükleniciye 2006 Ağustos ayında teslim edildiği ve inşaatın yapım süresinin 01.09.2006 tarihinde başlayıp bitim tarihinin 01.01.2008 olması gerektiği, davacı tarafın binayı 17.01.2009 tarihinde teslim aldıklarını kabul ettiği, bu durumda inşaat süresi olan 15 ay için her ay 700,00 TL gecikilen, 13 ay için ise her ay 1.250,00 TL olmak üzere toplam 16.250,00 TL kira tazminatı talep etme hakkı olduğu, ayrıca davacının nefaset farkı olarak 300,00 TL talebinin de yerinde bulunduğu, davacının projeye aykırı işler nedeniyle ileri sürdüğü taleplerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 14.02.2013 tarih ve 2012/5788 esas, 2013/801 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK"nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, takdiren 218,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.