22. Hukuk Dairesi 2016/890 E. , 2016/6919 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, işe başlatmama tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin geçerli bir sebep olmaksızın 30.10.2007 tarihinde feshedildiğini, açılan işe iade davası sonucunda feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verildiğini, kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini, süresinde yapılan başvuruya rağmen davalı tarafından işe başlatılmadığını, boş bir odada oturttulduğunu, şirket yetkililerince yapılan caydırıcı ve tecrit edici psikolojik baskı ve yıldırmalar uygulandığını beyan ederek, davalıdan kıdem tazminatı ile işe başlatmama tazminatı, yıllık izin alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının alacaklarının davalıdan tahsili talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, cevap dilekçesinde özetle, istemin zamanaşımına uğradığını, davacının daha öncesinde, açtığı davada, işe başlatmama tazminatı, kıdem ve yıllık izin talebin reddine karar verildiği bu kararın kesinleştiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 114/1-i. maddesi gereğince davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini ile sürmüştür.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin işe iade kararı sonrası işe başlatılıp başlatılmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacının iş sözleşmesinin 30.10.2007 tarihinde feshedildiği, açılan dava sonucunda davacının işe iadesine ve feshin geçersizliğine karar verildiği bu kararın Yargıtay 9 Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı işe iade kararı sonrasında, davalı işyerine başvurduğu ancak işe başlatılmadığını beyan ederek Ankara 2. İş Mahkemesinin 2010/434 esas 2013/184 karar no"lu dosya ile iş başı yaptığını ancak işverenin, iş verilmeyerek boş bir odada oturtulduğunu, davalı şirket yetkililerince caydırıcı ve tecrit edici psikolojik baskı ve yıldırılmaya çalışıldığını beyan ederek bir kısım alacaklarının ve işe başlatılmadığının tespiti ile boşta geçen süreler için öngörülen alcaklarının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de Dairemizce, davacının eda davası açması gerekirken tespit davası açtığı, davacının açılan tespit davasında hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle alacağın tespiti ve işe başlatılmadığının tespitine ilişkin kararın bozulmasına karar verildiği görülmüştür. Mahkemce bu kez bozmaya uyularak davacının alacak taleplerinin ve işe başlatılmadığının tespitine karar verilmeyeceği belirtilerek yalnız boşta geçen süre alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının işe başlamakta samimi olmadığı gerekçesi ile işe başlatmama tazminatının reddine karar verilmiş isede varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacı, işe iade ve feshin geçersizliği kararının kesinleşmesi üzerine, 03.12.2009 tarihinde işe başlamak istemiyle başvurmuş, davalı işverenlik tarafından gönderilen 10.12.2009 tarihli yazı ile işe iade talebinin kabul edildiği görülmüştür. Ancak davacıya fiili bir iş verilmeyerek pasif şekilde bir odada bekletildiği tanık beyanlarından anlaşılmaktadır. Davalı işyeri buna ilişkin olarak arşiv projesi ihalesi yapıldığını, bunun için yazılım programının kullanılması için davacıya eğitim verileceğini, müteakiben de iş verileceğini, önceki arşiv işinin verilmediğini, savunmuş ise de dosyada eğitim verildiğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmamıştır. Dosya içeriği ile taraf tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının usulüne uygun başvuruda bulunduğu ancak davalının, davacıyı işten ayrıldığı şartlarda işe başlatmadığı anlaşıldığından işe başlatmama tazminatının kabulü gerekmektedir. Mahkemce yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 08.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.