
Esas No: 2019/6560
Karar No: 2020/5684
Karar Tarihi: 03.12.2020
Danıştay 10. Daire 2019/6560 Esas 2020/5684 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6560
Karar No : 2020/5684
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- …
2- …
3- …
4- … (…)
5- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı (Mülga …Kurumu)
VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacılardan …'ın eşi, diğer davacıların babası olan …'ın Kars Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunurken hastalığı nedeniyle vefat etmesi olayında hastalığının ilerlemesi nedeniyle getirildiği Kars Devlet Hastanesinde yatırılarak tedavi edilmesi gerekirken, anılan Hastanece cezaevine geri gönderilmesinde ağır hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zarara karşılık … için 15.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, diğer davacılar için her birine 30.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 170.000,00 TL manevi ve 15.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun … tarih ve … sayılı raporunda özetle, müteveffanın … tarihinde … işlem numarası ile Kars Devlet Hastanesi Acil Serviste tedavi gördüğü ve bu tedavisine kronik obstrüktif akciğer hastalığı teşhisi konulduğu ve nebulizatör ile ilaç uygulaması yapıldığı ve daha sonra aynı gün taburcu edildiği, … tarihinde … işlem numarası ile Kars Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Servisine (nefes darlığı, öksürük ve balgam) şikayetleri ile yatışının yapıldığı, parenteral steroid, bd tedavisi başlandığı, diüretik tedavisi düzenlendiği, hastanın PA akciğer grafisinde sağda plevral effüzyon olması üzerine hastaya torasentez yapıldığı, transuda sıvısı gelmesi üzerine diüretik tedavi dozunun artırıldığı, günlük biyokimya hemogram ve kan gazı takibi yapılan hastanın çekilen PA akciğer plevral sıvıda gerileme olduğunun gözlendiği, şikayetlerinde gerileme olması üzerine idrar sondasının çekildiği, açık cezaevinde kalan hastaya orada kullanması üzerine nebülizatör cihazı için rapor düzenlendiği, tedavisi yapılan hastanın önerilerle taburcu edildiği, öneriler: Combivent Nebul Flixotideteokap Kapsül Ventofor Combialdacta Zidpirivalasic Tablet ,sigaranın bırakılması şeklinde kayıtlı olduğu, gerekli tedavi ve tetkiklerinden sonra 08/10/2012 tarihinde taburcu edildiği, 18/10/2012 tarihinde Acil Servise başvurduğu Kars Devlet Hastanesine Kronik obstrüktif akciğer hastalığı nedeniyle başvurduğu,Combivent tek doz 20 flakon, Pulmicort 0,25 Mg/Ml Nebul, Ventolln Nebules 2,5ml20 Doz, izotonik % 0,9 100 mlsolsetli ranıtab 50 mg/2 ml5 ampul, furomid 20 mg 5 ampul, Metilprednisolone 40 mg amp. uygulandığı, damar yolu açılması ÎM enjeksiyon, intravenözilac infüzyonu, nebulizatör ile ulaç uygulanması yapıldığı, tetkikleri yapıldığı önerilerle taburcu edildiği, 18/10/2012 Hemogram:, VBC:10.7, PDtf:163, MONO:ü.2, Naj:9.2, E0s:0.0, BASOıO.l, LYM%:11.4, MONO%:2.1, NEU%:8S.7,K0s%:0.3, BAS0%:0.5, RBC:b.l9, HGB:15.4, HCI':49.8, MCV:96.D, MCH:29.6, MCHC:30.8, RDV:19.2, P1.T:
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, kronik obstrüktif akciğer hastalarına uygulanacak tedavinin ne olduğu hususu ile müteveffaya yazılan ilaçlara bakılarak hatalı rapor düzenlendiği, cezaevi şartlarında bu ilaçların kullanılıp kullanılmadığına bakılmadığı, bu husus dikkate alınarak yatarak tedavi uygulanması ya da cezaevi müdürlüğüne uyarıda bulunulması gerektiği, nitekim son muayenesinden 1 gün sonra vefat ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Mahkeme kararının, davanın reddine ilişkin kısmı usul ve yasaya uygun olduğundan bu kısmının onanması, reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından bu kısmın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I) sayılı cetvelde yer aldığı cihetle 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2/1-ç ve 6/1 maddeleri uyarınca taraf sıfatını haiz bulunduğundan bakılan davada hasım mevkiine alınan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'nun, 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 203/1-ğ maddesi ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I) sayılı cetvelden çıkartılarak anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 184. maddesi ile Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü adıyla Sağlık Bakanlığı'nın hizmet birimi olarak teşkilatlandırıldığı anlaşıldığından, dosya sadece Sağlık Bakanlığı husumetiyle ele alınıp, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenerek dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Temyiz İstemine Konu Mahkeme Kararının, Davanın Reddine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı ile reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı idare lehine A.A.Ü.T.'nde belirtilen maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyiz İstemine Konu Mahkeme Kararının, Reddedilen Maddi Tazminat Nedeniyle Davalı İdare Lehine Nispi Vekâlet Ücretine Hükmedilmesine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
31/12/2014 tarih ve 29222 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; "(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü Mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. " hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Tarifenin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde ise; "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, 15.000,00 TL maddi, 170.000,00 TL manevi tazminat istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davanın reddine ve reddedilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi olarak hesaplanan 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine karar verildiği görülmektedir.
Maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, kabul edilen tazminat miktarının önemli kısmının vekalet ücreti olarak davalı idareye ödenmesi, açılan tazminat davasını davacı açısından anlamsız hale getirmekte, bazı olaylarda ise, davacının dava açılmadan önceki durumundan daha kötü bir duruma girmesine neden olmakta, bu durum, gerek Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir. Tümden ret ya da kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusunda Tarifenin 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, reddedilen maddi tazminatın Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceğine ilişkin Tarife hükmünün ihmal edilmesi, hakkaniyete daha uygun olacaktır.
Yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca, İdare Mahkemesince, maddi tazminat isteminin tamamı için ret hükmü kurulmasına rağmen davalı idare lehine nispi vekâlet ücreti hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda; reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı idare lehine Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu olarak belirlenen 750,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat için 1.800,00.-TL" ibaresinin "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat için 750,00 TL" olarak düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının reddedilen maddi tazminat yönünden aleyhine hükmedilen nispi vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin kabulüne, diğer temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat için ….-TL" ibaresinin "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat için … TL" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/12/2020 tarihinde temyize konu Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmı yönünden oy birliğiyle, reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, davacıların maddi tazminat taleplerinin reddi nedeniyle davalı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamakta olup, bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında bulunmayıp; anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil ettiğinden, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına bu yönden katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.