23. Hukuk Dairesi 2013/3851 E. , 2013/7158 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av. ... ile davacılar vekili Av....gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı yüklenicinin işi sözleşmede öngörülen sürede tamamlayamadığını ve müvekkillerine düşecek bağımsız bölümleri teslim edemediğini, gecikme nedeniyle doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin de davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40"tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
14.09.2011 tarihli dilekçe ile davacılar vekili, davayı alacak davası olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede öngörülen 36 aylık sürenin inşaat ruhsatından başlatılması gerektiğini, yapılan tadilat ve ilave işler nedeniyle sürenin tarafların rızası ile uzatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, inşaatın sözleşmeye göre 10.02.2005 tarihinde teslim edilmesi gerekirken yapı kullanma izin belgesinin 29.12.2008 tarihinde alındığı, teslimin daha önce gerçekleştiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, 6 adet villa için 46 ay 19 gün gecikme bedelinin davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 143.059,46 avronun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödeme tarihindeki satış kuru esas alınarak davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle ileri sürülen temyiz nedenlerine ve temyiz edenin sıfatına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, taraflar arasında 29.05.2000 tarihinde imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacılara isabet eden bağımsız bölümlerin 10.02.2005 tarihinde teslimi gerektiği saptanmış ve yapı kullanma izin belgesinin alındığı 29.12.2008"e kadarki dönem için maktu gecikme tazminatı hesabı yapılmıştır. Davalı yüklenici ise 22.08.2005 tarihinde tadilat ruhsatı aldığını ve işin bu sebeple uzadığını savunmuş, anılan tadilat ruhsatı kapsamında ne gibi işlerin yapıldığı ve bunların sözleşmeyle kararlaştırılan imalat süresini uzatıp uzatmadığı üzerinde durulmadan karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, sözleşme
konusu yapıya ilişkin imar işlem dosyası da getirtilerek bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle tadilat konusu işlerin neler olduğu belirlenmeli ve bu belirlemeye göre işin süresinin uzayıp uzamayacağı değerlendirilmeli ve sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
3-Dava dilekçesinde davacılar arasında gösterilen ve nihai hükümde lehine tahsil kararı verilen Kemal Zümbülova"nın sözleşmenin tarafı olmadığı, bir kısım arsa sahipleri vekili olduğu dosyadaki sözleşme ve vekaletnamelerden anlaşılmaktadır. Bu sebeple aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bu davacı hakkındaki davanın reddi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.