Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/5668
Karar No: 2013/7197
Karar Tarihi: 18.11.2013

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2013/5668 Esas 2013/7197 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2013/5668 E.  ,  2013/7197 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ve katılma yoluyla davacı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -K A R A R-
    Davacı vekili, müvekkili tarafından borçlu ... Plastik Doğrama Dekorasyon İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğü"nün 2009/2763 Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı ile icra takibine başlandığını, menkullerin haczi kesinleştikten sonra dosya alacağına mahsuben müvekkili tarafından 22.04.2009 tarihinde ihale ile alındığını, tüm bu işlemlerden sonra ... 14. İcra Müdürlüğü"nün 2009/881 Esas sayılı dosyasından 22.07.2009 tarihli müzekkere ile satışı ve ihalesi yapılan tüm menkullerin dosyalarından daha önceki tarihte haczinin olduğunun, ihale bedelinin dosyaya sıra cetveli yapılmak üzere gönderilmesinin istendiğini, .... 14. İcra Müdürlüğü"nün 2009/881 Esas sayılı dosyasından yapılan sıra cetvelinde 1. sırada dosya alacağına yer verildiğini ve müvekkiline ait dosyaya para kalmadığını, .... 14. İcra Müdürlüğü"nün 2009/881 Esas sayılı dosyadaki alacağın gerçek alacak olmadığını, tarafların muvazaalı işlem yaptığını, alacaklı vekili Av. ..."ın bu dosya alacaklısı ... Ltd. Şti. ve borçlusu olan ... Ltd. Şti" nin vekilliğini yaptığını, davalı ve borçlunun haciz işlemi ile karşılaşacağını bilerek üçüncü şahıs alacaklılarından kaçırmak amacı ile düzmece borç yarattıklarını, ... 14. İcra Müdürlüğü"nün 2009/881 Esas sayılı dosyası ile icra takibi açarak anlaşmalı haciz koydurduğunu, davalının haczinin 28.01.2009 tarihinde olmasına rağmen istihkak iddiası, ödeme tahhüdü olmadığı halde aylarca hacizli malların satışının istenmediğini, takip konusu olan senetlerin bir kısmının davalı lehine bir kısmının ... Ltd. Şti."ye verildiğini, ciro yolu ile davalıya geçtiğini, davalının takip konusu olan senet cirantası ... Ltd. Şti"yi borçlu olarak göstermediğini ileri sürerek, davalının 23.12.2010 tarihli sıra cetvelinde birinci sırada yer alan alacağının var olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, müvekkili ile borçlunun 2004 yılından itibaren çalıştıklarını, 2004-2009 yılları arası toplam cironun 1 trilyon TL"nin üzerinde olduğunu, borçlu ile müvekkili arasındaki ticaretin muvazaalı olduğunun düşünülemeyeceğini, davacının iddiasının aksine asıl davacının yaptığı haczin muvazaalı olduğu savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin dava dışı ... Plastik Doğrama Dekarasyon Tic. ve San. Tic. Ltd. Şti"den cari hesap sebebiyle alacağının 73.537,00 TL olduğu, ancak davalı şirketin mevcut borcunu yapılandırarak 5 adet 14.000,00 TL, 5 Adet 6.000,00 TL bedelli bonoları teslim aldığı, davacı şirketin dava dışı borçlu şirket aleyhine takibi başlattığı 12.02.2009 tarihi itibariyle vadesi gelmiş senet alacağının 14.000 TL"lik ilk senet olduğu, ikinci senedin vadesinin 12.02.2009 tarihinde dolmakta olup ancak bir gün sonra icra takibine
    konulabileceği, daha sonraki senetlerin muaccel hale gelmediği, davalının dava dışı borçlu ile yaptığı sözleşmeye göre senetlerin muaceliyet kazandığını belirtmiş ise de asıl ve ek bilirkişi raporundaki gerekçeler aynen benimsendiğinden muaceliyet sözleşmelerinin resmi şekilde yapılmadığı ve her zaman yapılması mümkün olduğundan davalının dava dışı borçlu ... Plastik Doğrama Dekarasyon Tic. ve San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 15.01.2009 tarihinde yaptığı takip sebebiyle alacak miktarının 14.000,00 TL ve 29,59 TL faizi olmak üzere toplam 14.029,59 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... 14. İcra Müdürlüğü"nün 2009/881 Esas sayılı takip dosyasından düzenlenen 23.12.2010 tarihli sıra cetvelinin 1. sırasında kayıtlı davalı alacağının 14.000,00 TL senet alacağı, 29,59 TL faiz alacağı olmak üzere 14.029,59 TL"nin muhafaza edilerek bakiye kısmın davacı alacağı olarak kabul edilerek sıra cetvelinin yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir.
    Kararı, davalı ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
    1- Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
    Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz niteliğindedir. Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır.Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır.Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü davalı alacaklıdadır.Davalı, alacağın varlığını ve miktarını takipten önce düzenlenen belgeler ve usulüne uygun diğer belgelerle ispatlamalıdır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı olduğu ileri sürülen alacağın, kendisinden mal kaçırıldığı iddia edilen alacaktan daha sonra veya yakın tarihlerde doğmuş olması, diğer anlatımla kural olarak muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir.
    Davacının alacaklı olduğu ... 1. İcra Müdürlüğü"nün 2009/2763 Esas sayılı dosyasında, .... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 05.02.2009 tarih ve 2009/387 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı alarak, 05.01.2009 tanzim, 10.01.2009,15.01.2009,20.01.2009 ve 28.01.2009 vade tarihli dört adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus takip başlattığı anlaşılmıştır.
    Davalının alacaklı olduğu ... 14. İcra Müdürlüğü"nün 2009/881 Esas sayılı dosyasında ise davalı alacaklının 02.01.2009 tanzim, 12.01.2009 ila 12.05.2009 vade tarihini içeren 10 adet senet ve 02.01.2009 tarihli muacceliyet sözleşmesine dayalı olarak 22.01.2009 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe başladığı, yine aynı senet ve sözleşmeye dayalı olarak ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2009/254 D.iş sayılı dosyasından 22.01.2009 tarihinde borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması istenmiş ise de daha sonra talebinden vazgeçildiği anlaşılmıştır.
    Somut olaya dönüldüğünde, davalı alacaklının icra takibinin dayanağı senetlerin tanzim tarihi, takip tarihi ve mahkemeden talep edilen ihtiyati haciz tarihi davacı alacaklının dayandığı senetlerin tanzim tarihinden, takip tarihinden ve ihtiyati haciz tarihinden öncedir. Davacı tarafça 02.01.2009 tarihli muacceliyet sözleşmesinin sonradan düzenlendiği iddia edilmişse de, davalının 15.01.2009 tarihli takip talepnamesinde bu sözleşmeden sözedildiği gibi, 22.01.2009 tarihli ihtiyati haciz talebine de eklenmiştir.
    Dava tarihinde yürürlükte olan HUMK"nın 299. maddesine göre 02.01.2009 tarihli muacceliyet sözleşmesinin en son düzenlenebileceği tarih, davalının başlattığı takibin tarihi olan 15.01.2009 olup, bu tarihin davacının takip tarihinden önce olması sebebiyle, davalı ve borçlu şirketin ticari defterlerinin davalının takip konusu alacağının 73.757,00 TL"lik kısmını doğruladığı da gözönünde bulundurulduğunda davacının alacağının gerçek bir alacak olduğu kabul edilmelidir.Bu durumda mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalının takip dayanağı senetlerinin vade tarihleri gözönüne alınarak sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
    2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
    3-Kabule göre; davanın kabulü halinde bu tür davalarda kıyasen uygulanan İİK"nın 235/3. maddesi uyarınca sıra cetvelinde davalıya ayrılan satış bedelinin yargılama giderleri de dahil olmak üzere öncelikle davacıya tahsisine, artan para olması halinde davalıya verilmesine karar verilmesi gerekir. Mahkemece sıra cetvelinde davalı alacaklıya ayrılan payın hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan vekalet ücreti ile 6 nolu bendinde yer alan yargılama giderleri dahil olmak üzere davacı alacağına tahsisine, artan kısmın davalıya bırakılmasına karar verilmesi ve yeniden sıra cetveli düzenlenmesine şeklinde bir karar verilmemesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde taraflara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi