14. Hukuk Dairesi 2016/13523 E. , 2020/1633 K.
"İçtihat Metni"14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.01.2016 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 660 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiş ve dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın davalı ... ile müvekkilinin ortak murisine ait olduğunu ileri sürerek muhdesat iddiasında bulunmuştur.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim, mümkün olmaması halinde satış yoluyla giderilmesini; davalı ... vekili ise ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemiş ve her iki davalı vekili dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesata ilişkin aidiyet iddialarının olmadığını beyan etmişlerdir.
Davalı ... de taşınmaz üzerindeki binanın müvekkilinin murisi tarafından yapıldığını belirtmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2)Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Mahkemece, paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının ve harcın taraflardan hangi oranlarda tahsil edileceğinin hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
492 sayılı Harçlar Kanununun eki Tarifenin "Karar ve İlam Harcı" başlığı altında düzenlenen 1. maddesinin (c) fıkrası uyarınca bir gayrimenkulün hissedarlar arasında satış suretiyle şuyuun izalesine dair hükümlerde gayrimenkulün satış bedeli üzerinden binde 11,38 oranında, menkul niteliğindeki mallar üzerindeki paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde ise 2. maddesinin (a) fıkrası hükmü uyarınca maktu harç ile yetinilmesi gerekir.
Somut olaya gelince;
Dava konusu 660 ada 4 parsel sayılı taşınmazda paydaşlara ait muhdesat bulunduğundan bilirkişi raporunda muhdesatın arza oranlaması yapılarak, hükümde satış bedelinin, bu rapordaki oranlar dikkate alınarak taraflara dağıtılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda karar tarihi itibariyle satış bedeli üzerinden hesaplanacak binde 11,38 karar ve ilam harcının satış bedelinin dağıtılmasına ilişkin oranlarda tahsiline karar verilmesi gerekirken, paydaşların tapu kaydındaki payları oranında tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bent uyarınca davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 5. paragrafında yer alan “Tapu kayıtlarında belirlenen hisselere göre” ibaresi hükümden çıkartılarak, yerine “Satış bedelinin dağıtılmasındaki oranlarda” ibaresinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.