14. Hukuk Dairesi 2021/1939 E. , 2021/3945 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.07.2015 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen 18.06.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının hissedar olduğu 114 ada 1 ve 6 parsel sayılı taşınmazdaki ¾ hissenin 27.04.2015 tarihinde dava dışı paydaşlar tarafından davalıya satıldığını, noter aracılığıyla bildirim yapılmadığını ileri sürerek önalım hakkına dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde önalım bedeli yatırılmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 10.06.2019 tarihli ilamı ile "mahkemece, 29.12.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında, taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda 1 No"lu ara kararı ile tahkikata geçilmesine karar verildiği halde taraf vekillerinin beyanları alınmaksızın 3 No"lu ara karar ile önalım bedelini depo etmek üzere davacı vekiline kesin süre verildiği, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği ve tahkikat aşamasında verilmesi lazım gelen kesin sürenin bu aşamada verilemeyeceği gibi önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibaret olduğu halde, satıcı tarafından ödenen 233,75TL döner sermaye tutarının da önalım bedeline dahil edilerek hesaplanmış bu tutarın yatırılması için kesin süre verilmesinin de doğru görülmediği" gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, davacının davadan feragat etmesi nedeniyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK"nın 307, 309 ve 311. maddelerinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup davalının onayına bağlı değildir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesi gereğince avukatlık ücreti avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder.
6100 sayılı HMK"nın 312/1 maddesi gereğince feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir. 326/1 maddesi gereğince de kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. MK’nın 323/ğ maddesi uyarınca avukatlık ücreti de yargılama giderleri arasındadır. Dolayısıyla, davada haklı çıkan taraf kendisini vekille temsil ettirmiş ise vekalet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesinde de "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmü düzenlenmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin "Davanın Konusuz Kalması, Feragat, Kabul ve Sulhte Ücret" başlıklı 6. maddesinde "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." hükmü yer almaktadır.
Somut olaya gelince; Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, davacının davadan feragat etmesi nedeniyle, davanın reddine, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına yürürlükteki avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 3.400,00TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak mahallinde keşif icra edilmiş, 12.03.2020 tarihli 3. celsede önalım bedelinin yatırılması için davacı vekiline kesin süre verilmiş, davacı vekili bu aşamalardan sonra 18.06.2020 tarihinde davadan feragat etmiştir.
A.A.Ü.T."nin 6. maddesi uyarınca feragat ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra gerçekleşirse vekalet ücretinin tamamına hükmolunur. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına nispi vekalet ücreti tayini gerekirken, bu husus gözetilmeksizin maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.