Abaküs Yazılım
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/15859
Karar No: 2022/2316
Karar Tarihi: 28.02.2022

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/15859 Esas 2022/2316 Karar Sayılı İlamı

5. Ceza Dairesi         2021/15859 E.  ,  2022/2316 K.

    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN;
    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Rüşvet alma (sanıklar ... ve ... hakkında), rüşvet verme (sanık ... hakkında)
    HÜKÜM : Sanıklar ... ve ... hakkında mahkumiyet, sanık ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına
    EK TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Onama

    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
    Rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından zarar gören Hazinenin, vekili aracılığı ile verdiği 30/01/2015 havale tarihli dilekçeyle sanıklar hakkında verilen hükümleri temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, 3628 sayılı Kanun'un 17 ve 18 ile CMK'nin 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak davaya KATILMASINA, suçtan zarar gören Esenyurt Belediye Başkanlığı vekilinin 10/12/2021 UYAP havale tarihli dilekçesinin münhasıran katılma istemine yönelik olduğu ve temyiz iradesi içermediği nazara alınarak, incelemenin katılan Hazine vekilinin sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlere, müdafin ise sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
    Suç tarihinde Esenyurt Belediyesinde zabıta amiri olarak görev yapan sanıklar ... ve ...'in, hukuka aykırı olarak yapmak istediği inşai faaliyete göz yummaları karşılığında 17/02/2014 tarihinde katılan sanık ...'tan 15.000,00 TL para aldıkları iddia ve kabul edilmiş ise de; ...'ın, 09/03/2014 tarihindeki kaçak yapının yıkım işlemleri sonrasında 10/03/2014 tarihinde görevi yaptırmamak için direnme suçundan şüpheli sıfatı ile alınan ifadesinde rüşvet iddiasında bulunarak şikayetçi olması, sanıklar ... ve ...'in aşamalarda rüşvet almadıkları ve kaçak yapıyı yıkım için gittikleri, ...'ın bu nedenle kendilerine suç isnadında bulunduğu yönündeki savunmaları, katılan sanık ...'ın ve kardeşi olan tanık ...'ın aşamalardaki çelişkili beyanları, ...'ın komşusu ve kiracısı olan tanık Serdar'ın sadece sanıkları katılan sanığın iş yerinde gördüğüne ilişkin anlatımı, taraflar arasında menfaat teminine ilişkin görgü ve bilgisinin bulunmaması, ayrıca dosya arasında mevcut banka dekontlarının tanık ...'ın banka hesabından para çekilmesine ilişkin olması ve sanıklara verildiğine ilişkin herhangi bir kayıt içermemesi, bu itibarla temel amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olan ceza yargılamasının en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" olup bu kapsamda sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesi için suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilmesi ve sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin mutlaka sanık yararına değerlendirilmesi ile rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği hususları nazara alındığında; sanıkların rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarını işlediklerini gösteren kesin, tarafsız, inandırıcı ve mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığı gözetilerek beraatlerine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeler sonucunda yazılı şekilde sanıklardan ... ve ...'in mahkumiyetlerine, ... hakkında ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
    Kabule göre de;
    Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle hapis cezasına hükmolunan sanıklar hakkında TCK'nin 53/1. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
    Yüklenen suçları TCK'nin 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilen sanıklar ... ve ... haklarında aynı Yasa'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
    Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafi ile katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 28/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi