Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları M.G. öncesinde ½ pay sahibi olduğu 197 parsel sayılı taşınmazın kardeşine ait geri kalan ½ payınıda satın alarak tamamını davalı oğluna devrettiğini, yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile payları oranında mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, taşınmazın ½ payının muris ile ilgisinin olmadığını, önceki malikten satın aldığını, diğer ½ payın ise muristen bedelini ödeyerek satın aldığını, taşınmazda iyiniyetli üçüncü kişilerin paylarının bulunduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıya yapılan temlikin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi . raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalı adına olan pay yönünden davacı Ganimet haricindeki diğer davacıların miras payları oranında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 197 parsel sayılı taşınmazın 1/2"şer pay olarak miras bırakan M. G. ile dava dışı Ş. G. adına kayıtlı iken, tamamının 28.9.1978 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik edildiği, davalının da 25.9.1996 da 209/ 2400 payı davacı kardeşi Ganimet"e , geri kalan payları ise sonraki tarihlerde dava dışı kişilere satarak mülkiyet hakkını sonlandırdığı, 28.12.2005 tarihinde ise 1666/200 payı dava dışı M.dan tekrar satın aldığı anlaşılmaktadır.
Davacılar, çekişmeli taşınmazın miras bırakanları tarafından Şevket Güzel adına olan 1/2 payın bedelini de ödeyerek tamamını davalıya mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla, bedelsiz ve muvazaalı temlik edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır.
Miras bırakanın, maliki olduğu 1/2 payının davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece, bu olgunun benimsenmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Ancak, Ş.G. adına olan 1/2 pay yönünden, ileri sürülen iddianın içeriğine göre; yanlar arasındaki uyuşmazlık, murisin gerçekte bedelini bizzat ödeyip, üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazı mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla tapu siciline yarar sağlamak istediği kişi (davalı) adına kaydettirmesi halinde 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulup bulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten 1.4.1974 tarihli karar, konusu ve sonuç bölümü itibariyle murisin kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcıdır. Somut olayda olduğu gibi bedeli ödenerek " gizli bağış" şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında anılan Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının doğrudan bağlayıcı olma niteliği yoktur.Bunun yanısıra, karara yorum yoluyla gizli bağış iddialarına yönelik olarak uygulama olanağı sağlanamayacağı; Hukuk Genel Kurulunun 30.12.1992 tarih 586/782; 21.9.1994 tarih 248/538 ; 21.12.1994 tarih 667/856 ; 11.10.1995 tarih 1995/ 1-608 sayılı kararlarında belirtilmiş; dairenin yargısal uygulaması bu doğrultuda kararlılık kazanmıştır.
O halde, böylesi bir tasarrufta 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı açıktır, Ancak, koşulların gerçekleşmesi halinde tenkise tabi olacağında kuşku yoktur. Öyleyse, mahkemece iptal ve tescil isteği bakımından davalı adına olan payın tümü üzerinden kurulan hükmün yasal olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda muris adına kayıtlı olmayan 1/2 oranındaki pay temliki muris muvazaasına konu olamayacağından, davacı Ganimet hakkında verilen kararın davalı yararına kazınılmış hak olduğu da gözetilerek, davalı adına kayıtlı olan payın 466/ 2400" ü üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK."nun 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,14.1.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.