Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 167.764.22 YTL. maddi ve manevi tazminatı davalılardan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmesi ve davalılar SS.S. Konut Yapı Koop.,A.G. ve İ.D. vekillerince duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.12.2006 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan Al.G., İ.D.ve Kooperatif adına Avukat E.S., Av. V.Ö. ile karşı taraf adına Avukat M.T. geldiler.Diğer davacı kurum ile davalı Süleyman Kantemiz adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosya incelendi,gereği konuşulup düşünüldü. Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi..
1- HUMK’ nun 427. maddesindeki parasal sınırları değiştiren 5219 sayılı yasanın 2/c maddesi ile 21.7.2004 tarihinden itibaren verilecek kararlarda 40.000.000 TL olan kesinlik sınırı 1.000.000.000 TL’ye (1.000,00-YTL) çıkarılmıştır. Diğer bir deyişle 21.7.2004 tarihinden itibaren verilen kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın 1.000.000.000.TL (1.000,00-YTL)’yi geçmesi gerekir.
HUMK’na 5236 sayılı yasanın 19.maddesi ile eklenen Ek–4.maddeye göre ise “Görev, kesin hüküm, istinaf, temyiz, Yargıtay’da duruşma, senetle ispata ve sulh mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on milyon lirayı (10,00-YTL) aşmayan kısımları dikkate alınmaz.”18.11.2005 Gün ve 25997 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2006 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 9,8 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2006 yılında mahkemelerce verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 1.090.00. YTL.’sini geçmesi gerekir.
İnceleme konusu karar, bu tarihten sonra verilmiş ve 5.000,00-YTL manevi tazminat talep eden davacıya, 4.000,00-YTL’lık manevi tazminat verilmesine ve fazla talebin reddine ilişkin hüküm reddolunan miktara göre davacı bakımından kesin nitelik taşıdığından 1.6.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak; davacının reddedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine.
2-Dava; iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacı işçinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkin olup mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle davacının meslekte kazanma güç kayıp oranının %81 olduğuna, kontrolünün gerekmediğine dair SSK Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan belirlemeye davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine, mahkemece 506 sayılı yasanının 109.maddesi gereğince itirazın incelenmesi istenen, SSK Yüksek Sağlık Kurulu’nun 15.07.2005 tarihli kararıyla davacının meslekte kazanma güç kayıp oranının %81 olduğuna, kontrolünün gerekmediğine karar verildiği, bu karara da davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine Adli Tıp kurumu 3.İhtisas dairesince yapılan inceleme sonucunda 13.03.2006 tarihli kararla davacının yaşına göre %79 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin bildirildiği ve bu oran esas alınarak davacının tazminatının belirlendiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşılmaktadır. Davacı taraf Adli Tıp kurumu 3.İhtisas dairesince belirlenen meslekte kazanma güç kayıp oranına itiraz etmiştir. Hal böyle olunca SSK Kayseri Hastanesi’nin 23.10.2000 tarihli raporları ve Yüksek Sağlık Kurulu’nun 15.07.2005 tarihli kararıyla, Adli Tıp kurumu 3.İhtisas dairesinin 13.03.2006 tarihli kararı arasında oluşan çelişkinin, maluliyete ilişkin evrakların Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gönderilerek buraca yapılacak inceleme ile giderilmesi gerektiği açıktır. Mahkemece sürekli iş göremezlik oranını %79 ve %81 olarak belirleyen raporlar arasındaki çelişki giderilmeden %79 oranındaki sürekli iş göremezliğin karara esas alınması hatalı olmuştur.
3-Mahkemece hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarlarından tüm davalıların sorumlu olduklarına dair hüküm oluşturulmuşsa da, varılan bu sonuç davalılardan İ.D.bakımından isabetli olmamıştır. Davalılardan İ.D.’un davalı kooperatifte yönetim kurulu üyesi olduğu, aleyhine ceza davası açılmadığı gibi mahkemece hükme esas alınan 10.03.2004 tarihli kusur raporunda da olayla ilgili olarak kusur verilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu duruma göre de nedenleri açıklanmadan anılan davalının zararlandıcı sigorta olayından sorumlu olduğunun kabulü usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının bilahare incelenmesine, davalılardan A.G., İ.D.ve Konut Yapı Koop. yararına takdir edilen 450.00 YTL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 19.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.