12. Ceza Dairesi 2015/11261 E. , 2016/7951 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Ek Karar Tarihi : 25.03.2015
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 1-Sanık ... hakkında CMK"nın 223/2-c maddesi gereğince beraat,
2-Sanık ... hakkında TCK"nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanık ..."nun mahkumiyetine, sanık ... ."nın beraatine ilişkin hükümler, sanık ... . müdafi ile sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık müdafii 18.03.2015 tarihli dilekçesi ile açıkça mahkemesinden ek karar ile vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiş olup, temyiz iradesi bulunmadığından ve bu talebinin reddine ilişkin 25.03.2015 tarihli ek karar da temyize tabi olmadığından, sanık müdafinin temyiz talebini 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE;
2-Sanık ..."nun temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ... hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine dayanak teşkil eden uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK"nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, sanık ... hakkındaki hükmün 3. paragrafındaki ""TCK"nın"" ibaresinden sonra gelmek üzere ""50/4"" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 05.05.2016 tarihinde bir nolu bentte oyçokluğuyla, iki nolu bentte ise oybirliğiyle karar verildi.
(M)
Muhalefet Şerhi:
Sanık müdafiinin beraat eden sanık için vekalet ücreti ödenmis talebi temyiz nedeni olduğundan sayın çoğunluğun temyiz talebinin reddine dair görüşlerine katılmıyoruz.
Şöyle ki;
Sanık ... müdafii Av. ... 18.03.2015 tarihinde verilen beraat kararında kendisine vekalet ücreti verilmediğinden bahisle aynı gün mahkmeye hitaben bu ücretin ödenmesini talep eden dilekçe vermiştir. İşten el çeken mahkeme bu talebi mercide hata kabul edip dosyayı bu yönden incelenmesi için Yargıtay"a göndermesi gerekirken, "Ek kararla vekalet ücreti verilemeyeceğinden talebin reddine" karar vermesi üzerine sanık müdafii bu red kararını temyiz etmiştir.
Mahkeme karar vermekle işten el çekmiştir. Bu karar bakımından artık dosya temyize tabidir. Bu aşamadan sonraki talepleri temyiz mercii inceleyecektir. Talebin mahkemeden istenmesi sonucu değiştirmez. Bu konuyla ilgili CMK"nın 264. Maddesindeki düzenleme şu şekildedir. "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz. Bu halde başvurunun yapıldığı mercii, başvuruyu derhal görevli ve yetkili olan mercie gönderir."
Bu maddede kanun yolunun belirlenmesinde yanılmanın etkisi düzenlenmiştir. Belki böyle açık bir düzenlemeye gerek kalmadan bile bu yönde uygulama yapılabilirdi. Ancak açık bir düzenleme yapılarak hak arama yollarında hatalar hak sahiplerinin aleyhine yorumlanmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Demek ki böyle açık bir düzenleme olduğu halde bu hatayı herkes yaptığına göre mahkemenin de yapmasını normal karşılamamız gerekir.
Madde hükmü uyarınca, kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz. Kanun yoluna başvuru yanlış mercie yapıldığında, bu mercii başvuruyu derhal görevli ve yetkili olan mercie gönderir. Kanun koyucu, kanun yoluna başvurma iradesine önem vermiş, kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılan kişinin bu yanılgısından dolayı kanun yolu imkanından yoksun bırakılamayacağını öngörmüştür. Ancak, yapılan hatanın başvuranın hakkını ortadan kaldırılmaması için, başvurunun kabul edilebilir (Başvuru temyiz süresi içinde, talep temyiz konusu, usulüne uygun bir talep var) olması gerekir. Buna göre, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanığın müdafii, katılan veya vekilinin, yasal temsilcinin veya eşin kabul edilebilir nitelikte olan kanun yolu başvurusu, mercide veya kanun yolunda yanılgı nedeniyle geçersiz sayılmayacak, dilekçe veya beyanın verildiği mercii bunu zaman kaybetmeden (derhal) görevli ve yetkili olan mercie gönderilecektir. Bu davada bu mercii Yargıtay"dır.
Dava konusu talep bakımından baktığımızda 18.03.2015 tarihli dilekçe temyiz dilekçesi kabul edilip, Dairemizce beraat eden sanık ... lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunlğun bu sanık yönünden red kararına katılmıyoruz.