23. Hukuk Dairesi 2013/4911 E. , 2013/7520 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl davada davacı ve asli müdahil ... vekillerince duruşmasız, birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde birleşen davada davacılar Vekili Av. ... ve asıl davada davacı ..., birleşen davada davacı ... ile asıl ve birleşen davalarda davalı Vekili Av. ..."ın gelmiş, ihbar olunan taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl dosyada davacı ..., kooperatifin 219 üyesi bulunmasına rağmen fazladan 39 üyeye menfaat sağlandığını, hazurun cetvelinin usulüne uygun düzenlenmediğini, kooperatif üyeliğinden ayrılanların önceki genel kurul kararı gereği tekrar ortak olamayacaklarını, kooperatif arsasına inşaat izni alınabileceğinin ortaklardan gizlendiğini, bu nedenle alınan trampa kararının yok hükmünde olduğunu, kooperatifin amacının üyelerini ev sahibi yapmak olduğunu, üyelerine otomobil verme amacının olamayacağını, ileri sürerek, toplantı ve karar nisabı yasaya aykırı olan 19.07.2009 tarihli genel kurulun iptaline, yok hükümünde olan toplantıda alınan kararların ve özellikle 12. maddenin yok hükümünde olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2009/622 esas sayılı dosyasında davacı ... vekili, 19.07.2009 tarihli genel kurul kararlarının iptalini talep etmiş,
Birleşen 2009/630 esas sayılı davada davacılar ..., ..., ...l, ..., ..., ..., ..., ... vekili, kooperatif arsasına hiçbir inşaat yapılmadığı halde yıllık 688.419,86 TL harcama yapıldığını, harcamaların gerçekten yapılıp yapılmadığı konusunda genel kurula bilgi verilmediğini, denetim kurulu raporunda bu hususa değinilmediğini, bilanço ve gelir gider hesaplarında yapılmayan harcamalar gösterilerek kooperatifin zarara uğratıldığını, ortaklar arasında hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine uygun olmayan kararlar olduğunu, 2008 yılına ilişkin genel kurula sunulan bilanço ve gelir-gider hesaplarında, bir önceki yıl yapılan gider kalemlerinin bazılarının tekrar edildiğini yönetim ve denetim kurulunun ibralarının yerinde olmadığını, ödemesiz veya sanal ortakların çoğunlukta olduğu bir zeminde alınan kararların iptalinin gerektiğini, kooperatif avukatlarına hisse verilmesinin Kooperatifler Kanunu ile Avukatlık Kanununa aykırı olduğunu, avukatlara ödenen 123.250,00 TL"nin mahiyetinin belli olmadığını, kooperatif yöneticileri aleyhine açılan ceza davaları nedeniyle ödenen avukatlık ücretlerinin kooperatife ödetilmesinin yerinde olmadığını, kooperatif arsasının m²"sinin 111 USD olarak belirlenmesi kararının üyelerin zararına olduğunu, kararın gerekli 3/4 çoğunlukla alınmadığını, daha önce üye başına net 250.000.USD ödeme kararının trampa senaryosu ile üstü örtülü biçimde aşağılara çekilmek istendiğini, trampa kararının somut veri ve çalışmalara dayanmadığını, konuya ilişkin belgelerin, sözleşme örneğinin sunulmadığını, anlaşma ile ilgili bilgi verilmediğini, alınan kararın üyelerin zararına olduğunu, üye sayısındaki değişikliklerin de incelenmesi gerektiğini, gündemin 14 ve 15.maddeleri gereğince de kooperatif üyelerinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, 19.07.2009 tarihli genel kurulun 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 numaralı kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ... 23.11.2009 tarihli ilekçesi ile davadan feragat etmiştir.
Davalı vekili, davacı ..."in usulüne uygun olarak çağrılmasına rağmen toplantıya katılmaması nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığını, hazurun cetveli ile ortaklar defteri arasında uyumsuzluk bulunmadığını, toplantı ve karar nisabının sağlandığını, kooperatif arsasına inşaat izni verildiği iddiasının yerinde olmadığını, öyle bile olsa satış kararı alınabileceğini, trampa kararının kooperatifin özgür iradesi ile alındığını, kooperatifin bir önceki yıl yaptığı gider kalemlerini bir sonraki yılda da yapabileceğini, bilanço ve hesapların mali yıl esasına göre düzenlendiğini, davacıların ise genel kuruldan, genel kurula hesaplama yaparak karışıklık oluşturmaya çalıştıklarını, avukatlara yapılan ödemelerin mahiyetinin açıklandığını, yöneticeler hakkında açılan davalarda avukatlık ücreti ödenmesinin genel kurulun yetkisi dahilinde olduğunu, kooperatif arsasının satışına karar verilmesi ve değerinin belirlenmesinin genel kurulun takdirinde olduğunu, kooperatif arsası karşılığında alınacak konutların ada ve parselinin, büyüklüğünün, otomobillerin marka ve modelinin belli olduğunu, ek ödeme niteliğinde olmadığından trampa kararının 3/4 çoğunluk ile alınması gerekmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 08.11.2010 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ahlaka, adaba, kanunun emredici hükümlerine aykırı alınmış genel kurul kararı bulunmadığı, toplantının yapılış şekli ile ilgili bir usulsüzlük bulunmadığı, usulüne uygun çağrılmasına rağmen genel kurula katılmayan davacı ..."in dava açamayacağı, davacı ..."in davadan feragat ettiği, kooperatif üyesi avukatların vekalet ücreti karşılığı kendilerinden serbest meslek makbuzu alınmasının yasaya aykırı
olmadığı, avukatlık ücretinin tayinine ilişkin bir karar alınmadığı, beraat eden yöneticilerin vekalet ücretinin kooperatifçe karşılanmasının genel kurulca kararlaştırılabileceği, trampa kararının kooperatifin temel amacı olan ortaklarım konut yapma amacı kapsamında kabul edilebileceği, bu kararla ortakların başka bir yerde 150 m2"lik daire ve otomobil elde ettikleri, kooperatif arsası ile trampaya konu olan değerler arasında önemli bir farklılık bulunmadığı, trampa işleminin kooperatif üyelerini önemli ölçüde zarara uğratacak, iyiniyet kurallarına aykırı bir işlem olarak nitelenemeyeceği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl dosyada davacı, birleşen ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2009/630 sayılı dosyasında davacılar ile asli müdahil ... vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı ... ve birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve asli müdahil ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı ... ve birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., asli müdahil ... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan asıl ve birleştirilen davalardaki davalı yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleştirilen davalardaki davacılar ve asli müdahilden alınarak asıl ve birleştirilen davalardaki davalıya verilmesine, asıl davada davacı ... Bilgen ve birleşen davanın davacılarından alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının müdahil ..."dan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.