12. Ceza Dairesi 2015/2768 E. , 2016/8047 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, İmar kirliliğine neden olma
Hüküm : Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) İmar kirliliğine neden olmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan zarar gören ve mahkemece davaya katılmasına karar verilen Kültür ve Turizm Bakanlığı adına hazine vekilinin, imar kirliliğine neden olmak suçundan sanıklar hakkında tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete"de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Diğer yandan, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen "maliklere tebliğ" usulünün, bölge bazındaki tescil işlemlerinde değil, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescili söz konusu olduğunda uygulanacağı, başka bir deyişle, bir bölgenin sit alanı olarak belirlenip tescil edilmesi halinde, o bölgede yaşayan tüm vatandaşlara tebligat yapılmak suretiyle tescil kararının duyurulması şeklinde bir yöntem
./.
izlenmeyeceği, karar Resmi Gazete"de yayımlanıp Bakanlığın internet sayfasında bir ay süre ile duyurularak, bölge halkının sit tescilinden haberdar olmasının sağlanacağı;
Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu"nun 18/11/1978 tarih ve 10791 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu"nun 12/07/1995 tarih ve 6848 sayılı kararı ile Tarihi Yarımada Kentsel ve Tarihi Sit alanı sınırları içinde kalan ..... adıyla otel olarak hizmet veren taşınmazın sanık ... tarafından 23/06/2009 tarihinde, sahibi olduğu.... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi"ne satıldığı, 22/09/2010 tarihli ve sanığın imzası bulunmayan yapı tatil zaptında, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 3 bodrum+zemin+2 normal katlı eski eser yapıda 20/09/1985 tarih, 1620 sayılı kurul kararıyla onaylı projesine aykırı olarak, çatının yükseltilerek 3. normal kat seviyesinde yaklaşık 90 m2"lik alanda 2 adet oda ve 10 m2"lik teras ile yapının tüm katlarında projeye aykırı tadilatlar yapıldığının, 1. bodrum kat seviyesinde hamama geçiş kısmında yaklaşık 20 m2"lik alanda bahçenin yapıya ilave edildiğinin, yapının arka cephesine asansör yapıldığının, bahçede yaklaşık 50 m2"lik alanın tek cephesi açık olacak şekilde sütunlarla desteklenerek 1. bodrum kat tavanı seviyesine kadar kapatılarak teras yapıldığının ve bu terasın geçiş ile zemin kata bağlandığının tespiti ile ....İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına zabıt düzenlendiği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü teknik elemanlarınca 10/02/2010 tarihinde mahallinde yapılan incelemelerde, ... ada, .... parsel sayılı taşınmazda, bina kapısının kilitli olduğunun ancak içeride "esaslı onarım niteliğinde" inşai faaliyetin sürdüğünün, binanın dışında kimi pencerelerin tuğla duvar ile kapatıldığının, çatı kısmının yükseltilerek iç tarafta muhtemelen bir hacim oluşturulduğunun tespit edilerek, içeri girilmesine izin verilmemesi nedeniyle kapıdan görülebildiği kadarıyla binanın içinde tavan ve taban döşemelerinin kaldırıldığının, yeni duvar bölüntüleri yapıldığının belirlendiği, İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu uzmanları tarafından 03/03/2010 tarihinde yerinde yapılan incelemelerde, davaya konu parselin arka cephesinde inşai faaliyetin sürdüğünün belirtildiği, arkeolog ve sanat tarihçi bilirkişiler tarafından tanzim edilen 10/09/2012 tarihli raporda, sivil mimari örneği yapının orjinalinde var olan ahşap konstrüksiyonlu cephelerinin ve pencere düzenlerinin ahşap cephe kaplamasıyla kaplanmadığının, her iki yan cephesinin kısmen betonarme olarak yeniden yapıldığının, yapının mevcut durumunda tadilat ve tamiratın tamamlandığının, kullanılır durumda olduğunun, mekânlarda sağlıklaştırma yönünden çağdaş yaşama uygun şekilde ıslak mekanlarda zemin ve duvar kaplamalarının değiştirildiğinin, tesisatın yenilendiğinin, vitrifiyelerin montajının yerine yapıldığının, yapı bütününde tesisatların, kalorifer, sıhhi tesisat, elektrik vb yenilendiğinin, yapı bütününde doğramaların ahşap görünümlü doğrama malzeme ile yeniden yapıldığının, sütunlarla desteklenen ve arka bahçeye bodrum katının sütun bölmelerinin camekânla kaplandığının,dosyada mevcut eski ve yeni resimlerinin karşılaştırılması ve mahallen inceleme sonucunda, bina çatısının yükseltilerek 3. normal kat seviyesinde 2 adet oda ve önünde teras yapıldığının tespit edildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında, taşınmaza hiçbir fiziki müdahale bulunmadığını, taşınmazı 2008 yılı Kasım ayında satın aldığını, aldığı haliyle kullanımını
./.
sürdürdüğünü, sadece boya badana yaptığını, ... isimli şirketin yöneticisi olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla,
Mahkemece öncelikle taşınmazın tescil edildiğine ve sit alanında kaldığına dair ilgili Kurul kararlarının mahallinde usulüne uygun vasıtalarla ilan edilip edilmediği araştırılarak ilan edildiklerinin tespiti halinde, konusunda uzman inşaat ve sanat tarihçi bilirkişiler marifetiyle keşif icra edilerek, iddianamede açıklanan eylemlerin esaslı ya da basit müdahale olup olmadığı, tescilli kültür varlığının zarara uğrayıp uğramadığı, özgün yapısını kaybedip kaybetmediği her türlü şüpheden uzak biçimde belirlenip, sanığın yaptığı müdahaleler nedeniyle zarar tespiti halinde “kültür varlığına kasten zarar verme”, zarar mevcut olmayıp esaslı müdahale gerçekleştirildiğinin belirlenmesi halinde “izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunma”, basit onarım kapsamındaki faaliyetlerin saptanması halinde ise “izinsiz tadilat ve tamirat yapma” suçundan hüküm tesisi; davaya konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle büyükşehir belediyesi veya il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilerek, hükümden önce 08/10/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun"un 65. maddesinde yapılan değişiklikler de dikkate alınarak, sanığın hukuki durumunun, eylemlerin niteliği ve suç kastının yoğunluğu da dikkate alınarak tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.