Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2006/15396
Karar No: 2006/17066
Karar Tarihi: 27.12.2006

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2006/15396 Esas 2006/17066 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2006/15396 E.  ,  2006/17066 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi     : Kütahya  İş Mahkemesi
    Tarih               : 14.6.2006
    No                   : 348-368  

    Davacı   ilk kesintinin yapıldığı tarihten itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine   karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin   kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün  davalı ile dahili davalı  vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların  aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, davacının  1.12.1995 tarihinden  dava tarihi olan  25.4.2006 tarihleri arasında tarım  Bağ-Kur sigortalısı   olduğunun  tesbiti istemine  ilişkindir.
    Mahkemece  istemin  kabulüne karar verilmiştir.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan  Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kur’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık  ve  Nüfus  İdareleri  kayıtları  ile  diğer  kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan pancar ekicileri İstihsal Kooperatifleri   ile   Birliği,   T.Şeker   Fabrikaları  Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik  faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının  esas alınacağı  bildirilmiştir.  Bu kayıtların  tarımda  kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi  olduğu ortadadır.
    Yapılan incelemede davacının Ziraat Odası  kaydının 6.10.2000 tarihinde,  başladığı,   Tarım Kredi Kooperatifine ise 9.11.1998 tarihinde ortak olup, üzerine kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu, Ziraat Bankasından kredi almadığı, davacının sattığı ürün bedelinden   prim  kesintisinin Temmuz 1995, 20.11.1995  tarihlerinde yapılıp, başkaca kesinti bilgisinin  dosyada  olmadığı davacının 1.6.2001-31.7.2001 tarihleri arasında  SSK"na tabi zorunlu, 1.5.2002-31.9.2003 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı  olduğu anlaşılmaktadır. 
    2926 sayılı Yasa kapsamındaki  sigortalılık zorunlu sigortalılık olup isteğe bağlı sigortalılıkla zorunlu  sigortalılığın çakışması halinde zorunlu sigortalılığa değer vermek  gerekir.
    Somut  olayda davacının 506 sayılı Yasa"ya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğu sürenin dışlanması yönünde bir talebi de bulunmamaktadır.
    Mahkemece kesintinin bulunduğu  1.12.1995-31.12.1995 dönemi yönünden verilen tesbit kararı yerinde ise de prim kesintisinin  bulunmadığı  tarımsal faaliyetin  kanıtlanmadığı 1.1.1996-25.4.2006 tarihleri arasına yönelik  istemin kabulüne karar verilmiş  olması ayrıca kabul şekli bakımından da davacı 1.6.2001-31.7.2001  tarihleri arasında SSK"na tabi  zorunlu, 1.5.2002-31.9.2003  tarihleri arasında  isteğe bağlı sigortalı  olduğu halde bu sigortalılık gözetilmeyerek çifte sigortalılığa  yol açacak şekilde tesbit kararı  verilmiş olması usul ve yasaya  aykırı olup bozma nedenidir.    
    Yapılacak iş;  davacıya iftilaf konusu dönemlerde ürün satışı yaptığı kişi, kurum ve kuruluşları  açıklattırmak bu kişi, kurum ve kuruluşlardan ürün bedelinden prim kesintisi  yapılıp yapılmadığını sormak, yapılmış ise belgelerini getirtmek, gelen belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek,  davacının  tarım Bağ-Kur  sigortalılık şartlarını taşıdığı tarihlerde SSK"na tabi 1.6.2001-31.7.2001  tarihleri arasındaki  zorunlu  sigortalılık süresi dışlanarak tarım  Bağ-kur sigortalısı  olduğunun  tesbitine karar vermek, ayrıca  davacının 1.5.2002-31.9.2003 tarihleri arasında  tarım Bağ-Kur  sigortalısı olduğunun anlaşılması halinde  1.5.2002-31.9.2003 tarihleri arasındaki isteğe bağlı  sigortalılığını iptal etmektir.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki  olgular  gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma  sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması  usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.    
    O halde, davalıların  bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.12.2006 gününde oybirliğiyle kara.r verildi                           

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi