
Esas No: 2022/968
Karar No: 2022/1547
Karar Tarihi: 28.02.2022
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/968 Esas 2022/1547 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Suça sürüklenen çocuk, kasten basit yaralamaya teşebbüs suçu nedeniyle 1.100 TL para cezası ile cezalandırılmıştır. Hükmün açıklanması geri bırakılmış ve denetim süresine tabi tutulması kararlaştırılmıştır. Ancak, suç tarihinde çocuğun 18 yaşından küçük olması nedeniyle hüküm gereği mahkeme tarafından sosyal inceleme yapılmaması gerektiği ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair araştırma yapılmaması nedeniyle karar bozulmuştur. Ayrıca, suça sürüklenen çocuğun daha önceki bir suçundan dolayı hüküm giymesi nedeniyle davanın düşmesi gerektiği belirtilmiştir.
Kanun Maddeleri:
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 35, 29, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi
- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. ve 35. maddeleri
"İçtihat Metni"
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten basit yaralamaya teşebbüs suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 35, 29, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair dair ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2014/216 Esas, 2015/701 Karar sayılı kararının 13.04.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 19.08.2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 35, 29, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/234 Esas, 2020/479 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 23.12.2021 tarihli ve 2021/20601 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının onaylı sureti Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2022 tarihli ve 2021/163309 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
Suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamamış bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231/8 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde 3 yıl denetim süresine tâbi tutulacağı gözetilmeden, ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli kararıyla hakkında 5 yıl denetim süresi belirlenmesinde isabet görülmemiş ise de, suça sürüklenen çocuk hakkındaki 08.12.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13.04.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip 3 yıllık denetim süresinin başladığı, ancak suça sürüklenen çocuğun bu süre dolmadan 19.08.2018 tarihinde kasıtlı suç işlediği cihetle, anılan hukuka aykırılığın sonuca etkili bir durum meydana getirmediği anlaşılarak yapılan incelemede,
1)Kayden 10.08.1999 doğumlu olan ve suçun işlendiği 26.10.2013 tarihinde 14 yaşında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hükmedilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi uyarınca indirim yapılması yerine, aynı Kanunun 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayininde,
2)02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlar.” düzenleme nazara alındığında, somut olayda suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun uzlaşma kapsamında kaldığı cihetle, 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesine göre dosyanın öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
3) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesinde "(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir." hükmü yer almasına rağmen, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
UYAP sisteminde kayıtlı olan dosya bilgisinin talep konusu ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/234 Esas sayılı yargılama dosyası yerine ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/234 Esas sayılı yargılama dosyası olduğu anlaşılmakla, kayıttaki bu hatanın düzeltilmesi gerektiği ve onaylanarak sureti fiziki olarak gönderilen dosya içerisinde suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/66712 Soruşturma numaralı soruşturma evrakı, iddianame, davanın açıldığı ... 2. Çocuk Mahkemesinin 2013/665 Esas sayılı dosyası gibi bir kısım belgelerin eksik olduğu belirlenerek mevcut belgelere göre yapılan incelemede;
1) Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu 26.10.2013 tarihinde işlediği, 05.06.2014 günü mahkemesince savunmasının alındığı, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 08.12.2015 tarihinde verilip 13.04.2016 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun 19.08.2018 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 05.06.2014 günü işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 13.04.2016 ilâ 19.08.2018 tarihleri arasında 2 yıl 4 ay 6 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 19.08.2018 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 05.06.2014 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 10.11.2020 tarihine kadar 11.10.2020 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddeleri gereğince 4 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesi lüzumu,
2) Suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin diğer bir ifadeyle ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, farik mümeyyiz olmadığının tespiti halinde 5237 sayılı TCK'nin 31/2. maddesine göre suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilemeyeceği, sadece güvenlik tedbirine hükmolunabileceğinin gözetilmemesi hususlarının da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine, 28.02.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.