Abaküs Yazılım
1. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/9585
Karar No: 2022/1441
Karar Tarihi: 23.02.2022

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2021/9585 Esas 2022/1441 Karar Sayılı İlamı

1. Ceza Dairesi         2021/9585 E.  ,  2022/1441 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SUÇ : Kasten Öldürme, Kasten Yaralama, 6136 Sayılı Yasa'ya Muhalefet
    HÜKÜMLER :1)... 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 03/10/2019 gün ve 2016/402 E. 2019/523 K. sayılı ilamı ile;
    A-Sanıklar ... ve ... hakkında;
    a-...'ü kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı TCK'nin 81, 62, 53. maddeleri uyarınca; 25'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna,
    b-...'ü kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 3-e, 62, 53. maddeleri uyarınca; 1'er yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna,
    c-6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan; 6136 sayılı Yasa'nın 13/1, 5237 sayılı TCK'nin 62, 52, 53. maddeleri uyarınca; 1'er yıl 3'er ay hapis ve 1.000'er TL. adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna,
    B-Sanık ... hakkında;
    a-...'ü kasten öldürmeye yardım etmek suçundan; 5237 sayılı TCK'nin 81, 39, 62, 53. maddeleri uyarınca; 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,

    b-...'ü kasten yaralamaya yardım etmek suçundan; 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 3-e, 39, 62, 53. maddeleri uyarınca; 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
    c-6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan; 6136 sayılı Yasa'nın 13/1, 5237 sayılı TCK'nin 62, 52, 53. maddeleri uyarınca; 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
    C-Sanık ... hakkında;
    a-...'ü kasten öldürmeye yardım etmek suçundan; 5237 sayılı TCK'nin 81, 39, 62, 53. maddeleri uyarınca; 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
    b-...'ü kasten yaralamaya yardım etmek suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 86/1, 3-e, 39, 62, 53. maddeleri uyarınca; 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
    D-Sanıklar ... ve ... hakkında;
    a-...'ü kasten öldürmeye yardım etmek suçundan; beraatlerine,
    b-...'ü kasten yaralamaya yardım etmek suçundan; beraatlerine ilişkin kararı.
    2)Bu kararın istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12/03/2021 gün ve 2020/1 E. 2021/651 K. sayılı ilamı ile;
    A-Sanık ... hakkındaki hükümler yönünden düzeltilerek "istinaf başvurularının esas reddine" ilişkin kararı,
    B-Diğer hükümler bakımından; "istinaf başvurularının esas reddine" ilişkin kararı,
    TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, katılan vekili


    TÜRK MİLLETİ ADINA

    ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12/03/2021 gün ve 2020/1 Esas 2021/651 Karar sayılı kararın, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından 5271 sayılı CMK'nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
    Dosya incelendi;
    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Sanık ... ve ... müdafileri ile katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 299. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle ve sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezasının beş yılın üzerinde olması nedeniyle CMK'nin 286/2-a maddesi gereğince bölge adliye mahkemesi kararının temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Katılan ...'ün doğrudan zarar görmemesi nedeniyle sanıklar hakkında ...'ü kasten yaralama suçundan açılan davaya katılma ve bu suçtan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, katılan vekilinin bu suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nin 298. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
    Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık, sanık ... hakkında kasten yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nin 286/2-a maddesi uyarınca temyizi kabil olmadığı anlaşılmakla aynı Kanunun 298. maddesi gereğince REDDİNE karar verilmiştir.
    Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürme, sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararına karşı sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin; sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararına karşı katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
    ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12/03/2021 gün ve 2020/1 Esas 2021/651 Karar sayılı sayılı kararının tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık ... müdafiinin çelişkili gerekçeye, iştirak iradesinin mevcut olmadığına, olası kast ve yasal savunma şartlarının gözetilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin sübuta, delillerin hatalı değerlendirildiğine, iştirak iradesinin mevcut olmadığına; sanık ... müdafiinin, eksik incelemeye, öldürme kastının bulunmadığına, TCK'nin 87/4, 25 ve 27. madde hükümlerinin gözetilmesi gerektiğine, haksız tahrike, haksız tahrik şartlarının somut olayda mevcut olduğuna; sanık ... müdafiinin sübuta, kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine, katılan vekilinin suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlendiğine, beraat eden sanıklar açısından iştirak iradesinin varlığına, sanıklar ... ve ...'ın asli fail olduğuna, takdiri indirim nedenlerine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince isteme uygun şekilde TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
    Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 304/1. maddesi gereğince “... 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23/02/2022 gününde Üye ... ve Üye ...'in karşı oyları nedeniyle oy çokluğu ile karar verildi.

    (M) (M)

    KARŞI OY:

    Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
    ... Büyükşehir Belediyesince cadde ve sokaklardaki yol kenarlarının otopark olarak işletilmesi yetkisinin... şirketine devredildiği,olayın cereyan ettiği ...bölgesinin otopark işletmesinin... tarafından... şirketine verildiği,... firmasının da bölgeyi ...şirketine verdiği,... firmasının da ilgili güzergahta araç park yerleri için zemini çizdiği ve ücretli otopak tabelaları yerleştirdiği, firma çalışanlarının sokakta park eden araçlardan ücret talep etmeye başladıkları, ancak bölgedeki esnaf ve gelen müşterilerin zaman zaman otopark ücreti nedeniyle şirket çalışanları ile tartışmalar yaşadıkları, olayların çıkış nedeninin bu tartışmalar olduğu, esnafların konuyu idari makamlara ilettikleri ancak bir sonuç alamadıkları, ...şirketinin tanıklar ... ve ...’a ait olduğu, sanıklar ..., ... ile ...’in şirketin sigortalı çalışanları oldukları ve bu bölgede otopark görevlisi olarak çalıştıkları, sanıklardan ...’in aynı bölgede lokanta işlettiği, ...’in büfe işlettiği, ...’in ise oradaki bir işyerinde oto alım satım işi yaptığı, ..., ... ve...’ın hemşehrilik, arkadaşlık ve akrabalık ilişkileri nedeniyle yakın oldukları şirket çalışanlarının da yiyecek içecek ihtiyaçlarını bu sanıklara ait işyerlerinden karşılamaları nedeniyle sık sık bu yerlere girip çıktıkları bu nedenle çevre esnafı tarafından otopark işletmesinin sanıklara ait olduğuna ilişkin bir kanaat oluştuğu, olay günü yine ücret nedeniyle bir esnaf ile otopark görevlileri arasında bir tartışma olunca önceki olayların da etkisi ile bir anda esnafların dükkanlarını kapatarak yürüyüşe geçtikleri, ilk başta belediye veya valiliğe yürümek isteyen kalabalığın bir anda fikir değiştirerek sanıkların işyerlerinin bulunduğu bölgeye yöneldikleri, bu sırada yol kenarındaki ücretli otopark tabelalarını tahrip ettiklerinin kamera görüntülerinden anlaşıldığı, yürüyüşe katılan ve tanık olarak dinlenen kişilerin beyanlarına göre slogan attıkları ve sanıklara küfür ederek ilerledikleri, bu arada kalabalık grubun kendilerine doğru geldiğini gören sanıklar ... ve ...’in kalabalığın işyerlerine ve kendilerine zarar vereceğini düşünerek tabancaları ile havaya birden fazla kez ateş ederek grubu dağıtmak ve korkutmak istedikleri, olay yerinde bulunan güvenlik görevlilerinin hemen sanık ...’a müdahale ederek elindeki tabancayı almak istedikleri bu esnada silahın yere paralel olduğu bir anda sanığın tekrar tetiğe basması ile silahın bir daha ateş aldığı kalabalık grupta yer alan maktulün göğsüne isabet ederek ölümüne sebebiyet verdiği olayda,
    Maktulün ve mağdurun sanıklardan ...’in silahından çıkan mermi ile vuruldukları konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Mahkemenin kabul ve uygulaması bu noktada isabetli olup, tartışılması gereken sanıklar ..., ... ve ...’ın hukuki durumlarıdır.
    Sayın çoğunluk tarafından kasten öldürme suçundan sanıkların cezalandırılmasına yönelik kararın onanmasına hükmedilmiş ise de bu karara katılmıyorum şöyle ki; Bir suçun müşterek faili olabilmek için istikrar kazanmış içtihatlarımıza göre,
    a) Bir suç işlenmesi konusunda failler arasında fikir ve irade birliğinin olması,
    b) İşlenmesine karar verilen suçun icrası üzerinde ortak hakimiyet kurulması gerekir, aynı şekilde bir suça yardım eden sıfatıyla katılmadan bahsedilebilmesi için de yardım edenin işlenmesi kararlaştırılan suçun işlenmesinden önce, işlenmesi sırasında veya işlendikten sonra suçu kolaylaştıracak fakat fiilin icrası üzerinde ortak hakimiyet şeklinde olmayan bir takım hareketlerin mevcudiyeti gereklidir. Somut olaya bakıldığında gösteri ve yürüyüşe katılan hatta organize eden tanıklar ...... ve ...’ın anlatımlarına göre bu yürüyüşün önceden planlanmadığı aniden geliştiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla sanıkların bu olayı önceden öğrenip hazırlık yapmaları ve maktulü öldürme konusunda fikir ve irade birliği yapmış olmalarının olanaklı olmadığı, aniden gelişen gösteri ve yürüyüşün bir anda yön değiştirip kalabalığın kendilerine ve işyerlerine yönelmesi nedeniyle sanıkların sahip oldukları silahlarla öfkeli kalabalığı korkutup dağıtmak istedikleri fikir ve irade birliğinin o anda ve bu amaçla oluştuğu, nitekim her iki sanığın da havaya ateş ettikleri, yürüyüşe katılanları hedef alma imkanları varken topluluğu hedef almadıkları, sanık ...’un maktule yönelik bir fiilininin bulunmadığı, sanık ...’ın tehdit amacıyla havaya ateş etmesi üzerine onun da...’a destek olmak için havaya ateş ettiği ancak...’ın silahını yere paralel vaziyette kalabalığa doğrultarak ve hedef gözetmeksizin fakat kalabalık gruptaki birisinin mutlak surette vurulabileceğini öngörerek iradi olarak tetiğe tekrar basması eylemine diğer sanıkların bir iştirakinin veya yardımının bulunmadığı, diğer sanıkların öldürme eyleminden sorumlu tutulmaması gerektiği, sanıkların fikir ve irade birliği yaptığı suçun silahla tehdit suçu olduğu ancak sanık ...’ın ani bir kararla bu suç dışında başka bir suç işlediği, kasten öldürme suçundan sadece sanık ...’ın sorumlu tutulmasının gerektiği sanıklar ..., ... ve ...’ın ise TCK’nin 106/2,a,c, 43. maddeleri gereğince cezalandırılmaları ve hükmün bu yönden bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.

    Muhalif Üye
    ...

    KARŞI OY:

    Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2021/9585 E. 2022/1441 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanık ...’in TCK’nin 106/2-a-c, 43/2-1, 106/3 delaletiyle 81/1, sanıklar ..., ... ve ...’in ise TCK’nin 106/2-a-c, 43/2-1 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerektiğinden bahisle hükümlerin BOZULMASI gerektiği düşüncesinde olduğumdan katılmamaktayım.
    5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesine göre suçun kanunî tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri doğrudan fail olarak sorumlu olur. Doğrudan fail, işlediği suçun gerektirdiği ceza ile cezalandırılır. Kanunda tanımlanan haksızlığın birden fazla suç ortağı tarafından müştereken gerçekleştirildiği durumda ise müşterek faillik söz konusudur. Müşterek faillikte birlikte/müşterek alınan suç işleme (öldürme) kararına bağlı olarak, suçun icrai hareketlerinin birlikte gerçekleştirilmesi ve dolayısıyla, suç oluşturan eylemin icrası üzerinde ortaklaşa hâkimiyet kurulması söz konusudur. Burada, birlikte suç işleme kararının yanı sıra, eylem üzerinde müşterek hâkimiyet kurulduğu için, her bir suç ortağı fail statüsündedir.
    5237 sayılı Kanun’a göre suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen suç ortaklarına “şerik” denilmekte olup, şeriklik; azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen ancak yardım eden suç ortağı, gerçekleşen fiilden bağlılık kuralı uyarınca şerik olarak sorumlu olmaktadır. 5237 sayılı TCK’nin 39. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre, yardım etme; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır.
    Dosya içeriğine göre; ... Büyükşehir Belediye Başkanlığınca tasarruf hakkı bulunan bazı sokak ve caddelerdeki yol boyu otopark işletmeciliğinin ihale yapılarak devredildiği, devir alan şirketin taşeron olarak otopark işletmeciliğini ...isimli şirkete verdiği, işletmeciliğin başlamasından kısa bir süre sonra dükkanlarının önü kapanın cadde esnafı ile işletmeciler arasında anlaşmazlıklar doğduğu, esnafın otopark görevlilerinden yakınır hale geldiği, 09.07.2015 tarihinde otopark işletmeciliğinin yapıldığı sokaklarda işyerleri bulunan esnafın otopark işletmeciliğinin bitirilmesi için 100-150 kişilik grup halinde toplandıkları, ara sokaklardan geçerek ve otopark levhalarını eğerek ...Caddesinden,...yönüne doğru yürüdükleri, grubu sanıklar ..., ..., ... ve ...’in de içlerinde olduğu grubun karşıladığı ve ekmekleriyle oynatmayacaklarını söyleyerek kalabalık gruba gözdağı vermek istedikleri, olay yerine gelen kolluk görevlilerinin müdahale etmesi üzerine sanıkların birbirlerinden ayrıldıkları, bu sırada sanıklardan ...’in polislerin yanındayken belindeki silahını çıkartıp havaya ateş ettiği, kolluk görevlilerinin kendisine engel olmaya çalıştığı sırada silah olan eline hiçbir müdahale olmamasına rağmen silahı yere paralel olarak tutarak kalabalığa doğru ateş ettiği, birkaç el atıştan sonra ...’in kontrol altına alındığı, bu sırada grup içinden birkaç kişinin ...’e saldırdığı, topluluk içinde yer alanlardan maktul ...’ün ateşli silah yarası sonucunda yaralanıp aynı gün hastanede öldüğü anlaşılmıştır.
    İlk derece mahkemesi olan ... 9. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde; sanıklardan ..., ... ve ...’in kağıt üzerinde ...Otomotiv tarafından işletilen otoparkların gerçek işletmecileri olduklarını, esnafın otopark işletmesinin bitirilmesi yönündeki direncini kırmak için birlikte hareket ettiklerini, sanıkların eyleminin anlık bir tepki olmadığını, birkaç günden beri devam eden protestolar nedeniyle otopark işletmeciliğinin devam edebilmesi için hazırlıklı olduklarını vurgulayarak, sanıklar... ve ...'un eylem yapan kalabalığı korkutmak ve dağıtmak için birlikte hareket ettiklerini ve tabanca ile ateş ettiklerini bu nedenle sanıklar... ve ...’u ölüm fiilinde müşterek fail olduklarını, sanık ...'ın,... ve ...'un hemen yanında birlikte hareket ettiğini, sanık ...’in ise...’ın öldürme eyleminde kullandığı tabancayı veren kişi olduğunu belirleyerek kasten öldürme suçuna TCK’nin 39. maddesi gereğince "yardım sıfatı" ile iştirak ettiklerini kabul etmiştir.
    Birden fazla sanığın birlikte tehdit suçunu işleme hususunda karar almaları ve fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak suça katılmaları durumunda müşterek fail olarak TCK’nin 106. maddesi uyarınca sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Anılan maddenin 3. fıkrasına göre, tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verileceği belirlenmiştir. Ancak gerek kanunda gerekse madde gerekçesinde tehdit suçunu müşterek fail olarak işleyenlerin tümünün -önceden kararlaştırılmaması halinde- bu suçlardan cezalandırılıp cezalandırılmayacakları yönünde bir açıklık bulunmamaktadır.
    Birden fazla failin birlikte işlemeyi kararlaştırdıkları tehdit suçunun yanı sıra kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına karşı işlenen suçlardan tüm müşterek faillerin sorumlu tutulması halinde gerçekleşen toplumsal eylemlerdeki tüm faillerin kasten yaralama, kasten öldürme ve mala zarar verme suçları yönünden işlenen tüm suçlardan sorumlu tutulmaları sonucunu doğurur. Bu sonuca ulaşıldığı takdirde örneğin onlarca kişinin katıldığı toplumsal bir olayda, bir failin herhangi bir iş yerinin camını kırması, bir failin sopa ile birini yaralaması, bir failin ise birini öldürmesi halinde önceden kararlaştırılmayan bu suçlardan da tüm faillerin müşterek fail olarak sorumlu olması gerekecektir. Kanaatimce bu sonuç, kastı tehdit ile sınırlı olan faillerin kasten yaralama, kasten öldürme ve malvarlığına zarar verme suçlarından objektif olarak sorumlu tutulmaları anlamına geleceğinden TCK’nin amacına da uygun olmayacaktır.
    Dosya arasındaki görüntü kayıtlarından da izlendiği üzere sanık ...’in ani bir kastla öldürme eylemini gerçekleştirdiği, yanında kolluk görevlileri olmasına rağmen olayın sıcaklığında sinirlenerek önce havaya sonra kalabalığa doğru ateş ettiği ve olay tutanağından da açıkça anlaşılacağı üzere kolluk görevlilerine “bırakın lan, sizi de vururum, size sıkarım” şeklinde beyanlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde gerçekleştiği izlenen olayda, sanıkların suç işleme kararı alarak fikir ve irade birliği yaptığı suçun silahla tehdit suçu olduğu, sanık ...’ın ani bir kararla bu suç dışında başka bir suç işlediği, sanık ...’ın silahını kalabalığa doğrultarak ateş etmesi eylemine diğer sanıkların fail veya şerik olarak bir iştirakinin bulunmadığı ve diğer sanıkların öldürme eyleminden sorumlu tutulmaması gerektiği kanaatine varıldığından sanık ...’in silahla tehdit suçundan TCK’nin 106/2a-c, 43/2-1, kasten öldürme suçundan TCK’nin 106/3 delaletiyle aynı Kanun’un 81/1, sanıklar ..., ... ve ...’ın ise silahla tehdit suçundan TCK’nin 106/2a-c, 43/2-1. maddeleri gereğince cezalandırılmaları, bu nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının BOZULMASI gerektiği görüşünde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.

    Muhalif Üye
    ...









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi