Abaküs Yazılım
10. Daire
Esas No: 2016/11602
Karar No: 2020/5507
Karar Tarihi: 01.12.2020

Danıştay 10. Daire 2016/11602 Esas 2020/5507 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/11602
Karar No : 2020/5507

DAVACI : … Belediye Başkanlığı / …

DAVALI : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ...

DAVANIN KONUSU :
Adana ili, Kozan ilçesi, Merkez bucağına bağlı Akkaya Köyü ile Kayseri ili, Yahyalı ilçesi, Merkez bucağına bağlı Burhaniye Köyü arasında kalan iki il arası sınırın belirlenmesine yönelik 28/04/2004 tarih ve 2004/5827 sayılı müşterek kararnamenin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, 1941 yılında çizilen sınırın yeniden çizilmesi yönündeki başvurunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü işleminin 1941 tarihli sınır hattının sabit ve belirgin nitelikte olmadığı gerekçesiyle … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edildiği, bunun üzerine dava konusu kararname ile iki köy arasındaki sınırın yeniden belirlendiği, sınır hattının belirlenmesinde daha önceki yargı kararına uyulmadığı, yeni çizilen sınır hattında yer alan Çamurlu mevkii'nin sabit ve belirgin nitelikte olmadığı, iki köy arasındaki sınır hattının tabii ve bilinen bir hat olan "İnderesi" mevkiinden geçmesi gerektiği, dava konusu işlemin iki köy arası toplumsal barışa zarar verici nitelikte ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemle … İdare Mahkemesinin kararında belirtilen Çamurlu ve Keben mevkilerinin belirsiz olması hususunun düzeltildiği ve sabit nokta belirlendiği, davacının orman alanına sahip olmak için sınır değişikliğini amaçladığı, İnderesi'nin sınır olarak belirlenmesi halinde sınırın davacı köye 5500 metre olacağı ancak Burhaniye Köyüne 300 metre, Ademi mahallesine ise 100 metre mesafede olacağı, bu durumun ise daha çok soruna yol açacağı, belirlenen sınırın sabit ve değişmez noktalardan geçirilerek yargı kararının gereğinin hakkaniyete uygun şekilde gerçekleştirildiği ve dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Adana İli, Kozan İlçesi, Merkez bucağına bağlı Akkaya Köyü ile Kayseri İli, Yahyalı İlçesi, Merkez Bucağına bağlı Burhaniye Köyü arasında kalan iki il arası sınırın belirlenmesine yönelik 28.04.2004 gün ve 2004/5827 sayılı müşterek kararnamenin iptali istemiyle açılmıştır.
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 2'nci maddesinin (B) bendinde; bucak kurulması, kaldırılması, merkezinin belirtilmesi, il ilçe ve bucak sınırlarının ve bucak adlarının değiştirilmesi bir köyün veya kasabanın veya bucağın başka bir il ve ilçeye bağlanması, mühim mevki ve tabii arazi adlarının değiştirilmesi İçişleri Bakanlığının kararı ve Cumhurbaşkanının onayı ile; (D) bendinde de; kaza kurulmasında ve kaldırılmasında, bir kazanın başka bir vilayete bağlanmasında ve merkezinin belirtilmesinde, sınırlarının değiştirilmesinde ve (B, C, Ç) fıkralarında yazılı hallerde ilgili vilayetler idare heyetleriyle umumi meclislerinin mütalaaları alınır, düzenlemelerine yer verilmiştir.
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 442 sayılı Köy Kanunu, 1580 sayılı Belediye Kanunu, 3360 sayılı Kanunla değişik 13/3/1329 tarihli İl Özel İdaresi Kanunu ile bu Kanunlarda değişiklik yapan ve bu Kanunlara bazı maddeler ekleyen kanunların ilgili hükümlerine göre hazırlanan ve 11.05.1988 günlü, 19811 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sınır Anlaşmazlığı Mülki Ayrılma ve Birleşme ile Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkındaki Yönetmeliğin, "Sınırların Değişmezliği" başlıklı 4'üncü maddesinde; "5442 sayılı İl İdaresi Kanununa göre belirlenmiş sınırların değişmezliği esastır. Mevcut sınırın değiştirilmesi ancak, sınır noktalarının belirginlik ve değişmezlik niteliklerini yitirmiş olması, idari birimlerin sosyal, ekonomik idari ve coğrafi durumlarında eskiye oranla farklılıkların meydana gelmesi ve bu sonuçların sınır anlaşmazlığına yol açmış olduğunun Bakanlıkça tespit edilmesi halinde mümkündür." hükümleri yer almıştır.
Aynı Yönetmeliğin 9'uncu maddesinde ise; İhtilaflı yerde İl İdaresi Kanunu ve 442 sayılı Köy Kanununa göre çizilmiş bir sınırın olup olmadığının, çizilmiş bir sınır varsa toprak üzerinde uygulanabilirliğinin araştırılacağı, sınır yok ise veya çizilmiş olan sınır noktaları arazide belirginlik ve değiştirilmezlik niteliğini yitirmişse, yeniden sınır çizilmesini gerektiren coğrafi, ekonomik, hukuki ve idari nedenlerin açıklanacağı, yeni bir sınır öneriliyorsa değişiklik gerekçelerinin de açıkça gösterileceği, ayrıca sınırın başlangıç ve bitiş noktlarının diğer köylerin sınırı ile çakışıp çakışmadığının incelenerek gerek görülürse ilgili köylerin yetkililerinin de çağrılıp görüşlerinin alınacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Adana İli, Kozan İlçesi, Merkez bucağına bağlı Akkaya Köyü ile Kayseri İli, Yahyalı İlçesi, Merkez Bucağına bağlı Burhaniye Köyü arasında kalan ve 1941 yılında çizilen sınırın yeniden çizilmesi yönündeki başvurunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü işlemi, 1941 tarihli sınır hattının sabit ve belirgin nitelikte olmadığı gerekçesiyle … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine dava konusu kararname ile iki köy arasındaki sınırın yeniden belirlendiği, davacı köy tüzel kişiliğince iki köy arasındaki sınır hattının belirlenmesinde daha önceki yargı kararına uyulmadığı, yeni çizilen sınır hattında yer alan Çamurlu mevkii'nin sabit ve belirgin nitelikte olmadığı, iki köy arasındaki sınır hattının tabii ve bilinen bir hat olan "İnderesi" mevkiinden geçmesi gerektiği öne sürülerek anılan Sınır Tespit Kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Danıştay Sekizinci Dairesince dava konusu sınır anlaşmazlığının çözümü için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek 09.07.2007 gününde yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu kararnamede belirlenen sınır hattının geçtiği tüm noktaların sabit, değişmez, toprak üzerine uygulanabilir nitelikte olduğu, sınırın tarafların ekonomik, sosyal, idari, coğrafi ve hukuki durumları ile nüfus ve hayvancılık yönünden ihtiyaçlarına uygun olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bu durumda, konunun uzmanı olan bilirkişilerce düzenlenen ve karara esas alınabilecek nitelikte olduğu sonucuna varılan bilirkişi raporunda iki il arasındaki sınırın yürürlükteki Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak sabit ve değişmez nitelikte olan, uygulanabilirliği bulunan ve tarafların ihtiyaçları ve durumlarına uygun olduğu tespit edilen sınırın belirlenmesine ilişkin dava konusu 28.04.2004 gün ve 2004/5827 sayılı Sınır Tespit Kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, davanın reddi yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/12/2007 tarih ve E:2005/2766, K:2007/6690 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/01/2013 tarih ve E:2008/598, K:2013/167 sayılı kararı ile usul yönünden bozulduğu görülmekle, bozma kararına uyularak ve 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesinde yer alan; "...(2) Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır. (3) Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır." hükümleri ve aynı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 13. fıkrasındaki "1'inci maddeye göre tüzel kişiliği kaldırılan belediye ve köylerin mahkemelerde süren davalarında katıldıkları ilçe belediyesi taraf olur." hükmü gereğince; davacı Akkaya Köyü'nün tüzel kişiliğinin kaldırıldığı ve Kozan Belediye Başkanlığına mahalle olarak katıldığı görüldüğünden tüzel kişiliği kaldırılan davacı köy yerine kanun gereği mahalle olarak bağlandığı belediye başkanlığı olan Kozan Belediye Başkanlığının davacı konumuna alınmasına karar verilerek gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Bakılan dava, Adana ili, Kozan ilçesi, Merkez bucağına bağlı Akkaya Köyü ile Kayseri ili, Yahyalı ilçesi, Merkez Bucağına bağlı Burhaniye Köyü arasında kalan iki il arası sınırın belirlenmesine yönelik 28/04/2004 tarih ve 2004/5827 sayılı müşterek kararnamenin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla iptali istemiyle açılmıştır.



İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Sınır Anlaşmazlığı, Mülki Ayrılma ve Birleştirme ile Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkındaki Yönetmeliğin 4. maddesinde, "5442 sayılı İl İdaresi Kanununa göre belirlenmiş sınırların değişmezliği esastır. Mevcut sınırların değiştirilmesi ancak sınır noktalarının belirginlik ve değişmezlik niteliklerini yitirmiş olması, idari birimlerin sosyal, ekonomik, idari ve coğrafi durumlarında eskiye oranla farklılıkların meydana gelmesi ve bu sonuçların sınır anlaşmazlığına yol açmış olduğunun Bakanlıkça tespit edilmesi halinde mümkündür."; 5. maddesinde, "5442 sayılı İl İdaresi Kanunu kapsamına giren sınır anlaşmazlıklarıyla ilgili olarak valiliklere intikal eden müracaatlar üzerine valilikçe;
A) İhtilaflı yerde daha önce 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa, 442 sayılı Köy Kanununa veya 1580 sayılı Belediye Kanununa göre çizilmiş bir sınırın mevcut olup olmadığı araştırılır.
B) İhtilaflı yerde daha önce kararname ile çizilmiş bir sınır bulunup bulunmadığının kesin olarak belirlenmesi amacıyla Bakanlıktan arşiv incelemesi istenir.
C) Bu şekilde çizilmiş bir sınır varsa uygulama imkanlarının bulunup bulunmadığı araştırılır. Uygulama imkanları bulunamıyor ve yeniden sınır çizilmesi gerekiyorsa bunun hukuki bir idari sebepleri açıklığa kavuşturulur.
D) Anlaşmazlığın orman, mer'a, otlak, yaylak, kışlak veya su anlaşmazlığı mahiyetinde olup olmadığı araştırılır. Anlaşmazlığın bu gibi sebeplerden kaynaklandığı anlaşılırsa dosya düzenlenmez ve ihtilafın 5442 sayılı Kanun kapsamı dışında olduğu belirtilerek sözü edilen konularla ilgili mevzuata göre işlem yapılmasının gerektiği taraflara duyurulur."; 9. maddesinde ise, "Yetkili kurullar sınır anlaşmazlığıyla ilgili olarak, aşağıda yazılı esaslara uygun şekilde inceleme yaparlar ve dosya düzenlerler:
A) Anlaşmazlık çıkan sınırla ilgili olarak önceden 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa, 442 sayılı Köy Kanununa ve 1580 sayılı Belediye Kanununa göre çizilmiş bir sınır bulunup bulunmadığını taraflardan sormak suretiyle araştırırlar. Varsa asılları veya örnekleri dosyasına eklenir.
B) Anılan kanunlara uygun şekilde çizilmiş sınırlar varsa, bunların toprak üzerine uygulanabilirliğinin bulunup bulunmadığını araştırırlar. Uygulanabilirliği varsa 4 üncü madde çerçevesinde yeni bir sınır tespitinin gerekli olup olmadığının valilik ve Bakanlıkça belirlenmesi için yeni bir talimat verilinceye kadar, incelemeyi durdurur ve durumdan valiliği, valilikler de Bakanlığı haberdar ederler. Uygulanabilirliği yoksa yeniden sınır çizilmesini gerektiren coğrafi, sosyal, ekonomik, hukuki ve idari sebepleri belirlerler. Teklif edilen yeni sınır çizgisi ile ilgili değişiklik gerekçeleri açıkça gösterilir.
C) 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa göre çizilen sınırlar aynı zamanda idari ve adli kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanlarını da belirlediğinden, yeni sınır çizilirken idari birimler arasında toprak boşluğu kalmayacak şekilde teklifte bulunulur.


D) Teklif edilen sınır çizgisinin başlangıç ve bitiş noktalarının netlik ifade etmesine dikkat edilir. Sınırların bayır, sırt v.b. gibi netlik ifade etmeyen yerlerden başlatılması ve böyle yerlerden bitirilmesi yoluna gidilmeyip belli noktalar tercih edilir.
E) Köy Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtildiği üzere, eskiden beri bir köyün malı sayılan bütün tarla, bağ, bahçe, çayır, zeytinlik, palamutluk, baltalık ve otlakların imkanlar ölçüsünde aynı köyün sınırı içinde kalmasını sağlayacak biçimde sınır çizgisi teklif edilir.
F) Sınırın başlangıç ve bitiş noktalarının diğer köylerin sınırı ile çakışıp çakışmadığını incelerler. Çakışıyorsa veya böyle bir ihtimal varsa, ya da başka sebeplerle gerek görülürse, ilgili köy veya köylerin yetkilileri de çağrılarak görüşleri alınır.
G) Yeni sınır çizgisi tespit edilirken "hattı-balayı" (doruk çizgisi; tepelerin en yüksek noktasından geçen hayali çizgi) ve "sırtı takip ederek" gibi tariflere yer verilirse, bu eğrilerin (münhanilerin) sınır krokileri üzerinde açıkça görülecek biçimde çizilmesi ve yollarla eğrilerin birbirlerine karışmamaları için değişik renklerle işlenmesi sağlanır.
H) Yetkili kurullarca teklif edilen sınırla ilgili olarak düzenlenen krokilere sınır noktalarının 1/25.000 ölçekli paftadaki adı yazılmakla birlikte, eğer varsa mahalli adı da parantez içinde gösterilir. Sınır noktalarının paftada yazılı bir adı olmadığı takdirde varsa mahalli adı yazılır.
I) Yetkili kurullarca sınır tespit noktaları olarak teklif edilen fakat, 1/25.000 ölçekli paftada görülmeyen sınır noktaları krokisine işaretlenir ve 1/25.000 ölçekli paftada görülen belli noktalara göre de tarifi yapılır.
J) Teklif edilen sınır noktaları 1/25.000 ölçekli paftada görülen arazi yüzeyine uygun şekilde tarif edilir, "krokide gösterildiği gibi" ifadeler kullanılmak suretiyle krokiye atıfta bulunulmaz.
K) Teklif edilen sınır noktaları arazi üzerinde belirli olan noktalardan geçirilir. "Dumanlı Sırt", "Altyazı Düzü", "Kıraç Mevkii" gibi geniş bir alanı kapsayan mevkiler sınır noktası olarak gösterilmez. Sınırın böyle bir geniş alandan geçirilme mecburiyeti varsa, bu saha içerisinde belirli ve değişmez bir nokta bulunarak tarifi yapılır.
L) Teklif edilen sınır çizgisi 442 sayılı Köy Kanunu ile 1580 sayılı Belediye Kanunu'nda da belirtildiği gibi dere, tepe, yol, menfez, köprü, kuyu ve çeşme gibi sabit nokta ve yerlerden geçirilir. Mesela; "Murat'ın Tarlası", "Ahmet'in Ağılı" gibi sınır noktaları değişmez sınır noktası olarak kabul edilmez. Gene "Hüseyin'in Tarlası", "Ekinlik Mevkii" (A) veya (B) köyünde kalacak biçimindeki ifadelerle şartlı sınır çizgisi teklifi yapılmaz.
İhtilaflı sınır üzerinde belirli ve değişmez noktalar aranır ve krokisinde gösterilir. Bulunamadığı takdirde, bu durum açıklanır ve beton kazıklarla değişmez noktalar tespit edilerek 1/25.000 ölçekli paftada gösterilen belirli noktalara göre bu noktaların tarifi yapılır. Kadastro ve tapulama komisyonlarının diktiği poligon taşları bu Yönetmeliğin amacına uygun belirli ve değişmez sınır noktası olma özelliğini taşımadıklarından, bu taşlardan geçen bir sınır hattı teklifi yapılmaz.

M) Sınırların açık şekilde çizilmesi zorunludur. Bu sebeple "A" deresini takiben "X" tepesi denildiğinde sınırın, "A" deresinin hangi noktasından ayrılarak "X" tepesine ulaşacağı 1/25.000 ölçekli pafta üzerindeki değişmez ve belirli noktalar yardımıyla açıklanır.
N) Sınır, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan nehirler için talveg (bir derenin en büyük eğim çizgisi olup, sular o çizgi boyunca akar) çizgisi şeklinde, göller için gölün iki yakasında belirlenen ve 1/25.000 ölçekli paftada görülen değişmez ve belirli iki nokta arasındaki doğru hat biçiminde çizilir. (22/03/1971 tarih ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nda belirlenen esaslar göz önünde bulundurulur.)
O) Sınır çizgisini iki nokta arasında bir eğri şeklinde çizmek gerektiğinde bu bükülme ve kırılma noktaları araziye ve 1/25.000 ölçekli paftaya göre ayrıca tarif edilir.
P) Anlaşmazlık konusu olan sınır, bir yayladan geçiyorsa, bu yayla ile sınır irtibatı ve faydalanma hakkı bulunan köylerle, sınır irtibatı olmadığı halde, eskiden beri bu yayladan faydalanan diğer köy yetkilileri de dinlenir.
R) Sınır anlaşmazlığı bulunan yerde Devlet ormanı bulunuyorsa, inceleme sırasında orman teşkilatından da eleman alınarak görüşlerinden faydalanırlar. Ancak ormandan faydalanmayı A veya B köyüne bırakma şartı ile bir sınır teklifi yapılamaz. " kuralına, 47. maddesinde de, "Bu Yönetmelikte yazılı işlemleri sonuçlandırıcı mahiyetteki idari tasarruf yetkisinin kullanılması sırasında Bakanlık, illerdeki yetkili kurulların aldıkları kararlara uymak zorunda değildir. Bu kararlara katılabileceği gibi, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 2. maddesinde yazılı yetkisini kullanarak, farklı bir karar da alabilir.
Bakanlık, bu tasarrufu yaparken dosyada mevcut bilgilerle yetinebileceği gibi, lüzum görmesi halinde Bakan adına yetkili bir komisyon kurmak suretiyle mahallinde de inceleme yaptırabilir.
Bakanlık, yapılacak işlemin ve alınacak kararın tespiti sırasında anılan komisyonun teklifine dahi uymak zorunda değildir.
Bakanlıkça, üçlü kararname konusu olan işlemlerde de yukarıda belirtildiği şekilde düzenleme yapılabilir.
Sınır kararnamelerinde, tarafların karşı taraf sınırı içinde kalan genel ve özel haklarının mahfuz olduğu belirtilir." düzenlemelerine yer verilmiş bulunmaktadır.

Dava Konusu Müşterek Kararnamenin İncelenmesi:
Dava dosyasının incelenmesinde; Adana ili, Kozan ilçesine bağlı Akkaya Köyü ile, Kayseri ili, Yahyalı ilçesine bağlı Burhaniye Köyü arasında kalan ve 1941 yılında çizilen sınırın yeniden çizilmesi yönündeki başvurunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü işleminin 1941 tarihli sınır hattının sabit ve belirgin nitelikte olmadığı gerekçesiyle …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, dava konusu kararname ile taraf köyler arasındaki sınırın belirlendiği anlaşılmaktadır.


Davacı köy vekilince, yeni çizilen sınır hattında yer alan Çamurlu Mevkii'nin sabit ve belirgin nitelikte olmadığı, bu yönüyle İdare Mahkemesi kararına uyulmadığı, sınır hattının tabii ve bilinen bir hat olan "İnderesi" mevkiinden geçmesi gerektiği öne sürülmektedir.
Dava konusu Adana ili, Kozan ilçesi, Merkez bucağına bağlı Akkaya Köyü ile Kayseri ili, Yahyalı ilçesi, Merkez Bucağına bağlı Burhaniye Köyü arasında kalan iki il arası sınırın belirlenmesine yönelik 28/04/2004 tarih ve 2004/5827 sayılı müşterek kararnamenin iptali istemiyle açılan bu davada, sınırın; Sınır Anlaşmazlığı, Mülki Ayrılma ile Birleşme Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen ilkeler çerçevesinde belirlenip belirlenmediğinin incelenmesi amacıyla Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/06/2006 tarihli ara kararı uyarınca 09/07/2007 tarihinde yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda özetle; dava konusu kararnamede belirlenen sınır hattının geçtiği tüm noktaların sabit, değişmez ve toprak üzerine uygulanabilir nitelikte olduğu, sınırın tarafların ekonomik, sosyal, idari, coğrafi ve hukuki durumları ile nüfus ve hayvancılık yönünden ihtiyaçlarına uygun bulunduğu belirtilmiştir.
Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, raporun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacı tarafından rapora yapılan itirazlar, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.
Bu durumda, bilirkişi raporu karara esas alınabilecek nitelikte görüldüğünden, sabit ve değişmez nitelikte olan, topraküstü uygulanabilirliği bulunan ve tarafların ihtiyaçları ve durumlarına uygun olduğu tesbit edilen sınırın belirlenmesine ilişkin müşterek kararnamede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi