
Esas No: 2015/2054
Karar No: 2020/5510
Karar Tarihi: 01.12.2020
Danıştay 10. Daire 2015/2054 Esas 2020/5510 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2015/2054
Karar No : 2020/5510
DAVACI : … Havacılık İşletmesi A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
2- … Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU :
Davacı tarafından, 29/04/2015 tarihli Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Ücret Tarifesinin Hava Seyrüsefer Daire Başkanlığı bölümünün 3. maddesinin iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu düzenleme nedeniyle yatırılan ücretin iade edilmemesinin hak kaybı oluşturduğu, uçuş izin başvurularının kabul edilmesinde somut kriterler olmadığı, uçuş izin başvurularının firmalardan kaynaklanmayan sebeplerle reddinde dahi ücret iadesi yapılmayacağı, Anayasal kişi hak ve özgürlüklerinin ihlali olduğu ve idare tarafından kamu yararına ve hukuka aykırı davranıldığı ileri sürülmüştür.
DAVALI
BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI :
Davalı Bakanlık tarafından, dava konusu düzenlemenin işleticiler tarafından hava sahasının keyfi olarak NOTAM'lanmasının önüne geçilmek ve diğer hava sahası kullanıcılarının o bölgeleri kullanmasını engellememelerini sağlamak amacıyla getirildiği, uçuş müsaadesi verilmesi ile tüm hava sahası kullanıcılarına duyurulduğu, müsaade yayımlandıktan sonra o sahanın başka kullanıcılar tarafından kullanılamadığı, bu nedenle işletmelerin keyfi olarak gerçekleştirmedikleri uçuşların o hava sahasını kullanmayı engelledikleri göz önünde tutulunca ücret iadesi talep edilmesinin haksız olduğu, dava konusu maddenin keyfiliği önlemek için getirildiği, hava sahasının uçulmamasına rağmen uzun süre NOTAM'lı olarak kalmasının önlenmesinin amaçlandığı, düzenlemenin mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde getirildiği ve hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DAVALI ... GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN SAVUNMASI :
Davalı Genel Müdürlük tarafından, uçuş emniyetini sağlamanın en önemli görevleri olduğu, düzenlemenin yerli ve yabancı işletmeciler tarafından Türk hava sahasının keyfi olarak NOTAM'lanmaması, birden fazla bölgenin NOTAM'lanarak diğer hava sahası kullanıcılarının o bölgeleri kullanmasını engelleyerek haksız rekabetin önlenmesinin amaçlandığı, ücret tarifesinin mevzuat uyarınca verilen yetkiye istinaden belirlendiği ve Bakanlığın onayı ile yürürlüğe girdiği ve hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan davalı idare tarafından ilan edilen ve Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından onaylanarak yürürlüğe giren 29.4.2015 tarihli Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Ücret Tarifesinin 3'üncü maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Devamlı ve hızlı bir gelişme gösteren, ileri teknolojinin uygulandığı, sürat ve emniyet faktörlerinin büyük önem taşıdığı sivil havacılık sahasındaki faaliyetlerin ulusal çıkarlarımız ve uluslararası ilişkilerimize uygun bir şekilde düzenlenmesini sağlamak amacıyla uygulamaya konulan 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun "Ücret tarifeleri" başlıklı 37'nci maddesinde, havaalanlarının kullanılması ve tesislerinden faydalanılması ve verilen hizmetlerin karşılığında alınacak ücretlerin, yapılacak tarifelerle saptanacağı, yapılmış olan tarifelerin, Ulaştırma Bakanlığının onayı ile yürürlüğe gireceği, 5/6/1945 tarih ve 4749 sayılı Kanunla onaylanan Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması hükümlerinin saklı olduğu; 93'üncü maddesinde de, uçuş sırasında; a)Tehlike ve zorunlu durumlar hariç paraşütle atlamanın, b) Akrobatik Uçuş veya benzeri hava gösterileri yapmanın, c) Zirai mücadele dışında yere herhangi bir madde atmak, dökmek veya boşaltmanın, yangınla mücadele uçakları hariç yerden herhangi bir madde almanın, d) Fotoğraf çekme yasağı olan yerlerin fotoğrafını çekmenin, e) Herhangi bir madde veya nesneyi çekmek veya uçağın nizami kullanılma şeklinin dışında taşımanın, f) Her türlü reklam ve propaganda niteliğinde faaliyette bulunmanın, g) Silah, cephane, her nevi harp malzemeleri, patlayıcı, yanıcı, tahrip edici ve aşındırıcı madde, zehirli gaz, nükleer yakıt, radyoaktif madde, can ve mal güvenliği yönünden tehlikeli olduğu saptanmış her nevi katı, sıvı ve gaz halinde madde taşımanın, h) Görülen hizmetin ve içinde bulunulan durumun gerektirdiğinin dışında yayın ve haberleşme yapmanın, yasak olduğu, hükümlerine yer verilmiş olup; 10.11.2005 tarihinde kabul edilen 5431 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Ulaştırma Bakanlığına bağlı, kamu tüzel kişiliğini haiz, özel bütçeli Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün teşkilat, görev, yetki ve sorumlulukları ile ilgili esaslar düzenlenmiş, anılan Kanunun 4'üncü maddesinin u bendinde, kurumun faaliyet alanları ile ilgili fiyat tarifelerini belirlemek ve Bakan onayına sunmak, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden; sivil havacılık hizmeti veren gerçek ve tüzel kişilerin. Milli güvenliği veya kamu düzenini tehlikeye sokmadan, kendilerinden ücret karşılığı hava taşımacılığı hizmeti satın alacak kişileri, yüklerini veya her ikisini birlikte taşıyacakları, uçuş emniyetinin sağlanmasının da Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan; Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilen ve üllkemizin de taraf olduğu Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü, Avrupa Sivil Havacılık Konferansı ve Avrupa Havacılık Otoriteleri Birliği tarafından uluslararası sivil havacılığın güvenli ve düzenli bir şekilde büyümesinin ve ekonomik hava taşımacılığı hizmeti verilmesinin sağlanması amacıyla bu konuda uluslararası standartlar belirlendiği gibi; Devletin ekonomik ve sosyal alanda Anayasa ile kendisine verilen herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak görevini sürdürebilmesi amacıyla bazı kurallar getirebileceği açıktır.
Bütün bu amaçların gerçekleştirilebilmesi amacıyla, 2920 ve 5431 sayılı Kanunların verdiği yetki ile hareket eden Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Ücret Tarifesi ile: Havaalanları Daire Başkanlığı, Hava Seyrüsefer Daire Başkanlığı, Uçuş Operasyon Daire Başkanlığı ve Uçuşa Elverişlilik Daire Başkanlığı tarafından verilen hizmetler ile ilgili ücretler belirlenmiş olup; söz konusu düzenlemenin dava konusu edilen kısmında hukuka, kamu yararına, hizmetin gereklerine ve dayanılan üst norma aykırılık görülmemiştir
Dava dilekçesinde ileri sürülen diğer iddialarda da yasal isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Bakılan dava, 29/04/2015 tarihli Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Ücret Tarifesinin Hava Seyrüsefer Daire Başkanlığı bölümünün 3. maddesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan
18/11/2005 tarih ve 25997 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun "Görevler ve yetkiler" başlıklı 4. maddesinde; "... m) Sivil hava araçlarıyla emniyetli uçuş operasyonları yapmak için gerekli olan önlemleri almak, denetimler yapmak ve belge düzenlemek, onaylamak, yenilemek, iptal etmek ve kayıtları tutmak.
p) Bu Kanunda öngörülen görev ve yetkileri yerine getirmek üzere yönetmelik ve genelgeleri hazırlamak.
r) Sivil havacılıkla ilgili teknik alt yapıya ilişkin düzenlemeler yapmak ve uygulanmasını sağlamak.
u) Kurumun faaliyet alanları ile ilgili fiyat tarifelerini belirlemek ve Bakan onayına sunmak.",
19/10/1983 tarih ve 18196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun "Ücret tarifeleri" başlıklı 37. maddesinde ise; "Havaalanlarının kullanılması ve tesislerinden faydalanılması ve verilen hizmetlerin karşılığında alınacak ücretler, yapılacak tarifelerle saptanır. Yapılmış olan tarifeler, Ulaştırma Bakanlığının onayı ile yürürlüğe girer." hükümleri yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava Konusu Düzenlemenin İncelenmesi:
Devamlı ve hızlı bir gelişme gösteren, ileri teknolojinin uygulandığı, sürat ve emniyet faktörlerinin büyük önem taşıdığı sivil havacılık sahasındaki faaliyetlerin ulusal çıkarlarımız ve uluslararası ilişkilerimize uygun bir şekilde düzenlenmesini sağlamak amacıyla yürürlüğe konulan Türk Sivil Havacılık Kanunu, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin havacılık sahasındaki faaliyetlerini kapsamakta olup, Türk hava sahasının hava araçları tarafından bu Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde kullanılacağı aynı Kanunun 5. maddesinde hüküm altına alınmıştır.
29/04/2015 tarihli Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Ücret Tarifesinin Hava Seyrüsefer Daire Başkanlığı bölümünün dava konusu 3. maddesinde; işletmeler tarafından uçuşun meteorolojik nedenler ve arıza sebebiyle yapılamamasının belgelenmesi durumunda ücret iadesi yapılabileceği, bu sebepler dışında ücret iadesi yapılamayacağı ve sonraki uçuşlar için kullanılamayacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat kapsamında davalı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün kurumun faaliyet alanları ile ilgili fiyat tarifelerini belirlemek ve Bakan onayına sunmak hususunda kendisine verilen yetki kapsamında belirlemiş olduğu ücret tarifesini Bakan Olur'u ile yürürlüğe koyduğu, tarifedeki dava konusu düzenleme ile de zorunlu nedenler olmadıkça uçuşun gerçekleştirilmemesi halinde ücret iadesi taleplerinin kabul edilmeyeceği duyurularak işletmeler tarafından keyfi davranılmasının önüne geçilmesinin ve işletmelerin talepte bulunurken daha dikkatli ve özenli olmalarının sağlanmasının amaçlandığı görülmekte olup, getirilen düzenlemede kamu yararına, üst normlara ve hukuka aykırılık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.