
Esas No: 2008/12486
Karar No: 2009/1910
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2008/12486 Esas 2009/1910 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : KARAMÜRSEL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/06/2004
NUMARASI : 2002/438-2004/255
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, çekişme konusu 66 parsel sayılı taşınmazda bulunan 20 nolu bağımsız bölümün, gerçekte davacı S. Ç.’e ait olmasına rağmen, tapu kaydının eniştesi diğer davacı N. adına oluştuğunu, davacı S.’nın davalıdan almış olduğu borca karşılık teminat amacıyla davalıya temlik edilen bağımsız bölümün, borcun ödenmiş olmasına rağmen iade edilmediğini ileri sürerek, davalı adına olan kaydın iptali ile davalı S. adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, iddianın yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın yazılı delille kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi . . raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar ortaklaşa verdikleri dava dilekçesinde; çekişme konusu 66 parsel sayılı taşınmazda kain 20 nolu bağımsız bölümün gerçekte davacı .e ait olmasına rağmen diğer davacı N.adına kayıt oluşturulduğunu, S.nın aldığı borca karşılık ve onun talimatıyla bu bağımsız bölümün davalıya temlik edildiğini, borç ödenmiş olmasına karşın taşınmazın iade edilmediğini ileri sürerek kaydın iptali ile yalnızca davacı S. adına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece yazılı delil ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İddianın açıklanan içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle davada inançlı işlem iddiasına dayanıldığı açıktır ve bu olgu mahkemenin de kabulündedir.
Hemen belirtilmelidir ki; Üsküdar 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen 2002/865 Esas sayılı davada 20.04.2004 tarih ve 171 sayılı kararla davacı Semra tarafından davalıya 01.10.1998 tarihinde temlik edilen bağımsız bölümün inançlı işlemden sözedilerek davanın kabulüne, taşınmazın yeniden davacı N.adına tesciline, Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen 2002/568 Esas sayılı davada 19.12.2006 tarih ve 1325 sayılı kararla 3 nolu bağımsız bölümün davacı S. adına tesciline karar verildiği, sözü edilen kararlar ile gerek anılan dava dosyaları içeriği ve kesinleşmiş kararların tarafların arasındaki işlemlerin inanca dayalı olması açısından güçlü delil oluşturduğu, eldeki davada temlik edilen taşınmazın da temlik tarihinin Üsküdar’daki 18 nolu bağımsız bölüm ile aynı gün olduğu, davalı C.e devir edilmiş olmasına karşın, davacı S.’nın kızı Banu’nun bu bağımsız bölümü kiraya verdiği, bir kısım vergilerinin davacı tarafça ödendiği, su ve elektrik aboneliğinin devam ettiğinin beyan edildiği, her üç dosyadaki senetler ve ödeme belgeleri gözetildiğinde yazılı delil başlangıcının tanık beyanları ile desteklendiği ve önceden verilen kararların da güçlü delil teşkil ettiği kabul edilmelidir.
Öte yandan taşınmaz davacılardan Nail tarafından kayden davalıya devredilmiş ise de; davacı S.ile birlikte davacı N.de davanın kabulünü ve taşınmazın S.adına tescilini istemiştir. Bilindiği üzere, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. (HUMK. 74,76.md.)
Hal böyle olunca; davanın kabulü ile 20 nolu bağımsız bölümün davacı S. adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddedilmesi doğru değildir. Davacıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.2.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.