
Esas No: 2018/4195
Karar No: 2020/4967
Karar Tarihi: 01.12.2020
Danıştay 7. Daire 2018/4195 Esas 2020/4967 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4195
Karar No : 2020/4967
TEMYİZ EDEN (DAVALI):... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı beyannameyle ... tarih ve ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında geçici olarak ithal edilen eşyanın, işlendikten sonra ihraç edildiğinden bahisle, taahhüt hesabının kapatılmasından sonra, ihracata ilişkin belgelerin gerçeği yansıtmadığının tespit edilmesi ve taahhüt hesabının re'sen müeyyideli olarak kapatıldığının bildirilmesi üzerine, anılan eşyaya isabet eden gümrük ve katma değer vergisi ve dampinge karşı vergi ile hesaplanan faizin ve kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile fon payı üzerinden hesaplanan cezai faizin tahsili amacıyla tesis edilen işleme vaki itirazın reddine ilişkin kararın iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, davacı şirketin Halkalı Gümrük Müdürlüğü'nden yapmış olduğu ihracat işlemlerine ilişkin olarak yapılan inceleme ve soruşturma sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda yer verilen tespitlerin gerçek olmadığına yönelik davacı tarafından somut bilgi ve belgelere dayalı olarak bir iddiada bulunulmaması sadece raporun varsayıma dayalı olduğunun ve yurt dışı araştırmasında bulunulmadığının ifade edilmesi hususu ile birlikte anılan raporda yer alan "ihracat işinde taşıma işini yapan tır sahiplerinin bahsi geçen nakliyeyi yapmadıklarına yönelik beyanları, taşıma yaptığı görülen tırlara ilişkin tır karneleri ile davacıya ait ihracat beyannamelerinin karşılaştırılmasında tır karnesinde görülen yükle ihracat beyannamelerinde görülen eşyanın örtüşmemesi, bu taşımaların bir kısmında taşımanın yapıldığı ülke ile anılan firmaların ihracat yaptığı ülkenin farklı olması" şeklindeki somut tespitler dikkate alındığında, beyanname muhteviyatı eşyaların dahilde işleme izin belgesi kapsamında yurda getirildiği halde mamul madde bünyesinde kullanılarak yurt dışı edilmediği ve böylece serbest dolaşımda kaldığı sonucuna varıldığından beyanname kapsamında alınan teminatların %90'lık kısmının tahakkuk işleminin tebliğinden önce davacıya iade edilmiş olması ve beyannamede ödeme şeklinin "mal mukabili" olarak belirtilmesi sebebiyle, kaynak kullanımını destekleme fon payı tahakukukunun da 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Kararı'nın "Fon'un Kaynakları" başlıklı 3. maddesinin (d) bendi uyarınca yapılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemin, tahakkuka konu gümrük vergisi, katma değer vergisi, kaynak kullanımını destekleme fonu, kaynak kullanımını destekleme fonuna bağlı katma değer vergisi, dampinge karşı vergi ile bu vergilere bağlı olarak hesaplanan faizlerin %90 oranına isabet eden kısımlarında hukuka aykırılık; işlemin, tahakkuka konu vergiler ile bu vergilere bağlı olarak hesaplanan faizlerinin %10'lık kısmı yönünden ise, teminatın %10'lık kısmının idarenin elinde bulunması nedeniyle giriş esnasında tahakkuk ettirilerek teminata bağlanan ithalat vergilerinin vadesi belli olmadığından, öncelikle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca vadenin belirlenmesi; ardından da, teminatlı alacakların takip ve tahsilini düzenleyen 56. maddesi uyarınca tesis edilecek işlemle takibatın gerçekleştirilmesi gerekirken bu usullere uyulmadan yapılması sebebiyle hukuka uyarlık görülmediği; davaya konu işlemin kaynak kullanımını destekleme fonu üzerinden müeyyide olarak hesaplanan cezai faize ilişkin kısmına gelince, kaynak kullanımını destekleme fonu üzerinden, Bakanlar Kurulu Kararı eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar'ın 8. maddesi uyarınca müeyyide olarak cezai faiz hesaplanmasının Anayasa'nın 38. maddesinde ifade edilen "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturacak olması sebebiyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.