Abaküs Yazılım
10. Daire
Esas No: 2015/4907
Karar No: 2020/5496
Karar Tarihi: 01.12.2020

Danıştay 10. Daire 2015/4907 Esas 2020/5496 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2015/4907
Karar No : 2020/5496

DAVACI : … Barosu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / …

DAVANIN KONUSU : 30/09/2015 tarih ve 29488 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/10/2015 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin "Gider avansı" başlıklı 3. maddesinde yer alan "Gider avansı her türlü tebligat ve posta ücretleri keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri ile dosyanın Yargıtay'a gidiş dönüş ücretleri gibi giderleri kapsar." yönündeki 2. cümlesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuk yargılama usulünde serbest delil sistemi ile taraflarca hazırlama ilkelerinin kabul edildiği, dayanak Kanunda ise dava konusu Tarifede gösterilen delil ikame avanslarının, dava başında peşinen ödenmesinin istenmediği, tarafların "ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı" verilen kesin süre içinde yatırmasının aksi halde ise anılan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayıldığının hükme bağlandığı belirtilerek, dava konusu düzenlemenin dayanağı Kanuna, hukuka ve mahkemeye erişim hakkını kısıtladığı, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Taslağını hazırlayan Bilim Komisyonunca, yargılama giderlerinin peşin istenilmesinin kararlaştırıldığı, avansın yetmemesi durumunda başvurulan davacılara tamamlatılması yönteminin yargılamanın uzamasına sebebiyet vermesi sebebiyle yargılamanın muhtelif aşamalarında ödenen giderlerin peşin olarak davanın başında ödenmesinin kararlaştırıldığı, ödeme gücü bulunmayanların adli yardımdan faydalanabildiği ve hak arama özgürlüğünün kısıtlanmadığı belirtilerek düzenlemenin mevzuata uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ….
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 30.09.2015 gün ve 29488 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 3'üncü maddesinde yer verilen "Gider avansı her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri ile dosyanın Yargıtay'a dönüş ücretleri gibi giderleri kapsar." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacı tarafından, Kanunda, gider avansı konusunda idarenin istediği düzenlemeyi yapma yetkisinin bulunmadığı, düzenleme ile kişilerin tarifenin 3'üncü maddesinde belirtilen kalemler için avans ödemek zorunda bırakılmasının yargı yoluna başvurulmasını, dolayısıyla hak arama özgürlüğünü engellediği ileri sürülmekte; davalı idare tarafından verilen savunmada ise, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Taslağını hazırlayan Bilim Komisyonunca, yargılama giderlerinin peşin istenilmesinin kararlaştırıldığı, avansın yetmemesi durumunda başvurulan davacılara tamamlatılması yönteminin yargılamanın uzamasına sebebiyet vereceği, düzenlemenin mevzuata uygun olduğu belirtilmektedir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2'nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu, "Devletin temel amaç ve görevleri" başlıklı 5'inci maddesinde ise, Devletin temel amaç ve görevlerinin, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak, olduğu, 125'inci maddesinde ise, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, hükümlerine yer verilmiş olup, bu hükümlerle "sosyal devlet" gereğinin yerine getirilmesi yönünde idarelere Anayasal bir sorumluluk yüklenmiştir. Bu durumda, Anayasanın 2'nci maddesine göre, bir Hukuk Devleti olarak nitelendirilen Türkiye Cumhuriyeti bireylerinin ekonomik ve sosyal durumlarını etkileyecek keyfi uygulamalara neden olunmaması için kişilere getirilecek yükümlülüklerin yasalarla belirlenmesi şarttır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, davacının, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu; 2'nci fıkrasında ise, avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği, hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükme göre, davacılar tarafından dava açılırken ödenmesi gereken gider avansı tutarının her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılabilecek olan tarife ile belirlenebileceği açıktır. Ancak, giderler Kanunda isim isim sayılıp belirlenmediğinden, yargılamanın sürdürülebilmesi için mutlaka karşılanması gerekli olan, tebligat gideri gibi zorunlu olanların gider avansı içinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Tarifenin dava konusu edilen 3'üncü maddesinde de; davacının, bu Tarifede gösterilen "gider avansı"nı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, gider avansının her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri ile dosyanın Yargıtay'a dönüş ücretleri gibi giderleri kapsayacağı, kurala bağlanmıştır.
Öte yandan; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "adil yargılanma hakkı" başlıklı 6'ncı maddesinde, "1-Herkes , gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir." düzenlemesine yer verilerek, Anayasanın 5'inci maddesinde olduğu gibi, kişinin temel hak ve hürriyetleri belirtilmektedir. Sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette kişinin hak ve hürriyetini sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engellerin kaldırılmasına, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartlar hazırlanılmasına çalışılması; Sözleşmenin 6'ncı maddesinde ifadesini bulan "hak arama özgürlüğü" ve "adil yargılanma hakkı"nın hayata geçirilebilmesi için bireylerin adalete erişiminin kolaylaştırılması ve en az giderle yargı hizmetlerinin yürütülebilir kılınması, Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır.



Bu itibarla; 6100 sayılı Kanunun 120'nci maddesine dayanılarak hazırlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 3'üncü maddesinde belirtilen kalemlerden, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre ispat ve delil niteliğinde olması nedeniyle, delil ikamesi harcına tabi tutulan keşif, bilirkişi ve tanık gibi unsurlar için gider avansı tahsil edilebileceğine ilişkin yetkinin verildiğini kabul etmek bazı davalarda, uyuşmazlık miktarına yakın tutarda gider avansı ödenmesi veya kişilerin haklı olduklarına inansalar bile yüksek tutarda istenen yargılama gideri nedeniyle dava açamayacağı anlamına gelirki, bu durum Adalet Bakanlığına verilen yetkinin amaç dışı kullanılması sonucunu doğurur. Sonuçta; hak arama özgürlüğünü ve adalete erişim hakkını kısıtlamayacak şekilde toplumun gelir düzeyi ve bu gelir grupları arasında geçimini asgari ücretle sağlayanların belirlenen bu tutarları ödeyip ödeyemeyeceği gibi ölçütler gözönünde bulundurulmaksızın yürürlüğe konulan tarifenin, dava konusu edilen kısmının; keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri ile ilgili kısmında Anayasanın eşitlik kuralı ile 6100 sayılı Kanunun 120'nci maddesinde öngörülen esas ve ölçülere uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 3'üncü maddesinde yer verilen "...keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri..." ile ilgili kısmının iptaline; davanın diğer kısmının ise reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, 30/09/2015 tarih ve 29488 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/10/2015 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin "Gider avansı" başlıklı 3. maddesinde yer alan "Gider avansı her türlü tebligat ve posta ücretleri keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri ile dosyanın Yargıtay'a gidiş dönüş ücretleri gibi giderleri kapsar." yönündeki 2. cümlesinin iptali istemiyle açılmıştır.


İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava konusu Tarifenin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Harç ve Avans Ödenmesi" başlıklı 120. maddesinde, "(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir." hükmüne ve "Avansın İadesi" başlıklı 333. maddesinde ise "(1)Hükmün kesinleşmesinden sonra mahkeme kendiliğinden, yatırılan avansın kullanılmayan kısmının iadesine karar verir. Bu kararın tebliğ gideri iade edilecek avanstan karşılanır." hükmüne yer verilmiştir.
06/08/2015 tarih ve 29437 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin "Harç, gider avansı ve delil avansının ödenmesi" başlıklı 205. maddesinin 1. fıkrasında, "(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder." düzenlemesine yer verilmiş ve 262. maddesinde 03/04/2012 tarih ve 28253 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yukarıda yer verilen 120. maddesinin 1. fıkrasına dayanılarak, dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanan ve 30/09/2015 tarih ve 29488 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin "Gider Avansı" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Davacı, bu Tarifede gösterilen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri ile dosyanın Yargıtay’a gidiş dönüş ücretleri gibi giderleri kapsar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bakılan davada, Tarifenin dayanağı olan 6100 sayılı Kanun'un 120. maddesinin lafzı ile anılan Kanunun TBMM'ye sunulan tasarısında ve Kanunla ilgili TBMM Adalet Komisyonu Raporunda belirtilen Kanunun genel gerekçesi ve madde gerekçesi incelendiğinde; madde ile 1086 sayılı Kanun'da yer almayan yeni bir düzenleme yapılarak, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğunun getirildiği, avans miktarının, davanın türü ve özelliklerine göre her yıl Adalet Bakanlığınca ilân edilecek tarifeye göre belirleneceği, maddede yapılan bu düzenlemeyle, gerekli masrafların zamanında yatırılmaması sebebiyle davaların gecikmesinin önüne geçilmesinin amaçlandığı ve tarifenin, dayanağı olan Kanun hükmünün konuluş amacına ve yukarıda anılan Yönetmeliğe paralel hükümler içerdiği görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu, 30/09/2015 tarih ve 29488 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/10/2015 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 3. maddesinin iptali istenen 2. cümlesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi