15. Ceza Dairesi 2018/8400 E. , 2018/9583 K.
"İçtihat Metni"
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda .... Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2018 tarih ve 2016/107778-2018/1705 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii .... 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.02.2018 tarih ve 2018/712 değişik iş sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25.10.2018 gün ve 94660652-105-34-6525-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2018 gün ve 2018/89205 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müştekinin, şüphelinin.... ’un 2013 yılından beri yöneticisi olduğunu, anılan apartman yönetimi banka hesabından yüksek meblağlı nakit çekimler yapıldığını, apartman defterleri ve diğer belgelere bakıldığında bu nakit ödemeyi izah edecek giderlerin mevcut olmadığını, çekilen paranın ne amaçla kullanıldığının belli olmadığını, şüphelinin aidat ödemesi yapan gerçek ve tüzel kişilere aylık aidat tahakkuku gönderdiğini, ancak bu aidat tahakkukunda gösterilen kalemlerin gerçek dışı olduğunu, özellikle personel, bakım, onarım, temizlik ve diğer malzeme kalemlerinin sıklıkla şişirildiğini, şüphelinin toplamış olduğu aidat paralarını kendi menfaati doğrultusunda kullandığından bahisle şikâyetçi olması üzerine, .... Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin söz konusu suçu işlediğine dair hakkında kamu davası açmayı gerektirir şüpheyi oluşturacak yeterli herhangi bir emare bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, şüphelinin dosyaya sunulan rapora itirazı doğrultusunda, dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve müştekinin dosyaya sunduğu uzman mütalaası raporunun da göz önünde bulundurularak, anılan yönetime ait gelir gider defterleri, işletme defterleri, karar defterleri, banka hesap ekstreleri ve diğer fatura ve benzeri evrakların dosya arasına alınarak, dosyanın alanında uzman bir bilirkişiye tevdii edilerek yeni bir bilirkişi raporu alınması suretiyle soruşturma konusu iddiaların açığa kavuşturulması ve
sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, .... 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.02.2018 tarih ve 2018/712 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, 17.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.