Abaküs Yazılım
17. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/4305
Karar No: 2016/9589
Karar Tarihi: 28.06.2016

Hırsızlık - iftira - Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2016/4305 Esas 2016/9589 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Mahkeme, hırsızlık ve iftira suçlarından sanık ...'ı mahkum etmiştir ancak temyiz talebi üzerine yapılan incelemede, sanığın suça konu malzemeleri boş bir arsadan aldığına dair beyanlarının dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olduğu ve suçlu olduğuna dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, sanığın cezasının infazı sırasında hak yoksunluklarına ilişkin TCK'nın 53. maddesindeki yeniden değerlendirme zorunluluğunu da vurgulamıştır. Mahkeme kararında, TCK'nın 43., 50., 53. ve 62. maddeleri de detaylı bir şekilde ele alınmıştır.
17. Ceza Dairesi         2016/4305 E.  ,  2016/9589 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ..."a kararın 31/12/2009 tarihinde tebliğinden sonra, sanığın diğer sanık ... ile birlikte 04/01/2010 tarihli dilekçe ile temyiz talebinde bulunduğu, bu dilekçe üzerindeki hakim havalesi ile "Dosya Gönderme Formunda" temyiz tarihi olarak 01/04/2010 tarihi gösterilmiş ise de, UYAP"ta yapılan kontrolde temyiz dilekçesinin havale tarihi ile sisteme giriş tarihinin 04/01/2010 olarak göründüğü, bu sebeple havale ve form da yazım hatası yapıldığı, sanık ..."ın temyiz talebinin süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Sanık ...’in tüm aşamalarda ezik, kırık olan ve üzerinde belediyeye ait olduğuna dair yazı olmayan suça konu malzemeleri boş bir arsadan atılmış olduğunu sanıp aldığını, hırsızlık kastıyla hareket etmediğini söylemesi, tutanak mümzisi beyanları ve dosya kapsamındaki tutanaklara göre de suça konu malzemenin çürük ve paslı, üzerindeki yazıların okunmaz halde olduğu ve boş bir alandan alındığı ve bu şekilde sanığın savunmalarının dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olduğunun anlaşılması karşısında, sanık ...’in savunmasının aksini ispat edecek şekilde yüklenen suçtan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Sanık ..."ın iftira suçu için, kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve T.C. Anayasa Mahkemesi"nin, TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK"nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Sanık ..."ın suç tarihinde sadece silinme koşulları gerçekleşmiş olan suçtan sabıkalı olması, hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması ve bu nedenle maddi bir zararın olmaması, iftira suçu için de oluşan maddi bir zararın bulunmaması, sanık hakkında “failin
geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları” gerekçe gösterilerek 5237 sayılı TCK"nın 62. maddesinin uygulanması ve hırsızlık suçunun aynı Yasa"nın 50. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine rağmen mahkemenin 5271 sayılı CMK"nın 231. maddesinin uygulanmamasını çelişki oluştaracak şekilde "sanığın geçmişte kasıtlı suçlardan mahkumiyetinin bulunması, kişilik özellikleri gözönünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeye bağlayarak hüküm kurduğunun anlaşılması,
4-5271 sayılı CMK"nın 326/2. maddesine aykırı olarak, suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama gideri olan vekalet ücretinden eşit olarak sorumlu tutulmaları yerine “sanıklardan payları oranında alınarak katılana verilmesine” şeklinde karar verilmesi,
Kabule göre de;
5-Sanık ..."in 11.12.2006 tarihinde suça konu mallarla yakalandığı ve 09.12.2006 tarihindeki olayla ilgisi olmadığını söylediği, 09.12.2006 tarihli olayın tanığı olan ve sanıkları gören .... beyanında sanık ..."in 09.12.2006 tarihli olayı yapan kişiler arasında olmadığını söylediği ve sanık ..."in 09.12.2006 tarihli olayı yaptığı konusunda da başkaca bir delilin olmadığının anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK"nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının olmadığının gözetilmemesi,
6-Sanık ...’in hırsızlık suçu için, kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve T.C. Anayasa Mahkemesi"nin, TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK"nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi