8. Hukuk Dairesi 2018/3278 E. , 2019/3944 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Meni Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, dava konusu 320 ada 27 parsel 6 nolu bağımsız bölümün vekil edenine ait olduğunu, davalının söz konusu taşınmazı konut olarak kullandığını belirterek müdahalenin önlenmesini ve 30.000 TL ecrimisil alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının müdahalesinin önlenmesine, 01.04.2004-29.07.2009 dönemlerine ilişkin olarak toplam 18.800,00 TL alacağın tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Ecrimisil, kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminattır. TMK"nin 995. maddesinde ve 08/03/1950 tarihli ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da kabul edildiği gibi, başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyi niyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından doğan zararları tazmin ile yükümlüdür. Kural olarak, ecrimisil davaları malik ya da zilyet tarafından açılabilir. Başka bir anlatımla, davacı ayni veya şahsi hakka dayanarak ecrimisil talebinde bulunabilir.
Somut olayda; davacı, ecrimisil istenen dönemin bir kısmında taşınmazın maliki değildir, yani taşınmaz davacı 3. kişiden 13.05.2009 tarihinde satın alarak malik olmuştur. Bu nedenle, taşınmazın tapuda devrinin yapıldığı 13.05.2009 tarihinden itibaren mülkiyet hakkını kazandığından, bu tarih itibariyle ecrimisil talebinde bulunabilir.
Mahkemece, bu husus gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu 01.04.2004 tarihinden itibaren yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK"nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, HUMK"un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.