23. Hukuk Dairesi 2013/5454 E. , 2013/8064 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl davada davacılar vekili, davalının, bir kısım müvekkilinin paydaşı olduğu arsa üzerinde bina yapmayı üstlendiğini, bir kısım müvekkillerinin de arsa sahiplerinin ve yüklenicinin hissesine isabet eden daireleri satın aldıklarını, yapılan binadaki ortak alanlar ile bağımsız bölümlerde eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğunu, bunların miktarının mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini ileri sürerek, şimdilik tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirlenen eksik ve ayıplı imalatların davalı tarafça giderilmesine, bunun mümkün olmaması halinde, 10.000,00 TL eksik ve ayıplı imalat bedeli ile 10.000,00 TL acil yapılması gereken işlerden dolayı vekaletsiz işgörme hükümlerine göre yapılan onarım bedeli olmak üzere toplam 20.000,00 TL"nin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, asıl davadaki bahsedilen olay nedeniyle davacıların bağımsız bölüm maliki olmalarından dolayı 6.000,00 TL vekaletsiz iş görme nedeniyle alacak ile, 6.000,00 TL eksik ve ayıplı imalat bedeli olmak üzere toplam 12.000,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, vekaletsiz iş görme ve eksik-ayıplı imalat bedellerinin birlikte istenemeyeceğini, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, müvekkilinden bağımsız bölüm satın alanlar için mahkemenin görevli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; asıl davada bir kısım davacılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın tefrik edildiği, birleşen ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2010/135 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak davacı...hakkındaki davanın tefrik edildiği ve daha sonra Tüketici Mahkemesi"ne görevsizlik kararı verildiği, birleşen davanın diğer davacıları ile işbu asıl dava
ilgili olarak davacılar ..., ... ve ... dışındaki davacıların davalarını takip etmedikleri, asıl davadaki davacılar–arsa malikleri ..., ... ve ... ile ilgili davada ise iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; binada sözleşme ve projeye aykırı, eksik ve ayıplı bir kısım imalatın bulunduğu gerekçesiyle, asıl davada davacılardan ..., ... ve ... dışındaki davacılar hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davacılar ..., ... ve ... hakkındaki davaların kısmen kabulüne, ... için 1.093,13 TL, ... için 1.093,13 TL, ... için 2.186,26 TL"nin 19.03.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak, adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen davada görevsizlikle gönderilen davacı... dışındaki diğer davacılar ile ilgili davanın takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl davada ... ve ... lehine kurulan hüküm yönünden;
5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK"nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun"un 19. maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2012 yılı için 1.690,00 TL’dir.
Davalı aleyhine davacı ... ve davacı ... için kabul edilen kısım, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davalı vekilinin davacı ... ve davacı ... lehine kurulan hüküm yönünden temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Asıl davada davacı ... lehine kurulan hüküm ile asıl ve birleşen davada vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacılar ... ve ... lehine kurulan hüküm yönünden, davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı ... lehine kurulan hüküm ile asıl ve birleşen davada vekalet ücretine yönelik davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.