Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/2229
Karar No: 2009/3410
Karar Tarihi: 19.3.2009

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2009/2229 Esas 2009/3410 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2009/2229 E.  ,  2009/3410 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : POLATLI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 12/07/2007
    NUMARASI : 2005/233-2007/458
      
    Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, miras bırakanları S.’ın,mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava konusu 182 ve 431 parsel sayılı taşınmazlarını ölünceye kadar bakma aktiyle davalılardan Z.’e temlik ettiğini, yine 380 parsel sayılı taşınmazını da davalılar Z., A.ve M.’e satış yoluyla devrettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptal tescil ver tenkis isteklerinde bulunmuşlardır.
    Davalılar, murisin kanser hastası olduğunu bakıma muhtaç bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, muris tarafından davalılara yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davacıların miras payları oranında tapuların iptal ve tesciline karar verilmiştir.
    Karar, davalı Z. vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ....raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

                                                                                                                                             -KARAR-
    Dava, Borçlar Yasasının 18.  maddesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuksal  nedenine dayalı tapu iptali-tescil  olmadığı takdirde tenkis  isteğine ilişkindir.
    Davalılar, davanın reddini  savunmuşlar,mahkemece temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Miras bırakan  S. U..’nın   25.7.2002 tarihinde dul olarak vefat  ettiği, mirasçıları olarak davanın  tarafları olan çocuklarını  bıraktığı, öte yandan murisin 182 ve 431 parsel sayılı taşınmazlarını 24.5.2001 tarihinde  davalı oğlu Z..’e  ölünceye kadar bakma akti  ile 380 parsel sayılı  taşınmazdaki  payını da  4.8.1998 tarihinde  davalılar  M. A. ve Z.’e satış suretiyle  temlik  ettiği kayden sabittir.
    Bilindiği ve  Yargıtay’ın  yerleşik  içtihatlarında  belirtildiği üzere bireylerin yaşlanma ve yaşlılıkta yalnız  kalma  korkuları  ölünceye  kadar bakma  sözleşmesinin doğumuna  yol açmıştır.Ölünceye kadar bakma  sözleşmeleri  ivazlı sözleşme  türlerinden olup  nitelik  itibariyle  güvence  sağlayan  akitlerdendir.
    Bu tür akitlerin  hedefi,maddi bir destek  elde etmek  değil, bakım  alacaklısının sosyal durumuna  uygun bir bakım  elde etmektir.
    Borçlar Yasasının 511. maddesi bakımından alacaklıları yönünden  gerçek kişi olması dışında  özel bir  nitelik  öngörülmemiştir. Bakım  alacaklılarının akit sırasında  özel  bakıma  muhtaç olmasını  aramak,yasada yer almayan bir  unsuru ilave  etmek olur.Bu ihtiyacın akitten  sonra doğması  yada  alacaklının  ölümüne  kadar çok kısa  bir süre  sürmüş  olması da aktin geçerliliğine etkili olmaz.
    Öte yandan, her ne kadar evladın gücünün  elverdiğince  ebeveynine yardımcı olması özel bazı  koşulların  gerçekleşmesi durumunda yasal bir görev olabileceği düşünülebilirse de, bu yardım ve bakım  genelde yasal zorunluluk  olmaksızın  daha çok  insancıl yönü ağır basan, belkide evrensel bir ahlak  kuralıdır.
    Somut olayda, ölünceye kadar  bakma  akdinin yapıldığı 24.5.2001 tarihinde  murisin 75 yaşında olduğu, son yıllarını yatağa bağımlı  olarak geçirdiği, yaşlılığı ve  hastalıkları nedeniyle  bakıma muhtaç olduğu bakımının davalı Z..tarafından   yerine getirildiği,  dolayısı ile  182 ve   431 parsel  sayılı taşınmazların  mal kaçırma  amacı ile  değil bakımın sağlanması amacı ile  temlik edildiği, davalının da bakım  borcunu  yerine getirdiği,380 sayılı parselin ise , bedelsiz olarak  devredildiği, işlemin  gerçek  satış  olmadığı sonucuna  varılmaktadır. Bu durumda  380 sayılı parsel bakımından davanın kabul  edilmesi kural  olarak doğrudur.
    Ancak, 380 nolu parsel  yönünden  miras bırakanın  temlik ettiği pay üzerinden davacı H..’nin payı oranında  iptal-tescile  karar verilmesi gerekirken, murisin  temlik ettiği  pay dışındaki  davalı Z.. payını da  kapsar biçimde  davanın kabul  edilmesi doğru olmadığı gibi 182 ve  431 sayılı parseller  bakımından temlikin muvazaalı olmadığı, ölünceye kadar bakma  akitleri ivazlı  akitlerden olup tenkis de  istenilemeyeceği  gözetilerek   davanın reddine  karar verilmesi gerekirken  delillerin takdirinde  yanılgıya düşülerek  yazılı şekilde  karar  verilmesi de  isabetsizdir.
    Davalı Z..’in  temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile  hükmün  açıklanan nedenlerden  ötürü HUMK.’nun 428. maddesi uyarınca  BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi