23. Hukuk Dairesi 2013/6559 E. , 2013/8209 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı, üyesi olduğu davalı kooperatiften, 2005 yılında konutunu teslim aldığını, 2006 yılı kış mevsiminde evin değişik yerlerinden su almaya başladığını, kooperatif yönetiminin birşey yapamayacağını belirtmesi üzerine kendi imkânlarıyla kısmi yalıtımlar yaptığını, 2010 yılı Eylül ayında ilk yağmurla ev su almaya başlayınca kiracısının evden çıktığını, 2011 yılında, kooperatifin, genel kurul kararı olmaksızın ve üyeler arasında ayrımcılık yaparak bazı ortaklara ait evlerin dış cephe boyalarını yenilediğini, gerekli yalıtımları ve iç kısımların tadilatlarını yaptığını öğrenmesi üzerine 22.03.2011 tarihinde noter aracılığıyla kooperatife ihtarname göndererek, konutunda gerekli tadilatların yapılmasını talep ettiğini, ancak davalının kabul etmediğini ileri sürerek, hatalı yalıtımdan dolayı evin içinde meydana gelen zarar için 4.000.00 TL, evin hatalı yapılan ve bir kısım ortağın yeniden yapıldığı halde kendisine ait olan konutun yenilenmeyen dış cephe boyası için 7.000,00 TL ile 28.000,00 TL kira geliri kaybı olmak üzere toplam 39.500,00 TL"nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davacının daireyi 09.07.2005 tarihinde teslim aldığını, talebin zamanaşımına uğradığını, konutta ayıp bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; konutun teslim tarihinin 09.08.2005 olması nedeni ile gizli ayıpların aynı yıl kış mevsiminde 2005 yılı son ayları ile 2006 yılı ilk aylarında anlaşılabilmesinin mümkün olduğu, davacının davalıya makul sürede ayıp ihbarında bulunulduğu konusunda yazılı belge ibraz etmediği, bu konuda ibraz edilen belgenin davacı tarafından davalıya keşide edilen 22.03.2011 tarihli ihtarname olduğu, bu itibarla davacının davalıdan gizli ayıp ve bu ayıp sonucunda oluşan kira kaybı tazminatı taleplerinin uygun düşmediği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ayıplı imalat sebebi ile tazminat ve kira kaybının tahsili istemine ilişkindir. Dairemizin 19.09.2012 tarih ve 3303 E, 5238 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Uyuşmazlık, tarafları ve konusu itibariyle kooperatifler hukukundan kaynaklanmakta olup, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmadığından, bu davadaki zamanaşımı süresinin eser sözleşmesi kapsamında BK"nın 126. madde hükmü uyarınca gizli ayıplar için geçerli 10 yıllık zamanaşımı süresine göre değil, kooperatif ile üyesi arasındaki uyuşmazlıklarda uygulanması gereken ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK"nın 126/4. (6098 sayılı TBK"nın 147/4.) maddesinde öngörülmüş 5 yıllık süreye göre değerlendirilmesi gerekir. 818 sayılı BK’nın 128. ( 6098 sayılı TBK"nın 149.) maddesi uyarınca zamanaşımı süresi kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihten işlemeye başlar. Somut olayda, taraflar arasındaki hukuki ilişki kooperatif üyelik ilişkisi olduğundan, ayıbın açık veya gizli olup olmadığına bakılmaksızın zamanaşımı konutun davacıya teslimi tarihinden itibaren başlayacağından, uygulanması gereken 5 yıllık zamanaşımının başladığı tarihin saptanması uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu bulunmaktadır.
Somut olayda, davacının 09.08.2005 tarihinde konutunu teslim aldığı, ayıplı imalat nedeniyle tazminat isteminin 06.09.2011 olan dava tarihinden önce 09.08.2010 tarihinde BK"nın 126/4. maddesinde düzenlenen beş yıllık zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Kiracının 2010 yılı Eylül ayında yağan ilk yağmur ile evin su almaya başlaması üzerine evden çıktığı ileri sürülmüş olup, ayıplı imalat ile ilgili talebi zamanaşımına uğradıktan sonra yağan yağmur ile evin su almaya başlaması üzerine zamanaşımı süresi tekrar işlemeye başlamaz. Zamanaşımına uğrayan talebine konu ayıplı imalatın ortaya çıkması üzerine kiracının konuttan çıkması ile başladığı ileri sürülen kira kaybından da davalı sorumlu tutulamaz.
Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.