Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/5660
Karar No: 2013/8210
Karar Tarihi: 19.12.2013

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2013/5660 Esas 2013/8210 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2013/5660 E.  ,  2013/8210 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R-
    Davacı vekili, davalılar arasında 03.07.2001 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden davalı arsa payı sahibi ...’in müvekkiline 15.09.2003 tarihinde daire sattığını, söz konusu dairenin eksik teslim edilmesi nedeni ile müvekkilinin bu eksiklikleri giderdiğini, bu nedenle kira kaybına maruz kaldığını, kur’ada müvekkiline isabet eden daire için kooperatifin haksız olarak kendisinden kat ve cephe parası tahsil ettiğini, dairenin tapusunun halen verilmediğini ileri sürerek, dairenin tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, 9.000,00 TL kat ve cephe farkı, 10.000,00 TL eksiklikler için yapılan harcama bedeli ve 5.000,00 TL kira tazminatı olmak üzere toplam 24.000,00 TL"nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ... vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu taleplerin kooperatife yöneltilmesi gerektiğini, sözleşmede teslim tarihinin öngörülmediğini, davacıyla aynı durumda olanların kat ve cephe bedellerini ödediğini, davacının aynı taleplerle açmış olduğu diğer davanın reddedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı kooperatif temsilcisi, kooperatif inşaatları henüz tamamlanmadığından yükümlülüklerin henüz ortaya çıkmadığını, sözleşmelerde dairenin teslim tarihinin öngörülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, Dairemizin, 05.06.2012 tarih ve 2373 E, 3961 K sayılı ilamıyla, davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden dava konusu dairenin değeri tespit edilerek alınması gereken harçlar tamamlattırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek diğer temyiz itirazları incelenmeksizin bozulması üzerine, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı ...’den daire satın aldığı, dairenin tapusunun davacıya verilmediği, sözleşme gereğince yapılması gerekli olan işlerin yapılmadığı, sözleşmede belirlenmemesine rağmen kat ve cephe farkının davalı kooperatif tarafından tahsil edildiği ve daha önce davacı tarafından açılan davada mahrum kalınan kira ve inşaat masrafları talebi yönünden kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 9.000,00 TL kat ve cephe farkı bedelinin davalı kooperatiften ve 7.099,50 TL eksik imalat bedelinin davalı ...’den tahsiline, davalı kooperatif adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
    Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
    1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
    2) Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden;
    Dava, arsa sahibinden bağımsız bölüm satın alan davacının eksik imalat bedelinin satıcı arsa sahibi ile yükleniciden tahsili istemine ilişkindir.
    Davacı ile davalı yüklenici kooperatif arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığından, davacının arsa sahibinin halefi olarak davalı yüklenici kooperatiften talepte bulunabilmesi için davalı arsa sahibinin 03.07.2001 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan haklarını devrettiğine ilişkin BK"nın 163. (6098 sayılı TMK"nın m. 184/1.) madde hükmüne uyarınca yazılı temlik sözleşmesi sunulmalıdır.Temlik, alacağın ona bağlı bütün (yan ve öncelik) hakları ile birlikte devralana geçmesini sağlar ve bu işlem yapılırken borçlunun rızasının alınması gerekmez. Temlik, hatta borçlunun muhalefetine rağmen geçerli olarak doğar ve hükümlerini hasıl eder. Borçlunun temlikten sonraki asıl muhatabı artık alacağı temellük eden (devralan) kişidir. Bu itibarla borçlunun borçtan kurtulabilmesi için temlik işleminden sonra borcunu devralan kimseye ifa etmesi gerekir. Kural budur. Şu hale göre temlik anına kadar borçlu temlikin dışında iken, temlik anından itibaren evvelki alacaklı, temlik işleminin dışına çıkmaktadır.
    Temlikin, temlik alanla borçlu (yüklenici) arasında bazı ilişkilerin doğmasına neden olduğu çok açıktır. Zira, temlik alan evvelki alacaklının yerine geçmiş olup, borçludan (yükleniciden) ifayı istemek, gerektiğinde de borçluyu ifaya zorlamak onun hakkı olmuştur.
    Yüklenici ile arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunan önceki arsa sahibinden, sözleşmede arsa sahibine bırakılan bağımsız bölümü satın alan üçüncü kişilerin, yükleniciyi (borçluyu) ifaya zorlayabilmesi için öncelikle temlik işlemini ve işlemin sıhhatini kanıtlaması gerekir. Fakat temlik işlemi kanıtlanmış olunsa da yukarıda açıklandığı üzere ifa talebinin muhatabı olan yüklenici ifaya derhal uymak zorunda değildir. Gerçekten BK"nın 167. maddesine göre ""Borçlu temlike vakıf olduğu zaman temlik edene karşı haiz olduğu def"ileri, temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir. "" Buna göre temliki öğrenen borçlu temlik olmasaydı önceki alacaklıya karşı ne tür def"iler ileri sürebilecekse, aynı def"ileri yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri sürebilir hale gelir. Temlikin konusu önceki arsa sahibinin arsa payı devri karşılığı yüklenici ile yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, temlik eden arsa sahibinin yükleniciden hak kazanmadığını üçüncü kişiye temlik etmesi yüklenici bakımından önemsizdir. Diğer taraftan arsa sahibi yükleniciye karşı öncelikli edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi hakkı üçüncü kişiye temlik etmişse, üçüncü kişi BK"nın 81. maddesinden yararlanma hakkı bulunan yükleniciyi ifaya zorlayamaz.
    Öte yandan, arsa sahibi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendisine isabet eden bağımsız bölümleri yükleniciden teslim alıp kabul ettikten sonra üçüncü kişilere satmış ise; yeni mâlik üçüncü kişi, yükleniciye karşı hiçbir talepte bulunamaz. Çünkü, yüklenici edimini arsa sahibine karşı yerine getirip inşaatı teslim etmekle borcundan kurtulmuştur. Üçüncü kişi ancak, satıcısı olan eski mâlik arsa sahibinden, satış sözleşmesi nedeniyle istemde bulunabilir.
    BK"nın 162. maddesi uyarınca, alacağın temliki kapsamında sözleşmeden doğan hakkın temliki, yazılı biçimde yapılmış olmadıkça geçerli olmaz. Arsa sahibinin arsadaki paylarını ya da bağımsız bölümleri başkalarına sadece devretmiş olması, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan hakları ayrıca yazılı olarak temlik etmedikçe, anılan sözleşmeye dayalı hakların da devri anlamına gelmez. (YHGK"nın 26.03.2008 tarih 15-279 E., 2008/277 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 21.03.2013 tarih ve 327 E, 1732 K; 25.09.2013 tarih ve 3694 E, 5737 K sayılı ilamları bu yöndedir.)
    Somut olayda, arsa sahibiyle davalı yüklenici kooperatif arasında yapılan 03.07.2001 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan hakların, satıcı arsa sahibi ... tarafından davacıya temlik edildiğine dair yazılı bir temlik sözleşmesi sunulmamış ise de, arsa sahibi davalı ..., gerek yargılama aşamasında gerek temyiz dilekçesinde arsa payı
    karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı haklar yönünden husumetin kendine düşmediğini, diğer davalı kooperatife yöneltilmesi gerektiğini savunmuş olmakla, bu sözleşmeden doğan hakları temlik ettiğini benimsemiş olup, davalı kooperatif de aksi bir savunmada bulunmamakla husumeti benimsemiştir.
    Buna göre davacının davalı ..."in sözleşmeden doğan tüm hak ve alacaklarına halef olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemece, BK"nın 141. madde hükmü koşulları oluşmadığı için davalılar arasında müteselsil sorumluluk bulunmadığı, diğer anlatımla davacının bağımsız bölümündeki eksik imalat bedelleri ile ilgili talebinin davalılar yönünden farklı hukuki nedenlere dayandığı gözetilerek, satım sözleşmesi kapsamında davalı ..."in ayrı bir taahhüt altına girip girmediğinin tartışılması, taahhüt altına girdiğinin tespiti halinde bu davalının, koşulları oluşmuşsa sadece satım sözleşmesinden, diğer davalı kooperatifin sadece arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden sorumlu olduğu kabul edilerek, tahsilde tekerrür etmemek üzere davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken, eksik ve ayıplı iş bedelinden davalı kooperatifin sorumlu tutulmaması doğru olmamıştır.
    Öte yandan, davacı tarafça, 24.000,00 TL"nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiş olup, davalı ... yönünden 7.099,50 TL"nin tahsiline hükmedilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı ... lehine, davanın reddine karar verilen tutar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
    3) Davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
    Yukarıda özetlendiği üzere, davacının davalı arsa sahibinin sözleşmeden kaynaklanan tüm hak ve alacaklarına halef olduğunun kabulü gerekmektedir.
    Bu doğrultuda arsa malikinin yükleniciden kat ve cephe farkı talep etme hakkı bulunması halinde, davacının da bu hakka sahip olduğu tartışmasızdır.
    03.07.2001 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 2. maddesinde " Arsa sahibi arsada yapılacak olan dairelerin 8 tanesine istediği blok ve istediği katta şerefiye farkı (kat farkı) vermemek kaydıyla sahiptir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda, davacının dairesini satın aldığı 2005 yılının 7. ayında yapılan kur"aya katılarak dava konusu daireyi çektiği anlaşılmaktadır. Davacı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre seçim hakkı bulunmasına rağmen kur"a ile isabet eden daireyi benimsediğine göre artık ödediği kat farkını yüklenici kooperatiften talep edemez. Bu durumda mahkemece, davalı kooperatif yönünden kat farkı talebinin reddi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
    Öte yandan, gerekçeli karar başlığında 06.04.2007 olan dava tarihinin 09.10.2012 olarak yazılmış olması da hatalı olmuştur.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi