4. Hukuk Dairesi 2019/2879 E. , 2020/3538 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ...tarafından, davalılar Başbakanlık Hazine Müsteşarlığına izafeten Muhakemat Müdürlüğü ve ... aleyhine 24/07/2012 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın davalı Hazine Müsteşarlığı yönünden husumet nedeniyle reddine, davalı Sanayi ve ... Bakanlığı yönünden kabulüne dair verilen 21/05/2019 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı Sanayi ve ... Bakanlığı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/10/2020 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davalı Sanayi ve ... Bakanlığı vekili Avukat ... ve davalı Hazine Müsteşarlığı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen davalı Bakanlık vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davalı Bakanlık vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, indirimli tarifeden faydalanan dava dışı 3. kişi tarafından açılan davada kabul edilip ödenen paranın rücu yolu ile geri alınması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın davalı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı yönünden husumet nedeniyle reddine, davalı Bakanlık yönünden kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Bakanlık vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, turizm teşvik belgesi sahibi olan dava dışı şirkete, davalı Hazine Müsteşarlığının yazısı üzerine indirimli tarife yerine normal tarife uygulanması nedeniyle dava dışı şirketin açtığı dava sonunda, normal tarife ile indirimli tarife arasındaki farkı ödemek zorunda kaldığını, bu suretle zarara uğradığını belirterek, dava dışı şirkete ödediği tutarın ödemeye neden olan davalılardan rücu yolu ile alınmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, benimsenen bilirkişi raporuyla belirlenen davacının ödediği tutarı davalı ... Bakanlığından talep edebileceği, davalı Hazine Müsteşarlığına husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın davalı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı yönünden husumet nedeniyle reddine, davalı Bakanlık yönünden kabulü ile tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
a) Davacı, müteselsil sorumlu sıfatıyla üçüncü kişiye ödediği paranın haleflik esasınca rücuen tahsilini istediğine ve davalı önceki davada davalı sıfatıyla bulunmadığına göre iadenin kapsamı, kural olarak davacının mahkum olup ödediği para ile kendisi hakkında açılan davanın sonunda verilen hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faizi ve önceki davada hükmedilen avukatlık ücreti ile yargılama giderleri ve bir de davacı aleyhine ödetme kararı alan üçüncü kişinin hüküm kesinleşmeden önce alacağını tahsil için ilamı icraya koymuş olması halinde hükmün kesinleşmesine kadar yapılan icra giderleri ve avukatlık ücreti ile aynı güne kadar gerçekleşen faiz toplamından davalının payına düşen kısmıdır. Kendi kusurlu davranışı ile icranın sürüp gitmesine yol açan davacı, bu ihmali nedeniyle artan icra giderlerinin ve hükmün kesinleşmesinden sonra geçen sürenin faizini isteyemez. Bu ilkelere aykırı düşüncelerle isteğin tümünün hüküm altına alınmış bulunması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b) 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, gerçek ve tüzel kişi tacirler arasında haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda istek halinde ...Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi zorunludur. Eldeki davada davalı Sanayi ve ... Bakanlığı tacir olmadığı gibi uyuşmazlık da ticari işlemden kaynaklanmadığından davada uygulanacak olan yasal faizdir. Mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek davalının yasal faiz yerine avans faizi ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalı Bakanlık vekilinin diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve davalı Sanayi ve ... Bakanlığı yararına takdir olunan 2.540,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine 20/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.