1. Hukuk Dairesi 2013/15754 E. , 2014/535 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : AKÇAABAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/05/2013
NUMARASI : 2009/43-2013/197
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava; ecrimisil isteğine ilişkindir.Davacılar; çekişmeye konu taşınmazların tamamının davalı tarafından kullanıldığını, taşınmazlardan yararlanmalarının engellendiğini ileri sürerek 2003 ila 2008 tarihleri arası için belirlenecek ecrimisilden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.100,00 TL."nin ticari faizi ile tahsili istemi ile eldeki davayı açmışlar, davalı ise; aralarındaki rızai taksime göre kendisine bırakılan taşınmazları kullandığını, 508, 589, 605 ve 607 parsel sayılı taşınmazların davacılara bırakıldığını savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 672 ve 508 nolu parsellerin 1/2 payla davacıların mirasbırakanı Süleyman Turhan ile davalı adına, 602, 605, 607, 589, 591 ve 595 nolu parsellerin ise tarafların kök mirasbırakanı Hasan Turhan adına kayıtlı olduğu taşınmazlardan 591 ve 672 parseller üzerinde yapı bulunduğu, diğer parsellerin ise tarla niteliğinde olduğu, davacıların aynı taşınmazlar bakımından Trabzon 2. Noterliğinin 27/07/2001 tarihli ve 13891 yevmiyeli ihtarnamesi ile ecrimisil isteğini bildirdiği ve devamında da 2001-2003 yılları için ecrimisil isteği ile açtığı davanın kabulle sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere ; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
Ne var ki; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki; davalı savunmasında parsel bazında taksim yapıldığını, çekişmeye konu taşınmazlardan 508, 589, 605 ve 607 parsel sayılı taşınmazların davacıların kullanımına bırakıldığını belirtilmiş ise de bu konuda duraksamaya yer vermeyecek şekilde bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, taraflar arasında görülen Akçaabat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/145 Esas, 2007/48 Karar sayılı dava dosyasında çekişmeli taşınmazlardan 589 parsel sayılı taşınmazın davacının kullanımında olduğuna ilişkin saptama üzerinde durulmadığı gibi 591 ve 672 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki evlerin davalı tarafından yapıldığı, 508 parsel sayılı taşınmazın tarımsal geliri bulunmadığı iddialarının da açıklığa kavuşturulmadığı, öteyandan hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut bilgi ve belgeye dayanmadığı, denetime açık olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mahallinde yeniden konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılıp tanıklar dinlenerek yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle taraflar arasında parsel bazında taksim yapılıp-yapılmadığının çekişmeli taşınmazlarda davacıların paylarına karşılık kullandıkları yer olup-olmadığının veya tarımsal faaliyet yapılmayan taşınmazlar bulunup- bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, 591 ve 672 parsel sayılı taşınmazlarda yer alan yapıların davalı tarafından yapılıp- yapılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve sonuçta ürün esasına göre ecrimisil belirlenmesi istenildiğine göre bu konudaki resmi veriler getirtilerek taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu Tarım İl veya İlçe Müdürlüğünden sorulup, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, Hal Müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilip, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı hususları tespit edilerek hüküm vermeye elverişli, ayrıntılı, denetlenebilir rapor alınması, tarafların toplanan ve toplanacak delillerinin birlikte değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; hükme yeterli olmayan rapora itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.