1. Hukuk Dairesi 2013/16407 E. , 2014/685 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : DİYARBAKIR 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/06/2013
NUMARASI : 2013/159-2013/1003
Yanlar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Talep, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
İlgili Tapu Müdürlüğü, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, ilgili tapu müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı dava konusu 316 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında mirasbırakanının kimlik bilgisinin M.oğlu C. Ö.yazılacağı yerde M.oğlu M.C.Ö. yazıldığını bu yanlışlığın nüfus kaydına göre düzeltilmesini istemiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme taleplerinin kaynağını oluşturur. Bu tür işlerde kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu tür işler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 382/9-ç. maddesi gereğince çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde ve taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan, aynı Kanunun 12. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür ve işin niteliği itibarıyla maktu harç alınır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi ve tespit taleplerini, tapu maliki ile mirasçıları isteyebilir.
Bunun yanı sıra, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgilerinin düzeltmesini isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak talep eden kişinin dava takip yetkisi vardır.
HMK"nin geçici birinci maddesi gereğince “Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmayacağından” kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra yapılan taleplerin tapu müdürlüğüne ilgili sıfatıyla yöneltilerek yapılması gerekir.
Bu tür işlerde mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı ve kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir:
1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması veya tespiti istenen talep konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus müdürlüğünden, talep konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak talep konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hâlâ kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında talebin kabulü yoluna gidilmelidir.
Talebin niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu müdürlüğü ilgili sıfatıyla yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; tapu kaydında malik olarak görünen Mahmut oğlu Mehmet Cemil Okal ile aynı kimlik bilgilerine sahip başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı Nüfus müdürlüğünden araştırılmadığı gibi zabıta aracılığıyla kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı yönünde de bir araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmalı, gerekiyorsa mahallinde keşif yapılarak tanıklar taşınmaz başında dinlenmeli, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; Tapu Sicili Tüzüğünün "Mülkiyet Hakkının Tescili" başlıklı 28. Maddesinde “…Malik sütununun ilk beş satırına yeni malikin adı, soyadı ve baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarası yazılır”. Mahkemece tapu kaydının “Bingöl ili, Genç ilçesi, Yeniyazı Köyü, Cilt no: 70, Hane no:67, Bsn: 18" de nüfusa kayıtlı M. ve Z."den olma, Küçükakveren 01/01/1949 D.lu, .....TC kimlik nolu, C.O.: M. oğlu” şeklinde düzeltilmesine, karar verilmiştir. Tapu kaydında bulunması gerekmeyen nüfusa kayıtlı olunan il, ilçe, mahalle, cilt no, hane no, BSN, anne adı, doğum tarihi ve T.C. kimlik numarası bilgilerinin de yazılmasına karar verilmesi doğru değildir.
İlgili tapu müdürlüğü vekilinin, temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme kararının (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.