
Esas No: 2022/260
Karar No: 2022/658
Karar Tarihi: 28.01.2022
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/260 Esas 2022/658 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Silifke Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunan bir kişi, firar etmek eylemi sebebiyle 15 gün hücre hapsi cezası almıştır. Ancak kanuna göre disiplin soruşturması ve ceza verilmesi için belirlenmiş süreler dikkate alınmadığı için verilen ceza usul ve yasaya aykırıdır. Benzer bir önceki kararda da belirtildiği üzere, kurum dışında gerçekleşen eylemler yönünden disiplin cezasının uygulanamayacağı ancak suç teşkil ettiği takdirde genel hükümlere göre soruşturma yapılması gerektiği söylenmiştir.
Kanun Maddeleri:
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 44/3-ı maddesi
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 47. maddesi
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 37/1. madde
"İçtihat Metni"
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Silifke Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...’ın, firar etmek eylemi sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-ı maddesi uyarınca 15 gün hücre hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 04/11/2019 tarihli ve 2019/508 sayılı kararına karşı yapılan şikâyetin reddine ilişkin Silifke İnfaz Hâkimliğinin 18/11/2019 tarihli ve 2019/1322 Esas, 2019/1370 sayılı kararı ile ilgili olarak;
1-Dosya kapsamına göre,
Karar tarihindeki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 47. maddesinin 2. fıkrasının “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç iki gün içinde kurumun en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır” düzenlemesini içerdiği, aynı maddenin 3. fıkrasında, “Soruşturma en geç yedi gün içerisinde tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir” 4. fıkrasında “savunma alınmadan disiplin cezası verilemez” yine aynı maddenin 5. fıkrasında da “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır” düzenlemelerinin yer aldığı; somut olayda hükümlünün 26/08/2019 tarihinde firar etmesine rağmen, firar eylemi nedeniyle derhal ve 2 gün içerisinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı, 31/10/2019 tarihinde muhakkik görevlendirilmesi suretiyle başlandığı ve yapılan disiplin soruşturması sonucunda Disiplin Kurulu Başkanlığının 04/11/2019 tarihli kararı ile hücre cezası verildiği anlaşılmakla, firar eyleminin öğrenildiği tarihten itibaren kanunda yer alan süreler dolduktan sonra verilen disiplin cezasının usûl ve yasaya aykırı olduğu anlaşılması karşısında, itirazın kabûlü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2-Kabule göre de;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/02/2019 tarihli ve 2018/5708 Esas, 2019/1096 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, her ne kadar hükümlü hakkında ceza infaz kurumu dışında, sevk edildiği hastane içerisinde gerçekleştirdiği tehdit eylemi sebebiyle disiplin cezası verilmiş ise de; 5275 sayılı Kanun'un 37/1. madde metni dikkate alındığında, madde de belirtilen "kurumda" ibaresinin dar uygulanması gerektiği, kanun koyucunun amacının kurumda gerçekleşen eylemler yönünden disiplin cezasının uygulanması, kurum dışında gerçekleşen ve suç teşkil eden eylemler yönünden genel hükümlere göre soruşturma yapılması olduğu, bu itibarla hükümlünün ceza infaz kurumu dışında adliye çay ocağında gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle hakkında disiplin cezası verilemeyeceği ancak genel hükümlere göre suç teşkil ettiği kabul edilen eylemi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasının ve soruşturma yapılmasının mümkün olduğu sonucuna varılmakla, infaz hâkimliği tarafından şikâyetin kabulü ile kurul kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/11/2021 gün ve 94660652-105-33-741-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar tarihinden sonra 14.04.2020 tarihinde kabul edilen 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayamlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 37. maddesinde yapılan değişikliğe göre, hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilmesi gerekecek ise de; kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmış olup;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Silifke İnfaz Hâkimliğinin 18/11/2019 tarihli ve 2019/1322 Esas, 2019/1370 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28/01/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.