8. Hukuk Dairesi 2013/14367 E. , 2014/12278 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İskenderun 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 14/02/2013
NUMARASI : 2011/2-2013/89
S.. K.. ile S.. Ö.. aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair İskenderun 1. Aile Mahkemesi"nden verilen 14.02.2013 gün ve 2/89 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı S.. K.. vekili, taraflar arasında görülen boşanma davasında karşı dava olarak evlilik birliği içinde edinilen 31 KS 732 plaka sayılı aracın davalı adına tescil edildiğini açıklayarak aracın değerinin yarısı olan 12.500 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu araç, davacı ve davalının sahip olduğu ilk aracın satımından elde edilen 10.000 TL ve davalının çekmiş olduğu 18.000 TL kredi ile edinildiğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dosyanın bilirkişiye tevdii için takdir edilen birlirkişi ücreti süresi içinde yatırılmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi üzerine; Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 14.07.1995 tarihinde evlenmiş, 16.06.2008 tarihinde açılan kabule ilişkin boşanma davasının kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM. nin 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihine kadar (TMK.nun 225/2) yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler (TMK. Nun 202).
Dava dilekçesinin içeriği, tarafların yargılama aşamasındaki beyanları, dava konusu KS plaka sayılı araç 28.12.2004 tarihinde edinilmiş olup araç için kullanılan kredi evlilik birliği içinde boşanma dava tarihinden önce kapatıldığına ve kişisel mal iddiası davalı tarafından TMK"nun 6 ve 222/son maddelerine göre usulüne uygun olarak ispatlanmamış olduğuna göre dava, 4721 sayılı TMK.nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK.nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmelidir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmişse de, bu görüşe katılmak mümkün bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK. nun 266. maddesi hükmüne göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmaz. Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere satın alma tarihi itibariyle edinilmiş mal niteliğindeki aracın kişisel mal iddiası ispatlanmadığından karar tarihine en yakın tarihteki değerinin ( sürüm değeri) artık değer olarak kabulü ile bu değerin yarısına TMK"nun 236. maddesi gereğince katılma alacağı olarak karar vermek gereklidir. Aracın değeri bilirkişi tarafından düzenlenen 10.11.2011 tarihli raporda 22.000 TL olarak belirlenmiş olup bu değerin yarısına katılma alacağı olarak karar vermek gerekirken, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu halde dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilip süresi içinde gerekli ücretin yatırılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK"nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK"nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 12.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.