16. Hukuk Dairesi 2015/7035 E. , 2016/9196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
3402 sayılı ... Kanunu"nun 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında ...Köyü çalışma alanında bulunan ve davalı ..."e ait eski 450 parsel sayılı 6800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 114 ada 13 parsel sayısı ile ve 5.050,87 metrekare yüzölçümlü olarak tescil edilmiştir. Davacı ..., adına kayıtlı eski 448 parsel sayılı 2370 metrekare yüzölçümündeki dava dışı taşınmazın, uygulama kadastrosu sırasında 114 ada 16 parsel sayısı ve 2394 metrekare yüzölçümü ile tescil edildiğini ve dava konusu parsel ile arasındaki sınırda tersimat hatası bulunduğunu ileri sürerek ... aleyhine dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların uygulama tespitlerinin iptaline, taşınmazlar arasındaki sınırın fen bilirkişi tarafından sunulan rapor ekindeki krokide belirtilen kırmızı çizgi olarak esas alınmasına, 114 ada 16 parselin 2.553,22, 114 ada 13 parselin 5.891,67 metrekare olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazlar arasındaki sınırın zeminde mevcut hendek olduğu uyuşmazlığın da bu hendeğin kimin taşınmazında kaldığı noktasında toplandığı, tesis kadastrosu sırasında ortak sınıra hendeğin esas alınmaması sebebiyle sınırlandırma hatasının yapıldığı, uygulama kadastrosunda da bu hatanın giderilmediği, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda da sınırın, hendeğin ortası olarak alınması gerektiğinin bildirildiği gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir.
Bilindiği gibi uygulama kadastrosu sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen ... haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin sağlanması amacıyla yapılır. Mülkiyete ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmaz. ... mahkemelerince de yenileme ... çalışmalarına ilişkin ihtilaflarda mülkiyete ilişkin iddialar dinlenemez.
Somut olaya gelince; davacı taraf paftada tersimat hatası bulunduğu, uygulama kadastrosu ile de bu hatanın tekrar edildiğini ileri sürürek dava açmış, davalı taraf ise sınırın ilk ... ile aynı sınır olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İncelenen dosya kapsamına göre, uygulama kadastrosu sırasında tesis kadastrosu ile oluşan sınırın aynen esas alındığı, bir tersimat veya ölçü hatasının bulunmadığı, fen bilirkişi raporunda ve bu rapor esas alınarak oluşturulan hükümde, tesis kadastrosu sırasında taraflar arasındaki mülkiyete ilişkin sınırların yanlış belirlendiğine ilişkin iddianın, sınırın hendeğin ortası olması gerektiği kanaati ile fen bilirkişi raporunda ve mahkemece sınırlandırma hatası olarak nitelendirildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, uygulama kadastrosu komisyonu tarafından tesis kadastrosu sonucu oluşan ve ... paftasına aktarılan sınıra göre taşınmazların yüzölçümünün belirlemesine dair kararın yerinde olduğu, davanın uygulama kadastrosuna itiraz davası olduğu gözetildiğinde mülkiyet aktarımına neden olacak şekilde karar verilemeyeceği, her ne kadar dava uygulama kadastrosuna itiraz olarak açılmış ise de bir tersimat, ölçü veya sınırlandırma hatasının söz konusu olmadığı, davacı iddiasının tesis kadastrosu sırasında mülkiyete ilişkin sınırların yanlış belirlendiği yönünde olup, diğer bir anlatımla mülkiyet talebine ilişkin bulunduğuna göre, talebin 3402 sayılı ... Kanunu"nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı olduğu ve hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece uygulama kadastrosuna itiraz davasının reddine, çekişmeli taşınmazların komisyon tutanağında belirlenen sınır ve yüzölçümleriyle tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken davanın nitelendirmesinde ve delillerin takdirinde yanılgıya düşerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalının temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.