23. Hukuk Dairesi 2011/4060 E. , 2012/536 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin 12.01.1997 tarihli genel kurulunda toplu konut kredisi kullanılmasına karar verildiğini, davalı ...’ın kooperatif ortağı olup diğer davalının ise kooperatif ortaklığını devir almaksızın tapudan gayrimenkulu devir alan kişi olduğunu, bu payın ilk ortağının kredi kullanmak üzere Toplu Konut İdaresine bildirildiğini, Kooperatifler Yasası ve anasözleşme gereğince kooperatif üyeliğini devir alan ortağın bu üyeliğe devir eden ortağın tüm hak ve borçları ile birlikte sahip olduğunu, bu nedenle ...’ın bu pay için kullanılan toplu konut kredisinden dolayı sorumlu olduğunu, diğer davalının gerek ortaklığı döneminde ve gerekse tapuyu devir alırken ipoteği bildiğini, ilgili kredinin geri ödeme sürecinin başlatıldığını, davalıların ihtara rağmen ödeme yapmaması üzerine bu bedeli müvekkili kooperatifin ödediğini, davalıların bu oranda sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 5.226,63 TL’nin ihtar tarihi olan 23.01.2003 itibaren davalı ...’tan aylık % 10, diğer davalı yönünden reeskont faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin kooperatif ortaklığını payın ilk ortağından devralmayıp boş olan hisseyi kooperatiften aldığını, bu nedenle toplu konut kredisi ile ilgili borçlanma ve ödemelerin müvekkillerinden istenemeyeceğini, müvekkili ...’ın kooperatif ortağı olmayıp tapu maliki olduğunu, davacı kooperatif tarafından toplu konut kredisi kullanan üyelere inşaat bittikten sonra toplu konut fonundan alınan paraların 2001 yılında genel kurul kararı ile iade edildiğini veya borçlarına mahsup edildiğini, müvekkili ...’a böyle bir iade ya da mahsup işlemi yapılmadığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, dava konusu 16 nolu bağımsız bölümün tahsis edildiği kişinin ortaklıktan çıkartılması üzerine boşta kalan ortaklığın davalılardan A....’a verildiği, daha sonra devir yolu ile bu hisse ve bağımsız bölümün davalılardan ...’a geçtiği, sonuçta tapu devri suretiyle bağımsız bölümün ...’a satıldığı, dava konusu konut için 630.310.000.-TL toplu konut kredisi kullanıldığı, davalı A.... ve ...’ın kullanılan toplu konut kredisini karşılamak üzere ayrıca ödeme yaptıklarını kanıtlayamadıkları, davalı ...’in C blokta iki adet payının bulunduğu, ibraz edilen ödeme belgelerinin kredisiz paya ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.706,63 TL nin 23.01.2003 tarihinden itibaren davalılardan müteselsilen tahsiline, alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı HMK"nun 297 ve 298. (HUMK"nun 381 v.d. md.) maddelerinde hükmün kapsamı ve yazılması ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. HMK"nun 297/2. maddesinde hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin,istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların,mümkünse sıra numarası altında birer birer,açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda, hükmün 1 nolu bendinde, alacağın 23.01.2003 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği halde, sonraki bentte alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına karar verilmiştir. İlk bentte belirlenen tarihle dava tarihi farklı olduğundan hükmün infazında tereddüt oluşacaktır. Mahkemece faiz başlangıcı yönünden infaza elverişli bir karar verilmesi için kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no"lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no"lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.