
Esas No: 2013/16252
Karar No: 2014/1749
Karar Tarihi: 10.02.2014
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2013/16252 Esas 2014/1749 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : BATMAN SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/07/2013
NUMARASI : 2013/484-2013/734
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Bayram Erdaş"ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacının 156 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında paydaşların kimlik bilgilerinin yanlış yazıldığını, tapu kaydına kardeşi M. S."un, M.S., annesi N. S.."un, N.. S.. ve S.. S.. olan kendi adının ise S..S.. olarak yazıldığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı, getirtilen nufus kayıtlarından davacının annesi N.. S..ile kardeşi M.. S.."un halen hayatta oldukları anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, davacının kimlik bilgilerinin tapu kaydında yanlış yazıldığı saptanmak suretiyle davacı bakımından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir reddine,
Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarına gelince; bilindiği üzere tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra Türk Medeni Kanunu"nun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgileri ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olayda, 156 parsel sayılı taşınmazda davacının, paydaş olduğunu ileri sürdüğü annesi N.. ile kardeşi M.. S.. nüfus kayıtlarında sağ gözükmektedir. Bu kişilerin dava açılması için davacıya verdikleri bir vekaletname olmadığı gibi başka bir dava nedeniyle verilmiş bir yetki belgesi de bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, N.. S. ve M. S. hakkındaki taleplerde davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından anılan taleplerin reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.