
Esas No: 2022/265
Karar No: 2022/462
Karar Tarihi: 24.01.2022
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/265 Esas 2022/462 Karar Sayılı İlamı
1. Ceza Dairesi 2022/265 E. , 2022/462 K."İçtihat Metni"
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten yaralama suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, anılan Kanun'un 57/1. maddesi gereğince koruma ve tedavi altına alınmasına dair...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2019/358 Esas, 2020/139 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.11.2021 tarihli ve 2021/1731 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2021 tarihli ve ... sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) ... 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın akıl hastası olduğunun kabul edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Sanığın suç tarihi itibariyle ve halen 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti gerekirken, Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli tek hekim tarafından düzenlenen yetersiz rapor ile yetinilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 32/1. maddesinin uygulandığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesi gereğince akıl hastası olduğu anlaşılan sanığa zorunlu müdafii tayin edilmesi ile savunmasının müdafii huzurunda alınması gerekirken, sanığa müdafii atanmayarak savunma hakkı kısıtlanması suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bununla birlikte, sanığın suç tarihi itibariyle ve halen TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti gerekirken; Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli tek hekim tarafından düzenlenen yetersiz rapor ile yetinilerek, eksik araştırma ile hüküm kurulması da isabetsizdir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2019/358 Esas, 2020/139 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.