
Esas No: 2022/281
Karar No: 2022/483
Karar Tarihi: 24.01.2022
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/281 Esas 2022/483 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Mahkeme, kasten yaralama suçu işlediği gerekçesiyle sanığın 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılması ve hüküm açıklanmasının geri bırakılması kararının mahkumiyetle sonuçlanması nedeniyle yeniden dava açıldığını belirtiyor. Ancak, olağan dava zamanaşımı süresinin geçmiş olmasına rağmen davanın sürdürülmesine devam edildiği ve sonuç olarak zamanaşımının gerçekleştiğini tespit ediyor. Bu nedenle, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteği kabul edilerek 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı kanun yararına bozuluyor ve dava düşürülüyor.
Kanun Maddeleri:
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri (adli para cezası)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi (dava zamanaşımı süresi)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi (zamanaşımı süresinin durması)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi (dava düşürülmesi)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesi (kanun yararına bozma)
"İçtihat Metni"
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli ve 2011/245 Esas, 2012/110 Karar sayılı kararının 20.03.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 27.03.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli ve 2019/468 Esas, 2020/446 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25.10.2021 tarihli ve 2021/18509 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2021 tarihli ve ...sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan kasten yaralama suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, suç tarihinin 01.05.2011 olduğu, sanığın savunmasının 06.10.2011 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen 16.02.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 20.03.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 27.03.2012 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 20.03.2012 ile 27.03.2012 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 27.03.2012 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, sanığın savunmasının alındığı 06.10.2011 tarihinden, söz konusu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 06.10.2020 tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanığın üzerine atılı suçu 01.05.2011 tarihinde işlediği, 06.10.2011 günü mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın da 16.02.2012 tarihinde verilip 20.03.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın 27.03.2012 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen sanığın savunmasının alındığı 06.10.2011 günü işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 20.03.2012 ilâ 27.03.2012 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 06.10.2011 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 06.10.2020 tarihine kadar 13.10.2019 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkında kasten basit yaralama suçundan ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli ve 2019/468 Esas, 2020/446 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.