12. Ceza Dairesi 2015/11241 E. , 2016/4554 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 1.699,80 TL maddi ve 1.500 TL manevi tazminatın
davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında, ""dava"" yerine ""suç"", dava tarihi"" yerine, ""suç tarihi 26.02.2007"" ve ""suç yeri"" ibarelerine yer verilmiş olması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5271 sayılı CMK"nın 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin herhalde hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, tazminat istemine dayanak teşkil eden .... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/22 Esas – 2008/432 Karar sayılı beraat hükmünün incelenmesinde; davacı (sanık) hakkında 23.12.2008 tarihinde beraat kararı verildiği, .... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2014 tarihli cevabi yazısında dava dosyasının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtaya gönderildiğinin belirtildiği ve yazı ekinde gönderilen temyiz formunun incelenmesinde de kararın Cumhuriyet savcısı tarafından da temyiz edildiğine yönelik kayıt bulunduğunun anlaşılması karşısında, beraat hükmünün davacı yönünden temyiz edilip edilmediği ile davacı yönünden herhangi bir temyiz talebinin bulunmadığının belirlenmesi halinde ise beraat kararının davacı yönünden hangi tarihte kesinleştiğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek, 29.04.2014 tarihinde açılan tazminat davasının CMK"nın 142/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürede açılıp açılmadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Davacının tutuklu bulunduğu döneme ilişkin olarak tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örneklerinin dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının tutuklu kaldığı 59 güne ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak 792,6 TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, tutukluluk süresini 60 gün olarak belirleyen ve davacının aylık 850 TL gelirinin bulunduğu yönündeki sosyal ve ekonomik araştırma tutanağını baz alarak hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle maddi tazminatın fazla tayini,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.