20. Hukuk Dairesi 2015/515 E. , 2016/6982 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Yönetimi, ... köyü 296 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, yörede 1998 yılında yapılan ve 14/02/2007 - 14/08/2007 tarihleri arasında ilân edilen orman kadastrosunda, öncesi kısmen orman olan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını iddia ederek, işlemin iptali ile taşınmazın orman alanı içine alınmasını istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne; dava konusu parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalılardan ... vekili tarafından temyizi üzerine, hüküm, 20. Hukuk Dairesinin 03.04.2012 tarih ve 2012/3491 E. - 2012/5041 K. sayılı ilâmıyla düzeltilerek onanmıştır.
Davalılar ... ve ..."ın karar düzeltme talebi üzerine yapılan karar düzeltme incelemesi sonrasında Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.03.2013 tarih ve 2012/14714 E. - 2013/3052 K. sayılı karar düzeltilme ilâmında: "Bilirkişi heyeti, taşınmazın memleket haritasında yeşil alanda kaldığını bildirmiş ise de, hava fotoğarafları üzerinde taşınmazı göstermemişler; yeşil alanda görülmesinin neden kaynaklandığını, hava fotoğrafalarını inceleyerek belirlememişlerdir. Yetersiz incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle, tapu kaydı tesisine esas tutulan tüm belgeleri, varsa krokisi ile birlikte getirtildikten sonra, yerel bilirkişi, tanık ve orman yüksek mühendisi ile fen elemanından oluşturulacak yeni bilirkişi kurulu ile keşif yapılıp yerine uygulanması, 1952 tarihinde davalıya tarla olarak verilen taşınmazın 1957 tarihli hava fotoğrafı üzerinde kadastro paftası ve hava fotoğrafı ölçekleri birbirine eşitlenip çakıştırılmak suretiyle o tarihteki ne olarak görüldüğü kesin olarak belirlenmeli, bu konuda bilirkişilerden gerekçeli ve krokili rapor alınmalı, taşınmazın 1979 yılında arazi kadastrosu sırasında zeytinli tarla olarak tapu kaydına dayanılarak tespit ve tescil edilmesi ve doğusunda asfalt yol bulunması, bu yolun 1962 tarihli haritalarda da görülmesi, 1952 tarihli tapu kaydında da doğusunun yol olarak gösterilmesi nedeniyle Orman Kanununun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık olamayacağı ve Orman Kanununun 1/f maddesi gereğince orman sayılmayacağı da düşünülerek bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır." denilerek önceki düzelterek onama kararı kaldırılmış ve hüküm bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilâmına uyan mahkemece bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu ve aynı kanunun 3302 sayılı Kanun değişik 2/B madde uygulama çalışmalarına 05.10.1998 tarihinde başlanıp, 14.02.2007 - 14.08.2007 tarihleri arasında ilân edildiği, arazi kadastrosunun ise 1979 yılında başlanmış, 08.10.1979 - 07.11.1979 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 15/06/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.