Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1975
Karar No: 2019/1150
Karar Tarihi: 19.02.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/1975 Esas 2019/1150 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/1975 E.  ,  2019/1150 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    KARAR
    A) Davacı İstemi;
    Davacı (Müteveffa ...’nın mirasçıları) vekili dava dilekçesinde özetle, ... Köyü kanalizasyon şebekesinin yapılması işinde 12.09.2003 tarihinde kazı çalışması başlatıldığını, yapılan kazı çalışmasında davacıların murisi ... ile diğer işçi ..."ın üzerine toprağın çöktüğünü ve bu işçilerin ölümüne neden olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları (manevi tazminat) saklı kalmak kaydıyla şimdilik eş ve çocuklar için maddi tazminatın daha sonra ise birleşen dava ile manevi tazminatın tahsili talebi ile dava açmıştır.Ayrı ayrı birleşen davalar ile davacılar ( mütevaffa ... mirasçıları) vekili, eş ve çocuklar için maddi ve manevi tazminatın tahsili talebi ile dava açmıştır.Müteveffa ... mirasçıları vekilinin 03/12/2015 tarihli, Müteveffa ... mirasçıları vekilinin 06/09/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini usulüne uygun olarak artırmıştır.
    B) Davalı Cevabı;
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı definde bulunduklarını, ... İş Mahkemesine SSK tarafından açılan 2007/402-2008/466 esas ve karar sayılı dosyasında alınan kusur raporunda müvekkilinin kusursuz olduğu tespit edilmiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı ve husumet itirazında bulunduklarını, işin sahibinin ... olmadığını, yapılan işinin devlet-vatandaş işbirliği kapsamında ... Köyü Kanalizasyon inşaatı işi olduğunu ve bu işte müvekkilce kullanılmak üzere korigatör kanalizasyon borusu, inşaat demiri ve çimento tahsis edilerek işin ve malzemelerin kontrollüğünün yapıldığını beyan ederek haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ..."ya usulüne uygun tebligatın yapılmış olduğu, herhangi bir cevap vermediği anlaşılmıştır.
    C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi:
    Asıl dava ve birleşen davalar davacıları murisleri ... ve ..."in Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce temin edilen kanalizasyon malzemesinin ... köyünde tesis işi olduğu, yapılacak iş ile ilgili köy muhtarının ... isimli taşeronla 02.07.2003 tarihinde sözleşme tanzim ettikleri bu sözleşme uyarınca köylü Devlet işbirliği ile tesis edilecek kanalizasyon sisteminin alt işverence yapımı, işçilik, eşme, kapama işinin üstlenildiği, ... Köyü kanalizasyon inşaatının çalışmaları sırasında çalışanlardan ... ve ..."in 12.09.2003 tarihinde göçük altında kalarak hayatlarını kaybettikleri çalışma sırasında müteveffa işçilerin toprak kayması sonucu vefat etmişlerdir.
    Davalılar ... ve ... İl Özel İdaresine kusur atfedilmediğinden davalılar ... ve ... yönünden tüm davacılar açısından maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
    Müteveffa ..."in mirascısı ... (...)"nın gerçek zararının tamamının fiili ödemeden rücu olunabilir kısım ile karşılanmış bulunduğundan ... (...)"nın maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.” şeklinde belirtilmiştir.
    D) İlk Derece Mahkemesi Kararı:
    “1-) İş bu dosya ile birleşen ... İş Mahkemesinin 2013/570 Esas sayılı dosyası davalısı ... ve ... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine,
    İş bu dosya davacılarının Maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine,
    92.708,34 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsil edilerek davacı ..."ya verilmesine,
    11.099,69 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsil edilerek davacı ..."ya verilmesine, fazla miktarlı istemin reddine,10.810,26 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsil edilerek davacı ..."ya verilmesine,
    3.662,91 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsil edilerek davacı ..."a (...) verilmesine,1.409,61 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsil edilerek davacı ..."ya verilmesine,Davacı ..."ın (...) talebinin reddine,İş bu dosya ile birleşen ... İş Mahkemesinin 2013/570 Esas sayılı dosyasında davacıların manevi tazminat davasının kabulüne,40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsil edilerek davacı ..."ya verilmesine,15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsil edilerek davacı ..."ya verilmesine,
    15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsil edilerek davacı ..."ya verilmesine,
    15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsil edilerek davacı ..."ya verilmesine,
    7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsil edilerek davacı ... (...) verilmesine,
    7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan tahsil edilerek davacı ..."a (...) verilmesine,
    İş bu dosya ile birleşen... İş Mahkemesinin 2011/637 Esas sayılı dosyasında davacıların maddi tazminat davasının kabulüne,97.068,25 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan alınarak davacı ..."e verilmesine,14.368,37 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan alınarak davacı ..."e verilmesine,
    18.757,57 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan alınarak davacı ..."e verilmesine,20.897,70 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan alınarak davacı ..."e verilmesine,İş bu dosya ile birleşen ... İş Mahkemesinin 2011/637 Esas sayılı dosyası davalısı ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davasının reddine,İş bu dosya ile birleşen ...İş Mahkemesinin 2013/569 Esas sayılı dosyasında davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine,
    40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan alınarak davacı ..."e verilmesine,
    15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan alınarak davacı ..."e verilmesine,
    15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan alınarak davacı ..."e verilmesine,
    15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.09.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."dan alınarak davacı ..."e verilmesine,Fazla istemin reddine,
    İş bu dosya ile birleşen ... İş Mahkemesinin 2013/569 Esas sayılı dosyası davalısı ... ve ... yönünden açılan manevi tazminat davasının reddine” karar verilmiştir.
    E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesinde Özetle;
    “İstinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede kanalizasyon işinin malzeme temin edildikten sonra anahtar teslimi olarak ..."ya verildiği, bu nedenle ... İl Özel İdaresinin kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, kazanın oluşu ve tüm kusur raporları dikkate alındığında iş güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından hazırlanan heyet raporlarına itibar edilerek ( ..."ın verilen talimatı yerine getirmesi nedeniyle kusurunun bulunmadığı belirtilerek çelişkide giderilmiştir) kazada ... ve davalı ..." ın kusurunun bulunmadığı anlaşılmış, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacılar ... (kendi adına asaleten ... ve ..."e velayeten) ve ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine ” şeklinde belirtilmiştir.
    F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
    “İlk derece mahkemesinin olay ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir eksiklik tespit edilmediği gibi kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar ... (kendi adına asaleten ... ve ..."e velayeten) ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK"nın 353-(1) b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
    G)Temyiz Nedenleri;
    Davacı ... ve arkadaşları Vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kusur raporlarına yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, davalı ... ile ..."ı kusursuz bulan raporun somut olay geçerliliği ile bağdaşmadığını, İşin projesi davalı ... tarafından görevlendirilen bir mühendis tarafından yapılacağını, malzemenin il özel idaresi tarafından sağlanacağını, işin yapımı ve kontrolü ile kurum çalışanı mühendis ..."a verildiğini, yeterli kontrolleri yapmayan kurum mühendisinin kazada sorumlu olduğunu, münhasır olarak idarenin yapması gereken içme suyu götürülmesi işinden idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, işçilere yeterli ve uygun ekipmanın verilmediğini, davaya konu iş kazasında iş makinesi operatörü ..."ın kesinleşen ceza dosyasında kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verildiği, ceza mahkemesinde alınan rapor ile dosyada alınan rapor arasında çelişki bulunduğu bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
    H) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
    1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kanuni gerektirici nedenler ile temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacılar ... mirasçılarının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, 12/09/2003 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı sonucu vefat eden sigortalıların maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın reddine, müteveffa ... mirasçıları yönünden; davacı eş için 92.708,34 TL maddi, 40.000,00 TL.manevi, davacı çocuk ... için 11.099,69 TL maddi, 15.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 10.810,26 TL maddi, 15.000 TL. manevi, davacı çocuk ... için 1.409,61 TL maddi, 15.000 TL. manevi, davacı çocuk ... ‘nın maddi tazminat talebinin reddine, 7.500,00 TL. manevi, müteveffa ... mirasçıları yönünden; davacı eş için 97.068,25 TL maddi , 40.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 14.368,37 TL maddi, 15.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 18.757,57 TL, 15.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... için 20.897,70 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.Dosya kapsamından; malzemesinin İl Özel İdaresine devrolunan Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce temin edildiği ... İli ... köyünde yapılacak kanalizasyon tesisi işinin, davalı ... isimli kişiye verildiği anlaşılmaktadır.Somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle asıl işveren-alt işveren kavramlarının açıklanması gerekir.4857 sayılı Kanun"un 2.maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
    İş Kanunu"nun 2.maddesinin 7.fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
    5510 sayılı Kanun"un 12/6.maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur. 4857 sayılı Kanun"un 2/7.maddesi ile işçilerin İş Kanunu"ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun"un 12/6.maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun"dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu"nun 2.maddesinin 6.fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler. Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.
    a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.
    b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.
    c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
    d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.
    e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
    f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.) Bu açıklamalardan yola çıkılarak somut olayda, davalı ... İdaresinin kendi asıl işlerinden olan kanalizasyon inşaatı işini anahtar teslimi ile bir şirkete veya kişiye vermesi onu asıl işverenlik sıfatından ve bunun doğal neticesi olarak da sorumluluktan kurtarmaz. Bu durumda kendine ait işi bir başkasına yaptıran kişi ya da kurum alt işverenin(taşeronun) ve bu alt işverenin istihdamlarının kusurlarından onun ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.
    3-Diğer taraftan, davalı ...’ın ceza dava dosyasında olay nedeniyle sanık olarak yargılandığı, kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesince onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.Hukukumuzda Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine (Davasına) etkisi, olay tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanununun 53.maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hakimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 74. maddesine göre hukuk hakimi zarar verenin kusuru olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun takdiri ve zarar miktarının belirlenmesi konusunda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ancak Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararındaki, fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabul, hukuk hakimini de bağlar. Aynı şekilde 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu"nun 53. maddesi de bu düzenlemeyi içermekte idi.
    Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, hakkında ceza mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen eldeki temyiz incelemesine konu dava dosyasında alınan bir kısım kusur raporunda oluşa uygun olacak şekilde kendisine şahsi kusur izafe edilen davalı ...’ın hüküm altına alınan tazminat tutarlarından sorumlu tutulması gerekirken hakkında davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara dikkat edilmeden ... ve davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    Yapılması gereken iş, davacılar ... mirasçıları yönünden; davalı ...’ın ve davalı ... İdaresinin tazminat istemlerinden sorumlu tutulmasına karar vermekten ibarettir.
    O halde, davacılar ... mirasçıları vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: 1- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi"ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi"ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi