14. Hukuk Dairesi 2020/332 E. , 2020/1917 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.05.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar, dava konusu 185, 230, 248, 276 ve 283 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim, mümkün olmaması halinde satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep etmiş ve dava konusu 230 parsel sayılı taşınmaz üzerinde murisleri Saddettin ...’ya ait ev ve ahır ile davacı ...’ya ait ev ve garaj olduğunu belirterek muhdesat iddiasında bulunmuşlardır.
Davalı ..., davanın reddini savunmuş; bir kısım davalı, davaya bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmiş; davalı ... ... ise, dava konusu 230 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ev temeli, samanlık ve evin kendisine ait olduğunu beyan ederek muhdesat iddiasında bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava konusu 283 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda; dava konusu 283 parsel sayılı taşınmazda kayıt maliki ...’ün ölü olduğu, mirasçıları..., ...’in davaya dahil edilmedikleri anlaşılmıştır. Bu durumda, adı geçen mirasçılar sağ iseler kendileri, ölü iseler temin edilecek mirasçılık belgesine göre tespit edilecek mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına yönelik karar verilmesi gerekirken, eksik taraf teşkili ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle dava konusu 283 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Diğer taşınmazlar yönünden yapılan incelemede ise;
A-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ... ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
B-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının, satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının ve harcın ne şekilde tahsil edileceğinin hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
Satışına karar verilen taşınmaz;
a)Paylı mülkiyet hükümlerine konu ise satış bedelinin paydaşların tapudaki payları oranında,
b)Elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması halinde satış bedelinin mirasçılık belgesindeki paylar oranında,
c)Hem paylı, hem de elbirliği mülkiyeti halinin bir arada bulunması halinde ise satış bedelinin tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına karar verilmesi gerekir.
Öte yandan, Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Karar ve ilam harcının da yine bu oranlarda paydaşlardan tahsiline karar vermek gerekir.
Somut olaya gelince;
Mahkemece, dava konusu 185, 230, 248 ve 276 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmişse de, 230 parsel sayılı taşınmaz dışındaki taşınmazların satış bedelinin paydaşlara ne şekilde dağıtılacağına ilişkin hüküm kurulmamıştır. 230 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, muhdesatlara isabet eden kısımların muhdesat sahibi paydaşlara dağıtılmasına karar verildikten sonra, geri kalan satış bedelinin paydaşlara dağıtımına ilişkin hüküm kurulmaması doğru değildir. Öte yandan, satış bedeli üzerinden hesaplanacak binde 11,38 karar ve ilam harcının paydaşlardan satış bedelinin dağıtılmasına ilişkin oranlarda tahsiline karar verilmesi gerekirken, mirasçılık belgesi ve tapu kaydındaki payları oranında paydaşlardan alınmasına karar verilmesi de doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince dava konusu 185, 230, 248 ve 276 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... vekilinin 283 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; (2A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... vekilinin 185, 230, 248 ve 276 parsel sayılı taşınmazlar yönünden sair temyiz itirazlarının reddine; (2B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 185, 230, 248 ve 276 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalı ... ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 3. ve 4. bendi hükümden çıkarılarak yerine, “3- Dava konusu 185, 248 ve 276 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, satış bedelinin tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında paydaşlara dağıtılmasına; dava konusu 230 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, 27.02.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide “A” ve “D” harfleri ile gösterilen muhdesatlara isabet eden 0,1228 oranındaki muhdesat oranının davalı ... ...’ya; “B” harfi ile gösterilen muhdesata isabet eden 0,1494 oranındaki muhdesat oranının ... mirasçılarına; “C” harfi ile gösterilen muhdesata isabet eden 0,0962 oranındaki muhdesat oranının davalı ...’ya ödenmesine, bakiye satış bedelinin tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında paydaşlara ödenmesine,” ibaresinin eklenmesine; hüküm sonucunun 9. bendinde yer alan “Veraset ilamı ve tapu kaydındaki” ibaresi hükümden çıkarılarak, yerine “ Satış bedelinin dağıtılmasına ilişkin oranlarda” ibaresinin eklenmesine”; 185, 230, 248 ve 276 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine 18.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.