21. Hukuk Dairesi 2015/3720 E. , 2015/19530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacı sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Davalı tarafça ödenmiş olan 2500 TL nin mahsubu ile 13.798,57 TL maddi tazminatın 30/05/2007 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyaki kayıt ve belgelerden; 10.12.2007 tarihli makbuz başlıklı belgede 30.05.2007 tarihli kaza nedeniyle tazminat bedeli olarak 7.000,00 TL"nin ödendiği, maddi ve manevi herhengi bir hak talebinde bulunmayacağının belirtildiği, davalı tarafın 7.000,00 TL"nin tamamının ödendiğinin savunulduğu, davacı tarafça bu bedelin ödenmediğinin, bu bedele karşılık 2 adet 2.500,00"er TL"lik bono, 1 adet de 2.000,00 TL"lik bono verildiği, kendilerine sadece 2.500 TL"nin ödendiğinin diğer bonoların hala kendilerinde olduğunun belirtildiği, hükme esas alınan 22.04.2014 tarihli hesaba ilişkin bilirkişi raporunda davacının zarar miktarının 16.298,57 TL olduğu, davalı tyarafından 2.500 TL"nin ödendiği alşaılmakla ne kadarı maddi ne kadarı manevi açıklanmadığından indirim yapılmayarak takdirin mahkemeye bırakıldığı, Mahkemece belirlenen bu zarardan davalı tarafça davacı tarafa ödenen 2.500,00 TL"nin tenzil edilerek maddi tazminata hükmedildiği, davalı tarafın ödenen bu 2.500 TL"nin yasal faiziyle mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz ettiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak işçiye veya hak sahiplerine yapılmış ödemenin bu miktar ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. Gerçek anlamda ödemeden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile
- ödenen miktar arasında açık oransızlık bulunmaması koşuldur. Ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunduğu durumlarda yapılan ödeme makbuz niteliğinde kabul edilebilir. Bu durumda ödemenin yapıldığı tarih gözönünde tutularak davacının karşılanmayan zararının uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması böylece hesaplanacak miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin ödemeyi "kısmi ifayı içeren makbuz" niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin ödeme tarihindeki gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından, yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek karşılanmayan zarardan davalı tarafın ödeme yapılan tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapmak daha sonra kalan miktara hükmetmek gerekir. Açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde maddi tazminat talebinin tümden reddine karar vermek gerekir.
Yapılacak iş; davalı tarafça ödendiği anlaşılan 2.500,00 TL dikkate alınarak, 1- ödemenin yapıldığı tarihteki karşılanmayan zararını aktüerya uzmanı bilirkişi aracılığıyla saptamak, böylece hasaplanan miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin ödemeyi "kısmi ifayı içeren makbuz" niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin ödeme tarihindeki karşılanmayan zararları hangi oranda karşıladığını belirlemek, hüküm tarihine en yakın tarihteki ücret artışları da gözetilerek davacı hak sahibinin maddi zararlarını bilirkişiye hesaplatmak, bulunan miktarlardan yasal indirimler yapılarak belirlenen karşılanmayan zararlardan davalı işverence ödeme yapılan tarihe göre zararın karşılandığı oranda indirim yapmak, kalan miktarı belirlemek; 2- yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda değil de oranlama yapılmadan hüküm tarihine en yakın tarihteki ücret artışları da gözetilerek davacı hak sahibinin maddi zararlarını bilirkişiye hesaplatmak, bulunan miktarlardan yasal indirimler yapılarak belirlenen karşılanmayan zararlardan davalı tarafça ödendiği anlaşılan 2.500,00 TL"ye yasal faiz uygulanarak zararın belirlenmesi sonucu bu iki tür hesaplama ile bulunacak zararların, davacının talebi ve davalı tarafın yapılan ödemeye yasal faiz uygulanarak zarardan mahsup edilmesini kabul ettiği gözönünde bulundurup taraflar bakımından kazanılmış haklar gözetilerek sonucuna göre maddi tazminat istemi ile ilgili bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 05.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. .