Abaküs Yazılım
7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/27602
Karar No: 2016/1184
Karar Tarihi: 26.01.2016

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2015/27602 Esas 2016/1184 Karar Sayılı İlamı

7. Hukuk Dairesi         2015/27602 E.  ,  2016/1184 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi
    Dava Türü : Alacak

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
    1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
    2-Davacı, davalı işyerinde elektrik teknikeri olarak çalıştığını, iş akdinin haklı nedenle ücretlerinin eksik ve zamanında ödenmemesi sebebiyle feshettiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık izin alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
    Davalı ise devamsızlığı savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkemece davacının fazla mesai alacağının bulunduğunun kabulüne dair verilen karar Dairemizce “ davacının yaptığı hafta tatili çalışmalarının tamamının fazla mesai alacağı içine dahil edilerek mükerrer hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulmasının hatalı olduğu. ” gerekçesiyle bozulmuş ve mahkemece bozma kararına uyularak sonuca gidilmiştir.
    Mahkemece, kısmi bozma kararına uyulması halinde kısmi bozma kararı gereğince inceleme yapılır ve yeni bir hüküm verilir. Mahkemenin kısmi bozma kararı gereğince verdiği yeni hüküm temyiz edilirse, Yargıtay"ca yalnız kısmi bozma kararının kapsamına giren bölüm hakkında temyiz incelemesi yapılır.
    Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay"ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir.
    Mahkemece bozmadan önce verilen ilk kararda fazla mesai alacağı dışında hüküm altına alınan diğer alacaklar bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden kesinleşen alacaklar aynen tekrarlanarak bu alacaklar hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkemece bu kesinleşen alacaklardan söz edilmeksizin yalnızca fazla çalışma alacağına hükmedilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
    Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
    SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerde hükmün “1” nolu bendinin çıkarılarak yerine;
    1-Davacının davasının ve ıslah talebinin kabulü ile
    a-3.075,03-TL net kıdem tazminatının akdin fesih tarihi olan 27/08/2012 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline
    b-250,00-TL net yıllık izin ücretinin temerrüt tarihi olan 02/09/2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle, 692,72-TL net yıllık izin ücretinin ıslah tarihi olan 22/10/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan TAHSİLİNE,
    c-250,00-TL net UBGT"nin temerrüt tarihi olan 02/09/2012 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte 611,39-TL net UBGT nin ıslah tarihi olan 22/10/2013 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan TAHSİLİNE,
    d-250,00-TL hafta tatili ücret alacağının temerrüt tarihi olan 02/09/2012 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte 3.328,67-TL net hafta tatili ücretinin ıslah tarihi olan 22/10/2013 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan TAHSİLİNE ilişkin olarak verilen hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalıp kesinleşmiş olduğundan bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
    e -Davacının fazla çalışma ücreti alacağı talebinin kısmen kabulü ile, net 6.689,21 TL"nin 1.000,00 TL"sinin temerrüt tarihi 02/092012 tarihinden bakiyesinin ıslah tarihi olan 22/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazla talebin REDDİNE,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.01.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
    KARŞI OY

    Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 01.10.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) kanun yollarına ilişkin eski hükümleri ayrık olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297.maddesine göre; “(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
    a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
    b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
    c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
    ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
    d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
    e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
    (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
    şeklinde düzenlenmiştir.
    “Hükmün Yazılması” başlıklı 298.maddesi ise:
    “(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.
    (2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
    (3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.
    (4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.”
    hükmü yer almaktadır.
    Açıklanan hükümlerin ortaya koyduğu bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denilebilir ki, dava içinden davalar doğar ve hükmün hedefine ulaşması engellenir. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
    Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.2011 gün ve 2011/20-607 E.-604 K.sayılı kararında da bu ilkeler aynen kabul edilmiştir.
    Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bozma dışında bırakılan konularda ortada bir kesin hüküm kalmayacağı ancak bunların taraflar lehine kazanılmış usuli hak oluşturacağı izahtan varestedir. Mahkemece, bozmaya uyarak yeniden karar verilmesi sırasında, kararın hüküm fıkrasında yer alan ve bozmaya konu yapılmayan kısım yönüyle de ilk hükümdeki gibi karar verilmesi gerektiği HGK.nun 10.10.2012 gün ve 2012/9-851E. 2012/705K. sayılı kararında da kabul edilmiş olup bu husus öğretide de benimsenmiş1, uygulamada bu yönde gelişmiştir 2.
    İlk derece mahkemesinin; Dairemizin bozma ilamına uyarak yaptığı yargılama sonrası bozma dışı kalan alacak kalemleri hakkında hüküm kurulmaması, açıklanan nedenlerle usule aykırı olup kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken, önceki kararda belirtilen alacakların gösterilerek “ bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına ” ibaresi eklenmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğine işaret eden sayın çoğunluk gerekçesine katılmıyoruz. 26/01/2016


    1 Bkz: Kuru B. Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, 6. baskı, 5.Cilt, s.4769 “ Ancak mahkemenin, kısmi bozma üzerine yaptığı inceleme sonucunda verdiği yeni kararında, eski ( kısmen ) onaran
    ( kesinleşen ) bölümünü de aynen tekrarlaması ( yeni hükmüne alması ) gerekir”.
    2 Bkz: ( 9.HD.2014/13312-23426, 22.HD. 2014/11424-17487 sayılı ilamları).



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi