23. Hukuk Dairesi 2011/4048 E. , 2012/1143 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının, müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, aidat ile su deposu katkı payı borcunu ödememesi üzerine 41.911,39 TL"nin tahsili için hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki ilişkinin Kat Mülkiyeti Kanun"una tabi olması nedeniyle görevli yargı yerinin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemelerin gecikme tazminatına mahsup edildiğini, oysa Borçlar Kanunu 84"ncü maddesinin kendisi de asıl alacak mahiyetinde olan gecikme tazminatı için uygulanamayacağını bazı aylarda son ödeme gününün tatile rastlamasına rağmen, bu husus nazara alınmadan hesap yapıldığını, bu nedenle ödemelerin mahsup şeklinin doğru yapılmadığını, ayrıca müvekkilinin bu harcamalardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kooperatifte üç ayrı üyeliği bulunan davalının üyelikleri nedeniyle 30.401,18 TL borcunun bulunduğu, bu miktar yönünden itirazının haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 12.810,49 TL asıl alacak, 17.590,69 TL işlemiş faiz olmak üzere 30.401,18 TL yönünden itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 10 gecikme faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 21.09.2010 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından HUMK"nun 433"ncü maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 04.10.2010 günü harcı yatırılıp, temyiz defterine kaydı yapılarak, katılma yolu ile temyiz edilmiştir.
01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalının temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
b) Dava, aidat borcundan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Aidat ödemesinin son günü tatile rastlayan aylarda ilk mesai günü sonuna kadar ödeme yapılabileceğinin gözetilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davalı vekili, bazı aylarda son ödeme gününün tatile rastladığını ve ilk mesai günü ödeme yapıldığını belirtmektedir. Mahkemece bu husus üzerinde durularak varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin süre yönünden reddine (2-a ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 16.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.