
Esas No: 2016/4377
Karar No: 2020/3336
Karar Tarihi: 25.11.2020
Danıştay 13. Daire 2016/4377 Esas 2020/3336 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/4377
Karar No:2020/3336
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. … - Aynı adreste
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logolu televizyon kanalında 31/03/2015 tarihinde saat 17.00'de yayımlanan "... Haberleri" isimli haber bülteni ile saat 20:00'de yayımlanan ana haber bülteninde Çağlayan Adliyesi'nde gerçekleşen terörist saldırısıyla ilgili habere yer verilerek Başbakanlığın geçici yayın yasağının ihlâl edildiğinden bahisle davacı şirkete uyarı yaptırımı uygulanmasına ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan 25 sayılı kararın iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; "uyuşmazlık konusu yayınlarda Çağlayan Adliyesi'nde gerçekleşen terörist saldırısıyla ilgili habere yer verilerek Başbakanlığın geçici yayın yasağının ihlâl edildiğinden bahisle dava konusu Kurul kararıyla 6112 sayılı Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki, "Savaşlar, terör amaçlı saldırılar, doğal afetler ve benzeri olağanüstü durumların ortaya çıkardığı kriz zamanlarında... milli güvenliğin açıkça gerekli kaldğı hallerde yahut kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasının kuvvetli muhtemel olduğu durumlarda, Başbakan veya görevlendireceği bakan geçici yayın yasağı getirebilir." kuralının ihlâl edildiği gerekçesiyle, aynı Kanunun 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı şirketin uyarılmasına karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde gerçekleştirilen terörist saldırıyla ilgili olarak Başbakanlığın geçici yayın yasağının RTÜK resmi web sitesinde saat 16:00'da kamuoyuna duyurulduğu, bu kararın iptali istemiyle açılmış bir davanın bulunmadığı, ayrıca, 6112 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan, "Ancak, millî güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hâllerde yahut kamu düzeninin ciddî şekilde bozulmasının kuvvetle muhtemel olduğu durumlarda, Başbakan veya görevlendireceği bakan geçici yayın yasağı getirebilir." kuralının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde açılan davada, Anayasa Mahkemesi'nce 21/06/2012 tarih ve E:2011/44, K:2012/99 sayılı karar ile iptal isteminin reddine karar verildiği, bu durumda, 6112 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesi ve üçüncü fıkrasının, "milli güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hâller" ve "kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasının kuvvetle muhtemel olduğu durumlar" nedeniyle Başbakan veya görevlendireceği bir bakanı geçici yayın yasağı getirme yetkisine sahip kılması, somut olayda, bu hükümler kapsamında alınmış geçici yayın yasağı kararının hukuken varlığını koruması ve Anayasa Mahkemesi'nin 21/06/2012 tarih ve E:2011/44, K:2012/99 sayılı kararı karşısında, davacı şirketin geçici yayın yasağına rağmen operasyonun gidişatı hakkında detaylı bilgi aktarımında bulunduğu ve teröristlerin televizyon aracılığıyla operasyonun detaylarından haberdar olmasına olanak sağlayabileceği şekilde yayın yaptığı anlaşıldığından, davacı şirkete "uyarı" yaptırımı uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, haber metninde operasyonun gidişatı hakkında hiçbir bilgi aktarılmadığı, teröristlerin televizyon aracılığıyla operasyonun detaylarından haberdar olmasına olanak sağlayacak hiçbir bilginin verilmediği ve yapılan haber yayının, yayın yasağını ihlal edecek kapsamda olmadığı belirtilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usûl ve yasaya uygun olarak verilen Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E: …, K: … sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.