Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/339
Karar No: 2018/507

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/339 Esas 2018/507 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2017/339 E.  ,  2018/507 K.

    "İçtihat Metni"

    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Sayısı : 159-207


    Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar ... ve ..."nun TCK"nın 188/3, 62, 52/2-4, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 75.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba ilişkin Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.04.2014 tarihli ve 502-183 sayılı hükümlerin, sanıkların müdafileri ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 18.02.2015 tarih ve 5314-15108 sayı ile;
    "...Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
    Sanıkların suçla ilgisi olduğunu söyledikleri....hakkında suç duyurusunda bulunulması, hakkında dava açılması halinde davaların birleştirilmesi, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanıklar hakkında TCK"nın 192. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Yerel Mahkeme ise 05.05.2015 tarih ve 159-207 sayı ile;
    "Her iki sanıkta hazırlık aşamasında suçlamayı reddetmiş olmalarına rağmen mahkememizin 26.11.2013 tarihli duruşmasında olay günü uyuşturucu madde naklettiklerini ikrar etmişler, ama söz konusu uyuşturucu maddelerin İzmir’den İstanbul’a nakletme işini uyuşturucu ticareti suçundan daha önceden İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde ceza alan ve halen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmakta olan açık adresini bilmedikleri....isimli şahsın kendilerine teklif ettiği 5000 TL karşılığında yaptıklarını, ücretlerini henüz almadıklarını,....isimli şahıstan korktukları için ilk aşamalarda suçlamayı reddetmek zorunda kaldıklarını savunmuşlardır. Sanıkların ikrar niteliğindeki bu savunmaları, keza dosyada mevcut bulunan 69-78-81-82-83-84-86-88-89-90-91-92-93 numaralı iletişim tespiti tutanakları, fiziki takip tutanakları, yine suça el konulmasına yönelik diğer tüm tutanaklar ve yukarıda yazılı bulunan ekspertiz raporu birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların uyuşturucu madde naklettikleri hususunda herhangi bir şüphe kalmamıştır. Uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçirildiği yer ve ele geçirme zamanı gibi hususlar birlikte gözetildiğinde ise, bunun ticari maksatlı bir nakil olduğu açıktır. Bu nedenle eylemlerine uyan TCK’nın 188/3 madde gereğince cezalandırılmaları gerekmektedir.
    Öte yandan, sanıkların hazırlık aşamasında adından hiç söz etmedikleri ancak sadece kovuşturma aşamasında ismini andıkları....hakkında araştırma yapılmış, bu meyanda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nden gelen 29.01.2014 yazı cevabı ve ekindeki karar sureti incelenmiş,..... ve arkadaşları ...... hakkında örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlaması ile suç tarihi 06.09.2008, iddianame tarihi 10.09.2008 olarak bildirilen iddianame ile anılan mahkeme nezdinde 2011/10 esas ile kamu dava açıldığı, yargılamanın 2012 yılı başlarında sonuçlandığı ve....hakkında eroin ticaretinden 6 yıl 8 ay hapis cezası verildiği kararın temyiz edildiği, dosyanın henüz Yargıtay’dan dönmediği görülmüştür. Yine....ile alakalı olduğu bildirilen Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/53 esas sayılı dava dosyasının duruşma tutanakları ile iddianamesi getirtilmiş, burada....ve arkadaşlar..... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçlaması ile adı geçen mahkemeye 24.01.2013 tarihinde kamu davası açıldığı, suç tarihinin ise 28.09.2012 olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda,....hakkındaki anılan bu davalardaki olayların suç tarihleri 2008 ve 2012 olduğu nazara alındığında bu olayların davamıza konu olayla bir ilgisinin bulunmadığı açıktır. Diğer bir husus ise; sanıklarla alakalı dosyaya yansıyan iletişim tespiti tutanakları incelendiğinde, suç tarihine kadar gelen süreçte sanıkların....isimli şahısla telefonlaşmadıkları görülmüştür. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davamıza konu olayla ilgili olarak....hakkında açılmış bir soruşturma veya kovuşturma olmaması, keza, ....’e ulaşılamaması, iletişim tespiti tutanaklarından sanıkların....ile herhangi görüşmelerinin bulunmaması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanıkların TCK’nın 192/3 madde madde kapsamında "etkin pişmanlık" hükmünden yararlandırılamayacağına hükmedilmiştir.
    Suçun işleniş şekli, kastlarının yoğunluğu ve ele geçen uyuşturucu madde miktarının fazlalığı gibi hususlar birlikte gözetildiğinde, sanıklara ceza tayini yapılırken takdiren alt had aşılmıştır." gerekçesiyle, sanıkların önceki hükümdeki gibi cezalandırılmalarına karar vermiştir.
    Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2015 tarih ve 209861 sayılı "onama" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 637-1113 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 24.02.2017 tarih ve 54-736 sayı ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar hakkında TCK"nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının değerlendirilmesi açısından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkindir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Olay tutanağına göre; İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde, uluslararası boyutta uyuşturucu madde ticareti yapan bir organizasyon ile bağlantılı olduğu değerlendirilen sanık ..."nin yurt dışından uyuşturucu madde temin etmeye çalıştığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine, adı geçenin irtibatlı olduğu diğer şahısların tespit edilebilmesi ve uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi amacıyla sanık ..."un kullandığı GSM hattı hakkında CMK"nın 135. maddesi gereğince iletişim tespiti kararı alındığı, iletişimin tespiti çalışmaları sırasında sanık ..."un, sanık ... ile uyuşturucu madde ticareti ile ilgili görüşmeler yaptığının ve sanık ..."in yurt dışından İzmir"e getirilen uyuşturucu maddeleri almak için 27.05.2013 tarihinde İzmir"e geleceğinin değerlendirilmesi üzerine konu hakkında İzmir Narkotik Suçlar Şube Müdürlüğüne bilgi verildiği, aynı gün söz konusu şubeye bağlı görevlilerce yapılan araştırmalar neticesinde sanık ..."in Anadolu Caddesinde olduğunun ve elinde bir sırt çantası bulunduğunun tespit edildiği, takibe alınan sanık ..."in saat 14.00 sıralarında Menemen, saat 14.45 sıralarında ise Aliağa istikametine giden yolcu minibüslerine bindiği, Aliağa Otogarında araçtan inen sanığın bir yolcu yazıhanesine girip bilet aldığı ve Ezine"ye hareket edecek olan .... plakalı otobüse bindiği, saat 16.30 sıralarında hareket eden otobüsün bir süre sonra İzmir-Çanakkale yolu üzerinde görevlilerce durdurulduğu, araç içinde yapılan kimlik kontrolünde (36) numaralı koltukta oturan yolcunun sanık ... olduğunun tespit edildiği, adı geçene üzerinde ve elindeki sırt çantasında herhangi bir suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda; içinde uyarıcı nitelikte tabletler bulunduğunu söylediği çantayı görevlilere teslim ettiği, kontrol edilen çanta içerisinde yaklaşık 20.000 adet suç konusu tabletlerin ele geçirildiği, sanık ... ile irtibatlı olan sanık ..."un yakalanması için çalışmalarına devam eden görevlilerin, adı geçen sanığın 34 .. .... Plaka sayılı bir araç ile Biga"dan Lapseki istikametine gitmekte olduğunu tespit edip Lapseki"den itibaren takip edilmeye başlanan söz konusu aracın, Çanakkale il merkezinde İsmetpaşa Mahallesi, Setboyu Caddesinde üzerinde durdurulduğu, şoför koltuğunda oturan sanık ..."un görevlilerce yakalandığı,
    İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen 18.06.2013 ve 18.09.2013 tarihli uzmanlık raporlarına göre; ele geçirilen 5083 gram ağırlığındaki tabletlerin net 2490,67 gram MDMA etken maddesini içerdiği,
    İstanbul Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü Vücut İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliğince düzenlenen raporda; suç konusu tabletlerin sarılı olduğu ve içinde bulunduğu materyaller üzerinde herhangi bir vücut izinin tespit edilmediğinin belirtildiği,
    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,
    İletişimin tespiti tedbiri sonucu düzenlenen telefon görüşme tutanaklarına göre; 5-9-16-17-19-32-34-43-44-45-52-53-54-55-57-59 ve 65 numaralı görüşmelerin sanık ... ile (X) adı altında ses kaydı bulunan ve sanık ... tarafından "...." olduğu iddia edilen kişi arasında gerçekleştirildiği, bu görüşmelerde (X) şahsın kullandığı GSM hattının Hollanda ülkesine ait bilgiler içerdiği, (X) şahsın (5, 9, 17, 19, 32, 34, 43, 44, 45 ve 53) numaralı görüşmelerde 31653568158, (16) numaralı görüşmede 316535681587, (52) numaralı görüşmede 4915163276505, (54, 55, 57, 59 ve 65) numaralı görüşmelerde ise 31657291945 numaralı GSM hattını kullandığı,
    Dosyada yer alan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden yapılan incelemeye göre; sanıkların suçla ilgisi olduğunu söyledikleri ...."in İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli ve 10-14 sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan TCK"nın 188/3-4, 192/3, 62 ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 15.000 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.05.2017 tarihli ve 14163-1265 sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, yine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2013 tarihli ve 1463-121 sayılı iddianamesiyle; ...., Yüksel Demir ve Dursun Sarı hakkında TCK"nin 188/3. maddesi gereğince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmaları talebiyle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Mahkemenin 15.11.2013 tarihli ve 53-320 sayılı kararı ile Yüksel Demir ve Dursun Sarı"nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmalarına,....hakkındaki kamu davasının ise adı geçenin yakalanamaması nedeniyle ayrılarak başka bir esasa kayıt edilmesine karar verildiği,
    İletişimin tespiti tutanaklarına göre; sanıklar ...ve ...."in,....veya adına kayıtlı olduğu tespit edilen telefon hatları ile herhangi bir görüşmelerinin bulunmadığı gibi, sanıkların kendi aralarında ve diğer kişiler ile gerçekleştirdikleri görüşmelerde....isimli bir kişinin adının geçmediği,
    Anlaşılmıştır.
    Sanık ... soruşturma evresinde; sanık ..."i tanıdığını, olay tarihinde kendisini arayan ve İzmir"e gitmek istediğini söyleyen sanık ..."i 700 TL karşılığında aracı ile söz konusu yere götürdüğünü, Karşıyaka"ya bıraktıktan sonra İstanbul"a dönmek için yola çıktığını, Çanakkale"de bulunduğu sırada polisler tarafından durdurulup yakalandığını, iletişimin tespiti tutanaklarındaki görüşmelerin kendisine ait olduğunu ancak görüşmelerinin uyuşturucu madde ticareti ile ilgili olmadığını, sanık ..."de ele geçirilen tabletler ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini,
    Kovuşturma evresinde farklı olarak; soruşturma evresindeki savunmasının doğru olmadığını,....adlı kişinin teklifi üzerine, sanık ... ile birlikte 5.000 TL karşılığında suç konusu tabletleri İzmir"den İstanbul"a götürmeyi kabul ettiklerini,....ile görüşmek için sanık ... ile birlikte Bahçeşehir"e gittiklerini, burada ...."in kendisine ele geçirilen tabletlerin nakliyesini teklif ettiğini, uyarıcı tabletleri İstanbul"da ...."e teslim edeceklerini, yaptığı telefon görüşmelerindeki (X) adı altında ses kaydı bulunan şahsın....olduğunu, ses analizi yapılması hâlinde bu durumun ortaya çıkacağını, geçmişte uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanıp cezalandırılan....hakkında Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde de aynı suçtan dava bulunduğunu,....adlı kişiden korktuğu için soruşturma evresinde farklı beyanda bulunduğunu,
    Sanık ..."un kovuşturma evresinde cezaevinden gönderdiği 20.02.2014, 05.05.2014, 09.06.2014, 14.07.2014, 29.12.2014, 05.01.2015 ve 13.04.2015 tarihli dilekçelerinde özetle; ele geçirilen uyuşturucu maddenin sahibinin....olduğunu, adı geçenin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ile Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yargılandığını, dosyada yer alan iletişimin tespiti tutanaklarında kendisi ile telefon görüşmeleri bulunan (X) adı altında ses kaydı bulunan şahsın....olduğunu belirttiği,
    Sanık ..."un müdafisi tarafından gönderilen 07.02.2014, 07.05.2014, 20.04.2015 ve 22.05.2015 tarihli dilekçelerinde özetle; müvekkili sanık ... ile yaptıkları görüşmelerde; suç konusu tabletlerin İzmir"e....tarafından getirildiğini, iletişimin tespiti tutanaklarındaki (X) adı altında ses kaydı bulunan şahsın....olduğunu, adı geçenin kullandığı telefonda mobile VoİP adlı bir program bulunduğunu ve bu program sayesinde kendisini Hollanda"dan arıyormuş gibi gösterdiğini öğrendiklerini ifade ettiği,
    Sanık ... savcılıkta ve sorguda; sanık ..."u tanıdığını, suç tarihinde sanık ... ile birlikte İzmir"e gittiklerini, sanık ..."un tarifi üzerine gittiği yerde tanımadığı bir şahıstan spor bir çanta teslim aldığını, çantayı Çanakkale"de bekleyecek olan sanık ..."a vermek için söz konusu yere giden bir otobüse bindiğini, bir süre sonra otobüsün polisler tarafından durdurulduğunu, yanında bulunan çantayı rızası ile polislere teslim ettiğini, çantanın içinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilmediğini, sanık ... ile yaptığı telefon görüşmelerinin uyuşturucu madde ticareti ile ilgili olmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini, mahkemede ise faklı olarak; sanık ..."un mahkeme huzurundaki beyanlarının doğru olduğunu ve aynen katıldığını, maddi sıkıntı içinde bulunması nedeniyle ele geçirilen tabletleri sanık ... ile birlikte 5.000 TL karşılığında İzmir"den İstanbul"a götürmeyi kabul ettiğini, bu teklifi İstanbul"da ...."in sanık ..."a yaptığını,
    Sanık ... kovuşturma evresinde cezaevinden gönderdiği 03.03.2014 tarihli dilekçesinde özetle; sanık ..."un talimatı ile tanımadığı bir şahıstan içinde uyuşturucu madde bulunan çantayı aldığını, çantayı sanık ..."a teslim etmek için Ezine"ye gittiği sırada yakalandığını, ...."i tanımadığını beyan ettiği,
    25.03.2014 tarihli oturumda ise; daha önceki oturumda ...."i tanıdığını söylemiş ise de, adı geçeni tanımadığını, kendisine suç konusu uyarıcı tabletleri nakletme işini sanık ..."un teklif ettiğini, tanıdığı tek kişinin sanık ... olduğunu, pişman olduğunu, direnme hükmüne konu olan kararın kurulduğu oturumda ise; bozma kararına uyulmasını talep ettiğini,
    Savunmuşlardır.
    5237 sayılı TCK"nın “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” başlıklı 188. maddesinin suç tarihininde yürürlükte bulunan 3. fıkrası; “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” biçiminde olup, madde gerekçesinde de vurgulandığı gibi üçüncü fıkrada, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, sevk edilmesi, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, bir ve ikinci fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır. Fıkradaki suçun oluşabilmesi için maddede belirtilen seçimlik hareketlerden herhangi birisinin yapılmış olması gerekir.
    Aynı Kanun"un uyuşturucu veya uyarıcı madde imâl ve ticareti ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarında etkin pişmanlığı düzenleyen 192. maddesinin suç ve karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hâli;
    “(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
    (2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
    (3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
    (4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz” hükümlerini içermektedir.
    Maddenin gerekçesinde de; “Maddede, uyuşturucu veya uyarıcı maddelere ilişkin suçlar bakımından özel bir pişmanlık hâli düzenlenmiştir…Üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti ya da kullanmak için satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması suçları ile ilgili olarak soruşturma başladıktan sonra, etkin pişmanlık göstererek suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek cezada indirim yapılması öngörülmüştür. Ancak, bu bilgi vermenin gönüllü olması gerekir. Etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için, bunun en geç hüküm verilmeden önce gerçekleşmesi gerekir...” açıklamalarına yer verilmiştir.
    5237 sayılı TCK’da “etkin pişmanlık” başlığı altında yapılan düzenlemede, eylem suç olmaktan çıkmamakta, duyulan pişmanlık ve eylemin sonuçlarının bir kısmının bertaraf edilmesi nedeniyle faile ceza verilmemek veya verilecek cezadan indirim yapılmak suretiyle cezayı kaldıran ya da azaltan bir durum söz konusu olmaktadır.
    Ceza Genel Kurulunun 20.12.1993 tarihli ve 301-338 sayılı kararında belirtildiği üzere, uyuşturucu madde ticareti suçları ile korunan hukuki yarar genel kamu esenliği olduğundan, iştirakçilerin kimliklerinin veya uyuşturucu maddelerin saklandığı yerin bu suçu işleyen failler tarafından bildirilmesi hâlinde, suça konu maddelerin ele geçirilmesine, dolayısıyla genel kamu esenliğini korumaya yönelik olarak uyuşturucu madde temini suçuyla mücadeleye katkıda bulunan bu suç faillerine tayin edilecek cezadan indirim yapılması öngörülmektedir.
    Benzer suçlarla ilgili uygulamada en çok karşılaşılan hâl olan, sanığın eylemi yetkili mercii tarafından haber alındıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunmasına ilişkin 5237 sayılı TCK"nın 192. maddesinin 3. fıkrası üzerinde durulmalıdır. Buna göre, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal veya ticareti eylemine iştirak etmiş olan veya kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kimsenin, suçun işlendiğinin yetkili makamlar tarafından öğrenilmesinden sonra, suçun meydana çıkmasına ya da fail ve suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmesi verilen cezadan indirim nedeni olup, etkin pişmanlığın bu hâli aynı maddenin 1 ve 2. fıkralarında düzenlenen cezasızlık hâlinden zaman itibarıyla ayrılır. Cezasızlık durumunda yetkili merciler tarafından haber alınmadan önce ihbar ve yardım yapılması gerekirken, 3. fıkrada düzenlenen ve indirim nedeni olarak kabul edilen etkin pişmanlıkta resmi makamlarca haber alınmasından sonra işbirliği aranmaktadır.
    Yerleşmiş yargısal kararlar ve öğretide yer alan baskın görüşlere göre, 5237 sayılı TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir:
    1- Fail 5237 sayılı TCK"nın 188 ve 191. maddelerinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır.
    2- Hizmet ve yardım bizzat fail tarafından yapılmalıdır.
    3- Hizmet ve yardım soruşturma ya da kovuşturma makamlarına yapılmalıdır.
    4- Hizmet ve yardım, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından sonra, ancak mahkemece hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir. 5271 sayılı CMK’nın 158. maddesinde gösterilen, bir suç hakkında soruşturma yapmakla yetkili olan adli ve idari merciler, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, savcılıklar, emniyet ve jandarma teşkilatı, suçları savcılıklara iletmekle yükümlü olan vali ve kaymakamlıklar, elçilikler ve konsolosluklar resmi makamlar kapsamında değerlendirilmelidir.
    5- Fail kendi suçunun ya da bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamalı, bilgi aktarımı ile suçun meydana çıkmasına ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmelidir.
    6- Failin verdiği bilgiler doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır.
    Failin etkin pişmanlık nedeniyle indirimden yararlanabilmesi için kendi suçunun ortaya çıkmasına ya da suç ortaklarının yakalanmasına yardım ve hizmet etmiş olması gerekmektedir. Suç ortakları kavramı uyuşturucu madde suçuna katılan ya da başka bir uyuşturucu madde ile ilgili suç işleyen kimse olarak anlaşılmalı; "yakalanması" sözcüğü de, "suç ortaklarının yakalanması ya da kim olduğunun belirlenmesi" olarak kabul edilmelidir. Fail suç ortağının, uyuşturucu maddeyi satın aldığı veya sattığı kişinin ya da başka bir uyuşturucu madde suçu işleyen kişinin yakalanmasına ya da kim olduğunun belirlenmesine katkıda bulunduğunda indirimden yararlanacaktır. Failin kendi suçunun ya da suç ortaklarının ortaya çıkmasına yönelik olarak verdiği bilginin yardım ve hizmet niteliğinde kabul edilebilmesi için, hizmet ve yardımın konusu olan bilgilerin doğru olmasının yanında, hizmet ve yardımın sonuca etkili ve yararlı olması da gerekmektedir.
    Buna göre, yakalanan kimsenin uyuşturucu maddeyi açık kimliğini bilmediği bir şahıstan aldığını söylemesi ya da hayalî isimler vermesi veya daha önceden uyuşturucu işine karıştığını bildiği kişinin adını vermesi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için yeterli görülmemeli, failin bildirdiği kişi yakalanmış ise mahkûm edilmiş olması ya da yakalanamamışsa kimliği ve varlığının belirlenmesi, failin bildirdiği kişiye suç atması için bir neden bulunmadığının anlaşılması, mevcut delillerin o kişinin suçluluğunu kabule yeterli bulunması ve verilen bilginin daha önce görevliler tarafından öğrenilmemiş olması durumlarında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmalıdır. Değinilen bu hâllerin dışında, failin üzerinde kullanım miktarı içerisinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ile yakalanmış olması hâlinde başka bir şekilde satış için hazırlandığı anlaşılmayan maddeyi satmak için bulundurduğunu bildirmesinde de, uyuşturucu veya uyarıcı madde satmak suçundan etkin pişmanlık koşullarının gerçekleştiği kabul edilmelidir.
    Öte yandan ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda, kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delilerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı CMUK gerekse 5271 sayılı CMK adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur.
    Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde, sanık ..."un yurt dışından uyuşturucu madde temin etmeye çalıştığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine, adı geçenin irtibatlı olduğu diğer şahısların tespit edilebilmesi ve uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi amacıyla kullandığı GSM hattı hakkında CMK"nın 135. maddesi gereğince iletişimin tespiti kararı alındığı, iletişimin tespiti çalışmaları sırasında sanık ..."un, sanık ... ile uyuşturucu madde ticareti ile ilgili görüşmeler yaptığının ve sanık ..."in yurt dışından getirilen uyuşturucu maddeleri almak için İzmir"e geleceğinin değerlendirilmesi üzerine konu hakkında İzmir Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlar Şube Müdürlüğüne bilgi verildiği, aynı gün yapılan araştırmalar neticesinde Anadolu Caddesinde elinde bir sırt çantası ile görülüp takibe alınan sanık ..."in Ezine"ye hareket eden otobüse bindiğinin görüldüğü, otobüsün bir süre sonra İzmir-Çanakkale yolu üzerinde görevlilerce durdurulduğu, (36) numaralı koltukta oturduğu tespit edilen sanık ..."e üzerinde ve elindeki sırt çantasında herhangi bir suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda, içinde uyarıcı nitelikte tabletler bulunduğunu söyleyerek çantayı görevlilere teslim ettiği, yapılan kontrolde yaklaşık 20.000 adet suç konusu tabletlerin ele geçirildiği, ardından sanık ... ile irtibatlı olan sanık ..."un Çanakkale il merkezinde 34 .. .... plaka sayılı bir araçta yakalandığı ve Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasında sanıklara atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sübutu bakımından herhangi bir uyuşmazlık bulunmayan olayda;
    Sanıklar ...ve ...."in kovuşturma evresinde ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddelerin nakledilmesi teklifini ...."in yaptığını söylemeleri, sanık ..."un,....hakkında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde ve Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açıldığını beyan etmesi, bunun üzerine Mahkeme tarafından yapılan araştırmada ve UYAP sisteminin sorgulanmasında....adında bir kişinin var olduğunun ve hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü ile devam eden dava bulunduğunun anlaşılması, yine sanık ..."un telefonla görüştüğünü söylediği ve iletişim tespit tutanaklarında (X) olarak kodlanan kişinin....olduğunu ifade etmesi, TCK"nın 192. maddesinin 3. fıkrasının ilgililer hakkında uygulanabilmesi bakımından suçun haber alınmasından sonra diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım edilmesi yeterli olup söz konusu bu hizmet ve yardımın soruşturma veya kovuşturma evrelerinde yapılması arasında bir ayrım yapılmaması ve bu hizmet ve yardımın soyut beyanlardan öteye geçen bir niteliğe sahip olması gerektiğinin anlaşılması karşısında; her iki sanığın suç konusu uyuşturucu madde ile ilgisini söyledikleri....hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması, makul bir süre beklenilmesi; kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde mevcut delil durumuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi, hakkında dava açılması ve sorgusunun yapılmış olması hâlinde söz konusu bu dava ile birleştirilmesi, ...."e sanıklar ...ve ...."in kendisi hakkındaki beyanlarına karşı diyeceklerinin sorulması, suçlamayı kabul etmediği takdirde dosya içerisinde yer alan (X) olarak kodlanan şahsa ilişkin iletişimin tespitine ilişkin çözüm tutanaklarının okunarak görüşmelerin kendisi tarafından yapılıp yapılmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylediği taktirde, ses kayıtları getirtilip dinletilmesi, bu görüşmelerin kendisine ait olmadığını belirtmesi hâlinde ise ses örnekleri alınarak, ses kayıtlarının ...."e ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya bu konuda uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıklar hakkında TCK"nın 192. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu kabul edilmelidir.
    Bu itibarla Yerel Mahkemenin direnme kararına konu olan hükümlerinin bozulmasına karar verilmelidir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 159-207 sayılı direnme kararına konu olan hükümlerinin, sanıklar ... ve ... hakkında TCK"nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması bakımında eksik araştırmaya dayalı olarak mahkûmiyet hükmü kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın TEVDİ EDİLMESİNE, 06.11.2018 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi